<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689</id><updated>2012-01-29T22:08:26.714+02:00</updated><category term='Isvicreye'/><category term='nasil bu hale dustum?'/><title type='text'>ChouChou</title><subtitle type='html'>bu blog hiçbir şey vaad etmemektedir.</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>99</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-241575738070631688</id><published>2012-01-11T02:22:00.002+02:00</published><updated>2012-01-11T02:25:03.937+02:00</updated><title type='text'>Camasir makinasi camasir makinasi olali boyle ictenlikle dilenmemistir</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-laapZZgArzw/TwzOnBJ3sDI/AAAAAAAABVM/WYVLIR553V0/s1600/images.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-laapZZgArzw/TwzOnBJ3sDI/AAAAAAAABVM/WYVLIR553V0/s1600/images.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yemin ederim, baska hicbirsey bu kadar gozumde tutmuyor, ahh bir camasir makinam olaydi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Universiteye basladigim 2004 eylulunden beri, temiz, utulu camasira hasretim arkadas.&lt;br /&gt;Ozel yurtta kalirken, ogrencilerin kullanimina acik camasir makinasi yoktu. Yurdu temizlemekle gorevli kadina para verip kirlilerini yikatabiliyordun ancak, o da soyle ki; makinadan cikinca kendin asacaksin bahcedeki ipe, baska biri yikanmis camasirlarini getirmeden once de toplayacaksin tabii. Utu de yapmiyor kadin, merakliysan kendin yapacaksin, bittabi utunun kullanimi da ucrete tabi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taa balcovaya tasirdim kirlilerimi. Ayda bir kez! Ayda bir giderdim cunku 1 saat 15 dakika suruyordu 270 le yolculuk ve o otobus haftanin her gunu, gunun her saati tiklim tiklimdi. Kiyafetlerimi 1 ay yetirebilmek icin hepsini iyice kirleninceye kadar giyer, temizleri idareli kullanirdim:P (bu sebepten bir donem okulda "okula pijamayla gelen kiz" diye un yapmis olabilirim. cunku bildigin, evde giyilecek turden, dizleri falan cikan penye mavi esofmanimla okula gitmisligim var.) Anneanneme goturdugum kirliler hep fire verirdi. Ya yuksek isida yikanip kuculmus, ya kuzenlerim tarafindan araklanmis, annelerinin evlerine kacirilmis, ya da ben gormeden giyilip, lekelenip, ya da yirtilip hicbirsey olmamis gibi yeniden yikanarak diger kiyafetlerimin arasina kaktirilmis:P &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eve ciktik, Eda'nin anne-babasi Burdur'dan kargoyla gonderdi beyaz esyalarimizi. Neden bilemedik, ilk seferinde hic problem yasamadigimiz camasir makinasi ikinci seferde calismadi, sonrasinda biz mi ihmal ettik, yoksa tamirci cagirdik da yapamadi mi,, hatirlamiyorum artik, ama 1 sene calismadigi halde banyomuzun baskosesine kuruldu o makina. Eve tasindigimiz ilk gunden bosalttigimiz son gune kadar turlu tamire ve degisen tesisatina ragmen calismayan sifonumuzla iyi bir ikili olmuslardi kanimca.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Butun kirlilerimizi, renkli-beyaz, yunlu-pamuklu, ic camasiri-sokak kiyafeti ayirmadan torbalar, karsi apartmanda oturan arkadaslarimiza gonderir, yikanmis, asilmis, kurutulup yeniden torbaya tepilmis olarak geri alirdik. ( yuz kizartan dipnot: o dairede oturanlarin ucu de erkekti.) Utumuz zaten yoktu, olsa da kim yapacakti ki? Bulasiklari bile eve gelen misafirlere yikatiyorduk, oylesine rezil gunlerdi:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra okulun yurduna ciktim. Okul yurdu benim en mutlu, en huzurlu kaldigim yerdi 4 yillik Izmir yasamim boyunca, da, camasir sorunu orda da devam ediyordu maalesef. Yurdun kimbilir kac litre kapasiteli, carsaflarin, battaniyelerin hep bir arada yikandigi devasa camasir makinalarinda yikatabiliyordun camasirini, sana bir file veriyorlardi, icine dolduruyordun kirlilerini, baska kizlarin camasirlariyla dolu filelerle birlikte atiyorlardi makinaya ve sonra gidip teslim aliyordun. Hic yikatmadim orda da, kurutuyorlar miydi? Bilmiyorum. Ben 270 seferlerine ve mutemadiyen kiyafet kaybina baslamistim yeniden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mezun oldum, cok sukur dedim, 4-5 ay yardimcimiz Famia'nin yikayip kurutup, utuleyip, odama kadar getirdigi yumos kokan, tertemiz, utulu kiyafetlerle gecti. Ahhh ahh kiymetini bilememisim o donemin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ardindan Lozan'a geldim, hatirlayan var mi? Ben ilk 3 ay 81 yasinda bir neneyle kalmistim hani? O kadinin evinde camasir makinasi yoktu, apartmanin makinasini haftanin belli bir gunu kullaniyordu, tum diger isvicreliler gibi. Ve o gun geldiginde bana camasirin var mi diye sormuyordu. Bir iki hafta sonra idare edecek camasirim kalmayinca sorup ogrendim ki benim ona yaptigim odemeye camasir makinasinin kullanimi dahil degildi. Public camasirhanelerden birine gitmeliydim. Sonuc: 3 ay boyunca her banyonya girdigimde, ustumdeki kiyafeteri dusun altinda bildigimiz banyo sabunuyla citileye citileye yikadim. Ve odamdaki kaloriferin uzerine asarak kuruttum! (bir sure sonra onu da veto etti. camasirlardan kaynaklanan nem odanin badanasini bozar, pencere pervazlarinin ahsabina zarar verirmis! diye balkonu kullanmama izin verdi allahtan.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra su anda oturdugum eve tasindim. Apartmanimizda tek bir camasir makinasi, bir tane de kurutma makinasi var ve bunlari apartmancak ortaklasa kullaniyoruz. her dairenin gunu, saatleri belli. benimkil sali aksamlari mesela, yedi bucuk gibi gidip apartman gorevlisinden anahtarlari aliyorum, gece yarisi olmadan isimi bitirip anahtarlari kadinin kapisinin onundeki elektrik sayacinin dolabina birakiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ortaklasa makina meselesinin igrenc taraflari var, mesela, apartmanda kedisi kopegi olan bir suru insan var ve siz onlarin biraz once tuylenmis yatak ortulerini yikadigi makinada en hassas olmaniz gereken kulotlarinizi, boxerlarinizi filan yikiyorsunuz. Sagliksiz otesi. Kolay sistit olan, mantar kapan bir insan icin cehennemin tezahuru.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bu sorunu butun don, atlet, yuz havlusu, yastik havlusu ve turevlerini rengine bakmaksizin 90 derecede ve on yikamali yikayarak, hatta on yikama suyuna azicik camasir suyu karistirarak bertaraf etmeye calisiyorum. Ama yine de igreniyorum. Neden mi? Az once 6 aydir yerlerde serili kilimlerimi yikadim mesela o makinada. uzerine defalarca ayakkabiyla basilmis antre paspasimi.. daha once converse ayakkabilarimi atmistim topluca. montlarimi, cantalarimi.. evde kedi varken ustu kedilenmis envai ortu, kilif, kazak..banyo paspaslari, dus perdesi, hatta bir kere tum temizlik bezlerimi (eski carsaflari keserek yaptiklarim) doldurup yikamisligim da var. belki benden sonra kullanan kisi bebeginin camasirlarini yikamistir? mechul.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir de camasir gununu kacirma meselesi var. Bu hafta sali aksami disarda miyim mesela? Bir sonraki saliya kadar baska sansim yok!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse uzun lafin kisasi- feci halde camasir makinasizlik cekiyorum. Evin banyosunda tesisat olsa, bir milyon kez almistim makinayi ama yok. Bulasik makinasi tesisati da yok mesela- ama o da baska yazinin konusu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allahim ben de normal insanlar gibi, kendi evimde, kendi istedigimde veya en azindan ihtiyacim oldugunda bir hafta beklememe gerek kalmadan, hijyenik hijyenik, kaliteli deterjanlarla, yumusaticilarla falan camasirlarimi yikamak istiyorum yarabbim. Amin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-241575738070631688?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/241575738070631688/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=241575738070631688' title='8 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/241575738070631688'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/241575738070631688'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2012/01/camasir-makinasi-camasir-makinasi-olali.html' title='Camasir makinasi camasir makinasi olali boyle ictenlikle dilenmemistir'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-laapZZgArzw/TwzOnBJ3sDI/AAAAAAAABVM/WYVLIR553V0/s72-c/images.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-9204273733418975230</id><published>2012-01-08T17:57:00.000+02:00</published><updated>2012-01-08T17:57:02.732+02:00</updated><title type='text'>Yatak odam</title><content type='html'>Tezi teslim etmeden onceki gece:&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-uyJ3gMjrDmc/Twm6xPjevrI/AAAAAAAABUs/ZHPpMBhvO7s/s1600/062.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="239" src="http://3.bp.blogspot.com/-uyJ3gMjrDmc/Twm6xPjevrI/AAAAAAAABUs/ZHPpMBhvO7s/s320/062.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;tezi teslim ettikten sonraki gun:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-IgZSMoW9s7E/Twm7F1qJpDI/AAAAAAAABU0/WaOZPtkUIlY/s1600/066.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-IgZSMoW9s7E/Twm7F1qJpDI/AAAAAAAABU0/WaOZPtkUIlY/s320/066.JPG" width="239" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-Ju5-vLah9a8/Twm7brZwIhI/AAAAAAAABU8/r6MiviBGbDQ/s1600/067.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="239" src="http://1.bp.blogspot.com/-Ju5-vLah9a8/Twm7brZwIhI/AAAAAAAABU8/r6MiviBGbDQ/s320/067.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-ntYS47u1D6Q/Twm7uAA3DNI/AAAAAAAABVE/fOTWVbe1jec/s1600/068.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-ntYS47u1D6Q/Twm7uAA3DNI/AAAAAAAABVE/fOTWVbe1jec/s320/068.JPG" width="239" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;umarim bu sefaleti bir sure daha yasamak zorunda kalmam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ps: bir calisma odam da mevcut aslinda ama cocuklugumdan beri ya yerlerde, ya da yatagin ustunde uzanarak calisirim ben.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-9204273733418975230?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/9204273733418975230/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=9204273733418975230' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/9204273733418975230'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/9204273733418975230'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2012/01/yatak-odam.html' title='Yatak odam'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-uyJ3gMjrDmc/Twm6xPjevrI/AAAAAAAABUs/ZHPpMBhvO7s/s72-c/062.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-8135527686906458624</id><published>2012-01-04T15:55:00.000+02:00</published><updated>2012-01-04T15:55:53.634+02:00</updated><title type='text'>yeni yil, yeni dilekler, yeni kararlar</title><content type='html'>yeni yila horlayarak girmis bir insan olarak henuz ne 2012'ye girmis oldugumuzun farkina varabildim, ne de klasik gecmis yil muhasebemi yapip yeni yil kararlari alabildim. onumdeki 2-3 ay oylesine belirsiz ki, herhangi bir karar almak alay etmek gibi olur zaten. gonlumden gectigi kadariyla yazayim madem.&lt;br /&gt;oncelikle bu hafta tezimi hocama teslimetmek istiyorum,mumkunse yarin, yetismezse cuma. cumartesi pazar evimi dip  kose temizleyip, dolaplari ayiklamak, atilacak hale gelenlerden kurtulmak, biraz da indirimlere bakip alisveris yapmak istiyorum.&lt;br /&gt;pazartesi itibariyle duzenli uykuya ve duzenli beslenmeye gecmeliyim. stres bahanesiyle ve turkiye ziyareti neticesinde alinmis 2-3 kilo var fazladan. onlari vermeliyim. kroniklesen boyun ve sirt agrilarimi dindirmek etmek icin, agirlik egzersizlerime baslamali, ayrica sik sik temiz havaya cikmaliyim, uzun suredir oylesine bunalttim ki kendimi.&lt;br /&gt;savunma yapana kadar ders calisma derdi bitmeyecek. ama en azindan gece yarilari degil gunduz makul saatlerde calisabilecegim daha az stresli 1-2 hafta olacak. bu arada hocadan duzeltme icin uyarilar gelirse onlar halledilecek.bu arada hocalara proje yollanacak.&lt;br /&gt;kismetse, basarirsam, sorun cikmazsa ocak sonu savunmami da yapacagim.&lt;br /&gt;subat ayi benim icin rehabilitasyon ayi olacak. gercekten cok ihtiyacim olan seyleri, bos bos takilmayi, saatlerce kitap okumayi, "su an benim calismam gerekiyordu aslinda, sunubunu nasil yetistirecegim" cumleleri beynimi kemirmeden canimin istedigini yapmayi, yeni dizilere baslamayi, fransizcami biraz daha adam edebilmek icin surekli erteledigim fransizca film seanslarini, dergileri , romanlari, muze gezilerini, arkadaslarla hasret gidermeleri.. hep bu aya erteledim. kisa bir istanbul kacamagim da olacak. bu arada hocalarla gorusmelerim olabilirse pek guzel olur.&lt;br /&gt;mart ayi biraz bulanik.. doktora isine gore, kalacak miyim, donecek miyim belli olacak..evi bosaltma, esyalari satma, satamadiklarimi atma derdi.. ekonomik olarak zor bir ay olacak cunku burs almiyor olacagim, eger evi bosaltmam gerekirse bir suru beklemedigim masraf cikacak, zahmetli isler olacak, ulkeyi terk ile ilgili prosedurler halledilecek, kontratlarimi bitirmek icin sigorta sirketimle, orange ile vs. gorusulup meram anlatilacak.. kalacaksam, ev aranacak. esya bakilacak. yeni duzen kurulacak. burs icin gerekli yazismalar halledilecek.&lt;br /&gt;nisan ayi ise iyice mugallakta.. burda kalacaksam, stresli bir ay, bekleme sureci.. turkiyeye doneceksem, calismaya baslayacagim, alisma sureci, herkesin kotuleye kotuleye bir hal oldugu sefil asistanlik hayatina giris.. yeniden aileye alisma, kutu kadar odama sigmaya calisma, her gun avrupadan asya'ya 3 vesait istanbul trafigi..en buyuk asker bizim asker var bir de..&lt;br /&gt;sonraki aylar buzlu cam, mavi ekran. bilinmezlik!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-8135527686906458624?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/8135527686906458624/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=8135527686906458624' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/8135527686906458624'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/8135527686906458624'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2012/01/yeni-yil-yeni-dilekler-yeni-kararlar.html' title='yeni yil, yeni dilekler, yeni kararlar'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-4033199967152605592</id><published>2012-01-03T18:37:00.002+02:00</published><updated>2012-01-03T18:37:23.229+02:00</updated><title type='text'>Willow Tree</title><content type='html'>Bunlari az once Westwing alisveris sitesinde gordum. Resmen dibim dustu.. Evim, duzenim belli olsun kesinlikle almak istiyorum bir kac tane. Muhtesem degiller mi? &lt;a href="http://willowtree.info/products"&gt;Kendi sitelerinde&lt;/a&gt; farkli konseptlerde cok sayida heykelcik var. Ilerleyen gunlerde bana hediye almak isteyenlere duyrulur:P&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Xp3hZnaNfkw/TwMuFGdSCmI/AAAAAAAABTk/oukXElPug1c/s1600/xctmp2w1sl3.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-Xp3hZnaNfkw/TwMuFGdSCmI/AAAAAAAABTk/oukXElPug1c/s1600/xctmp2w1sl3.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-S5cjrjBoa4Y/TwMuG_cyHZI/AAAAAAAABTs/pWZyjftmTG8/s1600/xctmp2ZOJYL.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-S5cjrjBoa4Y/TwMuG_cyHZI/AAAAAAAABTs/pWZyjftmTG8/s1600/xctmp2ZOJYL.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-mEVmqwaFnHc/TwMuIDaZbDI/AAAAAAAABT0/CcJG3zONFz8/s1600/xctmp5uI5Fn.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-mEVmqwaFnHc/TwMuIDaZbDI/AAAAAAAABT0/CcJG3zONFz8/s1600/xctmp5uI5Fn.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-83-vPJJI5_g/TwMuJvM3Z3I/AAAAAAAABT8/EIceD5Ng2l0/s1600/xctmpc2JJhq.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-83-vPJJI5_g/TwMuJvM3Z3I/AAAAAAAABT8/EIceD5Ng2l0/s1600/xctmpc2JJhq.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-WIgrBQ4iZrg/TwMuLJWw5SI/AAAAAAAABUE/aediwIEO_Bk/s1600/xctmpinv0jG.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-WIgrBQ4iZrg/TwMuLJWw5SI/AAAAAAAABUE/aediwIEO_Bk/s1600/xctmpinv0jG.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-2caigQ_atlg/TwMuMbQnkRI/AAAAAAAABUM/kFLwEL20Rkc/s1600/xctmplybssX.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-2caigQ_atlg/TwMuMbQnkRI/AAAAAAAABUM/kFLwEL20Rkc/s1600/xctmplybssX.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-MznUup58lbw/TwMuNyE7XmI/AAAAAAAABUU/qPqekb3Lax4/s1600/xctmpmskF3h.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-MznUup58lbw/TwMuNyE7XmI/AAAAAAAABUU/qPqekb3Lax4/s1600/xctmpmskF3h.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-JVOQvoCPWog/TwMuPR8LMpI/AAAAAAAABUc/osTc9JUIctk/s1600/xctmpnZOHVX.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-JVOQvoCPWog/TwMuPR8LMpI/AAAAAAAABUc/osTc9JUIctk/s1600/xctmpnZOHVX.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-tEvjlmJaEqc/TwMuQnzIhbI/AAAAAAAABUk/x5CBiP4_cLo/s1600/xctmpoLnuQL.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-tEvjlmJaEqc/TwMuQnzIhbI/AAAAAAAABUk/x5CBiP4_cLo/s1600/xctmpoLnuQL.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-4033199967152605592?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/4033199967152605592/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=4033199967152605592' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/4033199967152605592'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/4033199967152605592'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2012/01/willow-tree.html' title='Willow Tree'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-Xp3hZnaNfkw/TwMuFGdSCmI/AAAAAAAABTk/oukXElPug1c/s72-c/xctmp2w1sl3.png' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-4832778420251787728</id><published>2012-01-01T10:28:00.000+02:00</published><updated>2012-01-01T10:28:21.502+02:00</updated><title type='text'>yeni yila nasil girdim?</title><content type='html'>31 aralik sabahi 7.20 'de kalktim. Bir onceki gece 3 e dogru yattigimdan gozumden uyku akiyordu, Atakoyden Sabiha Gokcen Havalimanina gitmeye calisirken gordugum son sey kopru oldu, kopruden sonra sizmisim. 11.30'daki ucagim kalkana kadar duty free'de dolandim, d&amp;amp;r'i kurcaladim. Ucaga bindigim gibi uyumusum, kalkistan falan haberim yok. uyandigimda onumdeki ekran kalan surenin 1.20 saat oldugunu haber veriyordu. Daha uyumayayim, ayip dedim, Katre-i Matem'e basladim. Inene kadar onu okudum. 3 saat 20 dakikalik ucusum Isvicre saatiyle 13.35'de sona erdi. Pasaport kontrolu, valiz falan derken cikisim 14.00 oldu. 14.13'teki Zurih-Lausanne trenini yakaladim. Yol boyunca Katre-i Matem'i okudum. 16.20'de vardim Lausanne'a, eve varisim 16.50 falandi sanirim. 25 kiloluk valizimi cekmekten ve sirt cantamin agirligindan coken omuzlarima viksle masaj yaptim. tarhana corbasi pisirdim, ustune brownie intense yedim. annemlerle, sevgilimle konustum. banyo yaptim. 22 civari sizdim. Yeni yila uyuyarak girdim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-4832778420251787728?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/4832778420251787728/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=4832778420251787728' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/4832778420251787728'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/4832778420251787728'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2012/01/yeni-yila-nasil-girdim.html' title='yeni yila nasil girdim?'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-257931485556346355</id><published>2011-12-15T18:05:00.000+02:00</published><updated>2011-12-15T18:05:22.133+02:00</updated><title type='text'>ancak gurbette degistirebileceginiz aliskanliklariniz</title><content type='html'>&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&amp;nbsp;Hayatinizin ilk 21 yilinda "iyy turkce muzik dinlemem ben hic. turku mu? saz sesinden nefret ederim. iyyyy turkce pop ne banal!" demisken, 3 yillik gurbet sonucu, bilgisayarinizdaki 33 gblik ingilizce muzik arsivinizi siler, ipod'unuza yalnizca turkce sarkilar yuklersiniz.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&amp;nbsp;Her pazar sabahtan aksama kadar eski yesilcam filmlerini seyrediyor diye annenize kizar, "yerli filmleri izlemek icin hayatta sinemaya gitmem.zaten 6 ay sonra tvde veriyorlar" derken, kendinizi online film sitelerinde turkce film fragmanlari pesinde bulursunuz.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&amp;nbsp;Eskiden tek bir gazetenin, belli koseyazarlarini okur ve kendini muhim bir is yapiyor zannederken, her sabah uyanir uyanmaz bilgisayarinizi acarsiniz. En az 3-4 gazetenin once mansetlerini, sonra ilgilendiginiz sayfalarini, en son da sabah kahvenizle "keyif" babinda, kose yazarlarini okursunuz.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&amp;nbsp;Eskiden cok da umrunuzda olmayan gundem artik bir numarali meselenizdir. Uzaktayken aldiginiz her kotu haber sizi 10 kat kahreder. Her sehit, deprem, felaket haberinde mahvolursunuz. Paranoyak olursunuz.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&amp;nbsp;Hayatiniza Sacit Aslan diye biri girer. Gun icerisinde sikildikca tiklar, magazini takip edersiniz. Kim kimdir, kiminle nerde ne zaman ne yapmistir herkeslerden iyi bilirsiniz.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&amp;nbsp;Bir bakarsiniz ki, artik farkinda olmadan yalnizca turk yazarlarin kitaplarini aliyorsunuzdur. Ceviri edebiyat okumak aliskanliklariniz arasindan cikmistir.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&amp;nbsp;Turkiyedeyken dunya para verip aldiniz Fransiz Vogue, ingilizce dedikodu dergileri, simdi bu kadar burnunuzun dibinde ve ulasilirken, umrunuzda bile degildir. Turkiyeden her geliste havalimani D&amp;amp;R'indan pahali pahali Turkce kadin dergileri, dedikodu ekleri falan alirsiniz.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&amp;nbsp;Gece yarilarina kadar oturup izlediginiz Cnbc-e dizilerini atiye terkedersiniz. Hepsini izliyor diye alay ettiginiz babaannenizin butun favori dizilerini ondan iyi bilecek kadar turk dizi sektorune hakim olursunuz.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&amp;nbsp;Turkyiedeyken burun kivirdiginiz Turk markalari kiymete biner. Artik sadece Made In Turkey etiketli alisveris yaparsiniz.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&amp;nbsp;Turkiyedeyken agziniza surmediginiz yemekleri ozlersiniz, yapmaya calisirsiniz.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&amp;nbsp;21 sene boyunca hic merak etmediginiz iller, ilceler bir numarali tatil rotaniz olur. Eskiden "bir gun ben de Dubrovnik'e gidecegim" diye hayal kurdugunuz gibi "bir gun ben de balikli gol'e gidecegim" hayalleri kurmaya, tur sitelerini incelemeye baslarsiniz.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&amp;nbsp;Turkiyedeyken alay ettiginiz el isleri, danteller, kanaviceler, goblenler bir numarali hobiniz olur. Manyak gibi orgu orersiniz. Kendi dikis makinanizin hayalini kurarsiniz. Adeta icinizden bir ev kizi fiskirir.&amp;nbsp;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&amp;nbsp;Eskiden pazarlarin "orda meyve sebze kokusundan midem bulaniyor benim" diye ugramadiginiz sebze-meyve bolumleri sizin icin birer cennet bahcesidir artik.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bir zamanlar gelebilmek icin kicinizi yirttiginiz ulkeye, ogrenebilmek icin yillarinizi harcadiginiz dile " bi mezun olayim, olene kadar isvicreye gelmiycem. asla fransizca konusmuycam, fransizca muzik dinlemiycem, fransiz mutfagindan yemek yemiycem, fransiz modasini takip etmiycem, fransizca film izlemiycem, fransiz&amp;amp;isvicre&amp;amp;belcika hukukunu arastirmiycam. amin." diye bok atarsiniz.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-257931485556346355?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/257931485556346355/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=257931485556346355' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/257931485556346355'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/257931485556346355'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/12/ancak-gurbette-degistirebileceginiz.html' title='ancak gurbette degistirebileceginiz aliskanliklariniz'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-5869616884524950687</id><published>2011-12-14T16:57:00.001+02:00</published><updated>2011-12-14T16:57:49.505+02:00</updated><title type='text'>yuzugum de yok ki</title><content type='html'>Cocukluktan beri ezbere biliriz ya, fransizlar evli kadinlara "Madame" evlenmemis genc kizlara "Mademoiselle" diye hitap ederler. Isvicreliler matmazel'i kucuk kizlara, maksimum lise ogrencilerine falan kullaniyor. Madam butun bayanlar icin kullanilan genel bir hitap. Ama ezberlemisim ya iste.. Bana her madame denildiginde uyuz oluyorum, kendimi hem evli, hem yasli hissediyorum:P&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-5869616884524950687?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/5869616884524950687/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=5869616884524950687' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/5869616884524950687'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/5869616884524950687'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/12/yuzugum-de-yok-ki.html' title='yuzugum de yok ki'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-7772225692079393080</id><published>2011-12-13T19:38:00.000+02:00</published><updated>2011-12-13T19:38:56.120+02:00</updated><title type='text'>ben ayakkabiya ayakkabi demem online alisveris yapamayinca!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-QsSFBLL10-E/TueNCTQ3PaI/AAAAAAAABTA/mkIf0whNDz0/s1600/IMG_3369.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-QsSFBLL10-E/TueNCTQ3PaI/AAAAAAAABTA/mkIf0whNDz0/s1600/IMG_3369.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-5l5FRigy8yg/TueMnjLF-qI/AAAAAAAABSU/eU20ONUuleg/s1600/IMG_3359.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/-5l5FRigy8yg/TueMnjLF-qI/AAAAAAAABSU/eU20ONUuleg/s400/IMG_3359.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-GqhvYVZUf2c/TueMtw4Ze0I/AAAAAAAABSg/TTdteLiNKHE/s1600/382283_294551483900050_186366238051909_1015727_4035681_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="190" src="http://2.bp.blogspot.com/-GqhvYVZUf2c/TueMtw4Ze0I/AAAAAAAABSg/TTdteLiNKHE/s400/382283_294551483900050_186366238051909_1015727_4035681_n.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-uxhKWZbmpz8/TueMz7v6ChI/AAAAAAAABSs/v5fhlNZvot4/s1600/IMG_2915.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="296" src="http://3.bp.blogspot.com/-uxhKWZbmpz8/TueMz7v6ChI/AAAAAAAABSs/v5fhlNZvot4/s400/IMG_2915.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-A9EhuMtnm2c/TueM6FY0_NI/AAAAAAAABS4/i_7AA27ZX7Q/s1600/kalpli%2B2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-A9EhuMtnm2c/TueM6FY0_NI/AAAAAAAABS4/i_7AA27ZX7Q/s400/kalpli%2B2.jpg" width="310" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://studiorainistanbul.blogspot.com/"&gt;StudioRain&lt;/a&gt;'in her postu reader'ima dustugunde, salyalarim aka aka seyrediyorum. Kac zaman gecti, hala online satis siteleri yok! Kendinizin yok, bari urunlerinizi bir online butik'e verin. o da yok. bekle dur, trendyol'a duserler mi diye..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-njdp9RpjCvE/TueNMGhncwI/AAAAAAAABTM/98Durhnw5F4/s1600/s%25C4%25B1v%25C4%25B1lce.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/-njdp9RpjCvE/TueNMGhncwI/AAAAAAAABTM/98Durhnw5F4/s400/s%25C4%25B1v%25C4%25B1lce.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-IHWuhZxznRs/TueNRFsEMzI/AAAAAAAABTY/AOu083k_k9U/s1600/foto4.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-IHWuhZxznRs/TueNRFsEMzI/AAAAAAAABTY/AOu083k_k9U/s400/foto4.jpg" width="268" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-7772225692079393080?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/7772225692079393080/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=7772225692079393080' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/7772225692079393080'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/7772225692079393080'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/12/ben-ayakkabiya-ayakkabi-demem-online.html' title='ben ayakkabiya ayakkabi demem online alisveris yapamayinca!'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-QsSFBLL10-E/TueNCTQ3PaI/AAAAAAAABTA/mkIf0whNDz0/s72-c/IMG_3369.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-5806940794488231920</id><published>2011-12-12T02:20:00.000+02:00</published><updated>2011-12-12T02:20:46.835+02:00</updated><title type='text'>gurbetin damak zevkime yan etkileri</title><content type='html'>omrumun ilk 21 yilinda serbetli tatlilardan nefret ettim. baklavayi agzima surmez, sobiyetin, kadayifin, sekerparenin tadini bilmezdim, kalburabastiyi serbeti dokulmeden, kurabiye gibi katir kutur yerdim. Varsa yoksa surlu tatlilardi.&lt;br /&gt;son 3 senedir cilginlar gibi serbetli tatli aseriyorum, istanbulda tatli duraklarinda ilk tercihim cevizli ev baklavasi, yoksa fistikli sarma, en kotu ihtimalle kaymakli ekmek kadayifi oluyor.&lt;br /&gt;asure mesela, yillar yili eve gelen kaselerin "icine kusulmus gibi bu" diye yuzune bakmadim.&lt;br /&gt;su anda geldigim nokta internetten tarif karsilastirip, mukemmel asureye ulasmak cabasiyla tencere karistirmak.&lt;br /&gt;kabak tatlisi keza, burnumda tuten bir lezzet oluverdi hic caktirmadan!&lt;br /&gt;son uc-dort gundur canim deli gibi sekerpare istiyor. yapmasi en basit tatli, yarim saatimi almaz biliyorum ama yaparsam butun tepsiyi 2 gunde yiyecegimi bildigim icin yapmiyorum. zaten ayni sebepten eve un ve toz seker almiyorum ne zamandir.&lt;br /&gt;asure yapmaya niyetlendim, koca tencereyi de yerim ben..&lt;br /&gt;9 gun kaldi istanbula, istahimi ona sakliyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-5806940794488231920?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/5806940794488231920/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=5806940794488231920' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/5806940794488231920'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/5806940794488231920'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/12/gurbetin-damak-zevkime-yan-etkileri.html' title='gurbetin damak zevkime yan etkileri'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-7463969782733984355</id><published>2011-12-08T17:55:00.000+02:00</published><updated>2011-12-08T17:55:37.917+02:00</updated><title type='text'>Oyee Design Ayakkabilar</title><content type='html'>Her kadin gibi, belki herhangi bir kadindan biraz daha fazla, ben de ayakkabi alisverisi bagimlisiyim. Dolabimdaki ayakkabi sayisi ne kadar artarsa artsin istahim hic azalmiyor, ve ben cogusunu 1-2 kere giydigim, bir kismini yillardir etiketiyle muhafaza ettigim ayakkabilarimdan vazgecemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son yillarda tasarim ayakkabilar revacta. Ben de cok begeniyorum, ozellikle sade, iddiasiz bir elbise ile kullanildiginda goze carpan ama gozu tirmalamayan, renkli ayakkabilardan cok hoslaniyorum. Nr.39, Casette Butik, Irregular Choice ve Minush en sik baktigim sayfalar. Ama cigerci kedisi gibi bakip durmak disinda bugune kadar tek bir cift edinmis degilim. Nedeni cok basit: Bir kac defa giyilebilecek bir ayakkabi icin cok pahalilar. Tamam, "tasarim" olunca hakkini vermek gerek, gercekten cok orjinaller. Begendigim modellerin cogu gercek deri ve el yapimi oluyor, ona da eyvallah. Ama yine de benim bir cift cok nadiren giyebilecegim, rengarenk ve ciddi manada yuksek topuklu ayakkabiya 300 lira vermeye yuregim dayanmiyor. Ancak bloglardan takip edebildigim kadariyla, bu paraya kiyan ve ayakkabilarin da hakkini veren epeyce insan var. Bir gun belki benim de gercekten serbestce giyinebilecegim bir calisma ortamim olursa, ben de dusunebilirim , ama o zamana kadar bu guzellikler benim icin yalnizca seyirlik:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-463NE-nY-kI/TuDa6WbH0iI/AAAAAAAABRo/b8VeZB3qUJw/s1600/297_buyuk.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://4.bp.blogspot.com/-463NE-nY-kI/TuDa6WbH0iI/AAAAAAAABRo/b8VeZB3qUJw/s320/297_buyuk.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-C1ser8_TEZ8/TuDa7PuwjlI/AAAAAAAABRw/te_l7Fl_Xrw/s1600/301_buyuk.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://2.bp.blogspot.com/-C1ser8_TEZ8/TuDa7PuwjlI/AAAAAAAABRw/te_l7Fl_Xrw/s320/301_buyuk.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-w29Pm-RWdtY/TuDa7q1J98I/AAAAAAAABR4/Agsg9mA0uzQ/s1600/309_buyuk.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://3.bp.blogspot.com/-w29Pm-RWdtY/TuDa7q1J98I/AAAAAAAABR4/Agsg9mA0uzQ/s320/309_buyuk.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-iGmUAm_gKlU/TuDa8WFHOzI/AAAAAAAABSA/tCHS6y4ZWKE/s1600/3330_buyuk.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://4.bp.blogspot.com/-iGmUAm_gKlU/TuDa8WFHOzI/AAAAAAAABSA/tCHS6y4ZWKE/s320/3330_buyuk.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-jjbghKTeNcI/TuDa9dcXRtI/AAAAAAAABSI/H4erXu09aKA/s1600/3341_buyuk.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://3.bp.blogspot.com/-jjbghKTeNcI/TuDa9dcXRtI/AAAAAAAABSI/H4erXu09aKA/s320/3341_buyuk.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Paylastigim Oyee Design ayakkabilari &lt;a href="http://www.shop.cassette.com.tr/catinfo.asp?cid=&amp;typ=&amp;brw=&amp;offset=&amp;order=&amp;mrk=6&amp;src=&amp;direction=&amp;kactane=100&amp;stock="&gt;Casette Butik&lt;/a&gt; uzerinden edinmek mumkun, fiyatlar 299-310 lira arasinda degisiyor. Havale ile odemede ufak bir indirim var. Begendiginiz ayakkabi, siparisiniz uzerine size ozel imal edildiginden, tedarik suresi biraz uzun. Sitede 10-15 gun icerisinde kargoya verilir yaziyor. Elinize ulasmasi 20 gunu bulur herhalde.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-7463969782733984355?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/7463969782733984355/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=7463969782733984355' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/7463969782733984355'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/7463969782733984355'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/12/oyee-design-ayakkabilar.html' title='Oyee Design Ayakkabilar'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-463NE-nY-kI/TuDa6WbH0iI/AAAAAAAABRo/b8VeZB3qUJw/s72-c/297_buyuk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-3877187900829053253</id><published>2011-12-08T03:57:00.000+02:00</published><updated>2011-12-08T03:57:00.587+02:00</updated><title type='text'>Siyasetciler birbirini nasil goruyor?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://a7.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc7/303859_1660662214511_1775875291_868398_1288409919_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="318" src="http://a7.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc7/303859_1660662214511_1775875291_868398_1288409919_n.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bunu gordunuz mu? Eminim gormussunuzdur, facebookta o kadar cok dondu ki! her bakisimda baska bir kareye guluyorum. Ama birinciligi tartismasiz, Bulent Arinc'in bakis acisina veriyorum:P&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-3877187900829053253?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/3877187900829053253/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=3877187900829053253' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/3877187900829053253'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/3877187900829053253'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/12/siyasetciler-birbirini-nasil-goruyor.html' title='Siyasetciler birbirini nasil goruyor?'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-3365173055153268898</id><published>2011-12-04T11:22:00.002+02:00</published><updated>2011-12-04T11:22:00.137+02:00</updated><title type='text'>Pazar sarkimiz kizin annesinden dertlilere gelsin:P</title><content type='html'>&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/4JdwKY-oRbU" width="420"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: 'Trebuchet MS', Verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #333333; font-family: 'Trebuchet MS', Verdana; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Deliricem… Deliricem ben&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #333333; font-family: 'Trebuchet MS', Verdana; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Böyle giderse kafayı yiyecem&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #333333; font-family: 'Trebuchet MS', Verdana; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Bize çift kişilik hayat yok&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #333333; font-family: 'Trebuchet MS', Verdana; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Şöyle b&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.sendeyim.com/guzel-sozler/ask-mesajlari-anlamli-ask-sozleri" style="background-color: white; color: purple; font-family: 'Trebuchet MS', Verdana; font-size: 12px; line-height: 18px; text-decoration: none;" title="aşk sözleri"&gt;&lt;span style="color: #333333;"&gt;a&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #333333; font-family: 'Trebuchet MS', Verdana; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;ş başa rahat yok&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #333333; font-family: 'Trebuchet MS', Verdana; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Her dakka başı arar mı bir insan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #333333; font-family: 'Trebuchet MS', Verdana; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Hep tantana ve olay mı çıkarsam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #333333; font-family: 'Trebuchet MS', Verdana; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Ben bunları ne yapıp da ayırsam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #333333; font-family: 'Trebuchet MS', Verdana; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Yok böyle bir taciz yok&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #333333; font-family: 'Trebuchet MS', Verdana; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Kızın annesi bi garip&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #333333; font-family: 'Trebuchet MS', Verdana; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Kızın annesi bi tuhaf&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #333333; font-family: 'Trebuchet MS', Verdana; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Kızın annesi bana takmış durumda&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #333333; font-family: 'Trebuchet MS', Verdana; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Etmedi iki çift laf&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #333333; font-family: 'Trebuchet MS', Verdana; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Kızın annesi bi manik&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #333333; font-family: 'Trebuchet MS', Verdana; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Kızın annesi bi panik&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #333333; font-family: 'Trebuchet MS', Verdana; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Kızın annesi klinik bi vaka gibi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #333333; font-family: 'Trebuchet MS', Verdana; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Yok bu kadarı insaf&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #333333; font-family: 'Trebuchet MS', Verdana; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;İnsaf yeter kadın sen aşkı yaşadın&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #333333; font-family: 'Trebuchet MS', Verdana; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Peki biz napalım söyle adım adım&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #333333; font-family: 'Trebuchet MS', Verdana; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Burada bitirelim mi?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #333333; font-family: 'Trebuchet MS', Verdana; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Hiç görüşmeyelim mi?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #333333; font-family: 'Trebuchet MS', Verdana; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Çaresiz bıraktın..&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-3365173055153268898?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/3365173055153268898/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=3365173055153268898' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/3365173055153268898'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/3365173055153268898'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/12/pazar-sarkimiz-kizin-annesinden.html' title='Pazar sarkimiz kizin annesinden dertlilere gelsin:P'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/4JdwKY-oRbU/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-1010590466657928063</id><published>2011-12-03T02:27:00.001+02:00</published><updated>2011-12-03T02:27:00.368+02:00</updated><title type='text'>Biktim be!</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #f5f5ff; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Dur. Bırak. Kaynasın kahvenin suyu&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br style="-webkit-box-shadow: none !important; background-color: #f5f5ff; border-bottom-left-radius: 0px 0px !important; border-bottom-right-radius: 0px 0px !important; border-top-left-radius: 0px 0px !important; border-top-right-radius: 0px 0px !important; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;" /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #f5f5ff; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Bana İstanbul'u anlat nasıldı&amp;nbsp;?&lt;/span&gt;&lt;br style="-webkit-box-shadow: none !important; background-color: #f5f5ff; border-bottom-left-radius: 0px 0px !important; border-bottom-right-radius: 0px 0px !important; border-top-left-radius: 0px 0px !important; border-top-right-radius: 0px 0px !important; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;" /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #f5f5ff; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Bana boğazı anlat nasıldı&amp;nbsp;?&lt;/span&gt;&lt;br style="-webkit-box-shadow: none !important; background-color: #f5f5ff; border-bottom-left-radius: 0px 0px !important; border-bottom-right-radius: 0px 0px !important; border-top-left-radius: 0px 0px !important; border-top-right-radius: 0px 0px !important; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;" /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #f5f5ff; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Haziran titreyişleri kaçak yağmurlar vardı&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br style="-webkit-box-shadow: none !important; background-color: #f5f5ff; border-bottom-left-radius: 0px 0px !important; border-bottom-right-radius: 0px 0px !important; border-top-left-radius: 0px 0px !important; border-top-right-radius: 0px 0px !important; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;" /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #f5f5ff; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Yıkanmış kurunur muydu yine o yedi tepe&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br style="-webkit-box-shadow: none !important; background-color: #f5f5ff; border-bottom-left-radius: 0px 0px !important; border-bottom-right-radius: 0px 0px !important; border-top-left-radius: 0px 0px !important; border-top-right-radius: 0px 0px !important; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;" /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #f5f5ff; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Ana şefkati gibi sıcak güneşte......&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br style="-webkit-box-shadow: none !important; background-color: #f5f5ff; border-bottom-left-radius: 0px 0px !important; border-bottom-right-radius: 0px 0px !important; border-top-left-radius: 0px 0px !important; border-top-right-radius: 0px 0px !important; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;" /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #f5f5ff; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;İnsanlar gülüyordu de&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br style="-webkit-box-shadow: none !important; background-color: #f5f5ff; border-bottom-left-radius: 0px 0px !important; border-bottom-right-radius: 0px 0px !important; border-top-left-radius: 0px 0px !important; border-top-right-radius: 0px 0px !important; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;" /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #f5f5ff; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Trende vapurda otobüste&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br style="-webkit-box-shadow: none !important; background-color: #f5f5ff; border-bottom-left-radius: 0px 0px !important; border-bottom-right-radius: 0px 0px !important; border-top-left-radius: 0px 0px !important; border-top-right-radius: 0px 0px !important; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;" /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #f5f5ff; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Yalanda olsa hoşuma gidiyor söyle&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br style="-webkit-box-shadow: none !important; background-color: #f5f5ff; border-bottom-left-radius: 0px 0px !important; border-bottom-right-radius: 0px 0px !important; border-top-left-radius: 0px 0px !important; border-top-right-radius: 0px 0px !important; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;" /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #f5f5ff; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Hep kahır hep kahır hep kahır hep kahır&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br style="-webkit-box-shadow: none !important; background-color: #f5f5ff; border-bottom-left-radius: 0px 0px !important; border-bottom-right-radius: 0px 0px !important; border-top-left-radius: 0px 0px !important; border-top-right-radius: 0px 0px !important; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;" /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #f5f5ff; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Bıktım be!&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br style="-webkit-box-shadow: none !important; background-color: #f5f5ff; border-bottom-left-radius: 0px 0px !important; border-bottom-right-radius: 0px 0px !important; border-top-left-radius: 0px 0px !important; border-top-right-radius: 0px 0px !important; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;" /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #f5f5ff; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Dur. Bırak kalsın açma televizyonu&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br style="-webkit-box-shadow: none !important; background-color: #f5f5ff; border-bottom-left-radius: 0px 0px !important; border-bottom-right-radius: 0px 0px !important; border-top-left-radius: 0px 0px !important; border-top-right-radius: 0px 0px !important; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;" /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #f5f5ff; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Bana İstanbul'u anlat nasıldı&amp;nbsp;?&lt;/span&gt;&lt;br style="-webkit-box-shadow: none !important; background-color: #f5f5ff; border-bottom-left-radius: 0px 0px !important; border-bottom-right-radius: 0px 0px !important; border-top-left-radius: 0px 0px !important; border-top-right-radius: 0px 0px !important; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;" /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #f5f5ff; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Şehirlerin şehrini anlat nasıldı&amp;nbsp;?&lt;/span&gt;&lt;br style="-webkit-box-shadow: none !important; background-color: #f5f5ff; border-bottom-left-radius: 0px 0px !important; border-bottom-right-radius: 0px 0px !important; border-top-left-radius: 0px 0px !important; border-top-right-radius: 0px 0px !important; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;" /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #f5f5ff; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Beyoğlu sırtlarından yasak gözlerimle bakıp&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br style="-webkit-box-shadow: none !important; background-color: #f5f5ff; border-bottom-left-radius: 0px 0px !important; border-bottom-right-radius: 0px 0px !important; border-top-left-radius: 0px 0px !important; border-top-right-radius: 0px 0px !important; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;" /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #f5f5ff; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Köprüler Sarayburnu Minareler ve Halic'e&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br style="-webkit-box-shadow: none !important; background-color: #f5f5ff; border-bottom-left-radius: 0px 0px !important; border-bottom-right-radius: 0px 0px !important; border-top-left-radius: 0px 0px !important; border-top-right-radius: 0px 0px !important; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;" /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #f5f5ff; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Deyiverdim mi bir merhaba gizlice&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br style="-webkit-box-shadow: none !important; background-color: #f5f5ff; border-bottom-left-radius: 0px 0px !important; border-bottom-right-radius: 0px 0px !important; border-top-left-radius: 0px 0px !important; border-top-right-radius: 0px 0px !important; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;" /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #f5f5ff; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Dur. Bırak. Kımıldama kal biraz öylece ne olur&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br style="-webkit-box-shadow: none !important; background-color: #f5f5ff; border-bottom-left-radius: 0px 0px !important; border-bottom-right-radius: 0px 0px !important; border-top-left-radius: 0px 0px !important; border-top-right-radius: 0px 0px !important; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;" /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #f5f5ff; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Kokun İstanbul gibidir&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br style="-webkit-box-shadow: none !important; background-color: #f5f5ff; border-bottom-left-radius: 0px 0px !important; border-bottom-right-radius: 0px 0px !important; border-top-left-radius: 0px 0px !important; border-top-right-radius: 0px 0px !important; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;" /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #f5f5ff; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Gözlerin İstanbul gecesi&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br style="-webkit-box-shadow: none !important; background-color: #f5f5ff; border-bottom-left-radius: 0px 0px !important; border-bottom-right-radius: 0px 0px !important; border-top-left-radius: 0px 0px !important; border-top-right-radius: 0px 0px !important; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;" /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #f5f5ff; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Şimdi gel sarıl sarıl bana kınalım&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br style="-webkit-box-shadow: none !important; background-color: #f5f5ff; border-bottom-left-radius: 0px 0px !important; border-bottom-right-radius: 0px 0px !important; border-top-left-radius: 0px 0px !important; border-top-right-radius: 0px 0px !important; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;" /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #f5f5ff; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Gök kubbenin altında orda da beraber&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br style="-webkit-box-shadow: none !important; background-color: #f5f5ff; border-bottom-left-radius: 0px 0px !important; border-bottom-right-radius: 0px 0px !important; border-top-left-radius: 0px 0px !important; border-top-right-radius: 0px 0px !important; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;" /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #f5f5ff; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Çok şükür diyerek yeniden başlamanın hayali&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br style="-webkit-box-shadow: none !important; background-color: #f5f5ff; border-bottom-left-radius: 0px 0px !important; border-bottom-right-radius: 0px 0px !important; border-top-left-radius: 0px 0px !important; border-top-right-radius: 0px 0px !important; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;" /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #f5f5ff; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Hasretimin çölünde sanki bir pınar gibi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #f5f5ff; font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #f5f5ff; font-size: 14px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif;"&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/l1m_igtrm-4" width="420"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #f5f5ff; font-size: 14px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, Arial, Tahoma, Calibri, Geneva, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #333333; font-family: 'lucida grande', tahoma, verdana, arial, sans-serif; line-height: 14px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: xx-small;"&gt;*Cem Karaca'nın Almanya'da sürgünde geçirdiği yıllarda memleket hasretiyle yazdigi bir siir, Gurbet Siirleri albumunde duydum ilk. Bikmislara gelsin.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-1010590466657928063?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/1010590466657928063/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=1010590466657928063' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/1010590466657928063'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/1010590466657928063'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/12/biktim-be.html' title='Biktim be!'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/l1m_igtrm-4/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-3468278826452402587</id><published>2011-12-02T01:08:00.001+02:00</published><updated>2011-12-02T01:09:55.573+02:00</updated><title type='text'>Sevgili sosisli spagetti severler</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://farm4.static.flickr.com/3450/3703396454_0f95bee827.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://farm4.static.flickr.com/3450/3703396454_0f95bee827.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bu hafta buna benzer fotograflari o kadar cok blogda gordum ki bu cemkirigi yazmak farz oldu. Adeta yilin sunum onerisiymis, bu sekilde makarna servis eden Michelin yildizini kapacakmiscasina herkes bu dahiyane fikri blogunda paylasma ihtiyaci hissetmis. Bilenler bilmeyenlere gostersin! Spagetti cubuklarini sosislere saplayin ve birlikte haslayin. Sonra da Vedat Milor'u davet edin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Spagettinin haslanma suresi ne kadardir? 8-14 dakika arasi degisir degil mi, kalinligina gore. O kadar uzun sure nisastasi bol suda haslanmis sosisleri ogurmeden yiyebilir misiniz? Bana yalnizca adli tip dersi icin otopsiye getirdikleri suda sismis kadavrayi animsatiyor. Bir de makarna ve sosisten baska sey servis edilmesi imkan dahilinde olmayan ogrenci evlerinin sefilligini. Sanki bu sunumu ancak, ayni tabaktan ikinci bir tane bulunmayan, masa ortusu yerine gazete kagidi serilen, pecete yerine tuvalet kagidi rulosunun elden ele dolastigi, catallarin temizligi konusunun sizi icten ice kemirdigi , cirkin halili, isitmayan sobali bir erkek evinde gorebilirmissiniz gibi. Can cekisen zavalli sosisleri gordugum her sayfada, sigara kokusunu ve rutubeti iyice cekmis perdelerin kokusu burnuma doluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://files.myopera.com/Zaphira/albums/758119/spaghetti%20sausages.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="218" src="http://files.myopera.com/Zaphira/albums/758119/spaghetti%20sausages.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: xx-small;"&gt;*Pisince buna benziyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu igrenc sosisli makarna sanki sadece Buca'da yenirmis gibi! Sos yerine de ketcap&amp;amp;mayonez siktiniz mi tamamdir. (Ivedilikle kampusteki kumpirciden calinmis.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ogk.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-3468278826452402587?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/3468278826452402587/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=3468278826452402587' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/3468278826452402587'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/3468278826452402587'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/12/sevgili-sosisli-spagetti-severler.html' title='Sevgili sosisli spagetti severler'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://farm4.static.flickr.com/3450/3703396454_0f95bee827_t.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-8278824504639908280</id><published>2011-11-29T13:35:00.001+02:00</published><updated>2011-11-30T12:40:46.075+02:00</updated><title type='text'>Cagan Irmak ile pek mesafeli iliskimiz</title><content type='html'>Herkesin cok begendigi, birbirine tavsiye ettigi, gazetelerde, dergilerde, bloglarda, internet sitelerindeki roportajlarda, arkadas sohbetlerinde, her yerde ama her yerde karsimiza cikan, kacamadigimiz , kacma ihtimalimiz olmayan yapimlar bana cok itici gelir. Sadece filmler ve diziler degil, kitaplar da belli bir seviyenin uzerinde populerse, o kitaplari okumam, en azindan, bir kenara atilma, unutulma surecine gecmeden okumam. Mesela ben Dan Brown kitaplarini daha bu yaz okudum. Elif Safak'i eskiden cok severdim, baba ve pic'ten beri okumuyorum, okumayacagim filan. Aman neyse, filmlerden bahsediyordum. Filmleri de cilginlar gibi PR calismasi yapildigi donemlerde izlemiyorum. Genellikle herkes izleyip, uzerine konusulup. yazilip cizilip, ilgi bittikten, bir baska film populer olduktan sonra izliyorum. Ayni sey diziler icin de gecerli, ben hala Lost'u izlemedim ornegin! Fringe'i izliyorum cunku Isvicre'de pek populer degil. Neyse.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cagan Irmak diyecektim. "Cemberimde Gul Oya" dizisini tek bir bolum dahi seyretmedim. Bizim evde izleniyordu ustelik, annem ve kardesim diziyi actiginda ben salonu terkediyor, odamda sacma sapan baska birsey izliyordum filan. Sonra tekrarlari yayinlandi, onlari da izlemedim. Yazin sabahlari bir kanalda vermisler, ona niyetlendiydim ama izlemedim. Muhtemelen bu kis izleyecegim oturup bastan sona.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sasifelek cikmazi diye bir dizi varmis bir zamanlar. Bilmiyordum. Pek cok dizi sitesinde, yorumlarda, "keske sasifelek cikmazi tarzi bir dizi yapilsa, ben onu cok severdim" temali yorumlar okuyunca merak saldim. Internette 6 bolumu bulunuyor, izledim, begendim de. Baska bolumunu bulur muyum diye arastirirken ogrendim ki Cagan Irmak'in isiymis. Hatta cocukken, bir ara kardesimle pek severek izledigimiz "Gunaydin Istanbul Kardes" de onunmus. E o zaman belki &amp;nbsp;"Cemberimde Gul Oya" da guzeldir? Izleyeyim dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslinda Cagan Irmak filmleriyle de oldukca mesafeli bir iliskim var. Ilk olarak "Mustafa Hakkinda Hersey" filminin ilk gun ilk seansini, lise sonda, okuldan kactigim bir gun tesadufen izledim. Cok begenmistim. Ben de herkese tavsiye etmistim filan. Sonra, Izmir'de ogrenciyken, bir gun Julide ile Konak Pierde yine tesadufen Babam ve oglum'un ilk seansina denk geldik ve izledik. O kadar agladik, o kadar agladik ki! Cikista Tuval Restoranin yanindaki tuvalete gittik ve bizim gibi aglayan bir tuvalet dolusu kizla mendillerimizi paylastik. Sonra ben babami aradim. "Uhuhuhuu ama ben seni cok seviyoruuuum" diye agladim. Odu patlayan ve "noluyo lan bizim kiza? dur bi kolacan edeyim" diyen babam olayi izleyen haftasonu bir sise Malibu esliginde Izmir'e geldi filan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Izledigim son Cagan Irmak filmi de Issiz Adam'di. O kadar begenmedim, o kadar begenmedim ki, Cagan Irmak'tan sogudum. Baska hicbir filmini izlemedim. Prensesin Uykusu'na heves etmistim ki, sevgilim izledi ve "pek begenmedi." Bizim hemen her konuda damak zevkimiz bir oldugundan guvendim, ben de "pek begenmem" diye izlemedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Simdi "Dedemin Insanlari" icin de "cok aglak, cok zirlak, ama cok guzel" filan diyorsunuz. Icten ice izleyesim var ama o kadar cok denk geliyorum ki twitterda, bloglarda vs. kaciyor hevesim.Bir kac ay gecsin en iyisi, ben Cagan Irmak'a bir sans daha vereyim. Internetten dusuk kaliteyle, korsan korsan izleyeyim. Begenirsem, "Cemberimde Gul Oya"ya da baslarim hem.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-8278824504639908280?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/8278824504639908280/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=8278824504639908280' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/8278824504639908280'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/8278824504639908280'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/11/cagan-irmak-ile-pek-mesafeli-iliskimiz.html' title='Cagan Irmak ile pek mesafeli iliskimiz'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-8209101555460664033</id><published>2011-11-27T21:40:00.001+02:00</published><updated>2011-11-27T21:42:15.264+02:00</updated><title type='text'>Dunyanin butun 36 numara ayakkabilarini verin bana</title><content type='html'>En son mezun oldugum yil boyle olmustum. Sapikca bir alisveris yapma arzusu geldi ki sormayin gitsin! Gunlerim internetten kendime elbise, ayakkabi begenmekle geciyor. Frank olmus 2.04. Isvicreden alisveris yapmak enayilik olur. Alisveris icin araligin 21 ini bekliyorum ki Capacity'ye, Atakoy Plus'a, Forum Marmara'ya ipinden kurtulmus kurbanlik danalar gibi saldirayim. Begendiklerimi de wishlistime aliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elle ne kadar guzel bir markadir? En sevdigim ayakkabi markasi kendisi. Urunlerin tukenme hizina yetisemiyorum yalniz, ben onu mu alsam, bunu mu karar veremeden kendi online satis sayfasindan cogu model yok oldu. Zizigo'da epey secenek var, indirimde de! Allahtan zizigo havaleyle odeme kabul etmiyor da cilginlar gibi siparis veremiyorum. Bitmeden yetisebilirsem, almak istediklerim sunlar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-7JKruwQdfeA/TtKQTKA8cXI/AAAAAAAABRA/ju9Kpo6OYjs/s1600/image_29954.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="313" src="http://3.bp.blogspot.com/-7JKruwQdfeA/TtKQTKA8cXI/AAAAAAAABRA/ju9Kpo6OYjs/s320/image_29954.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;En cok begendigim ayakkabi bu sanirim. Bir de daha kapali versiyonunu yapmislar, o da guzel:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-2IUqvmwjlto/TtKQSS4nm3I/AAAAAAAABQw/ldZwqBo8fvY/s1600/image_11623.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-2IUqvmwjlto/TtKQSS4nm3I/AAAAAAAABQw/ldZwqBo8fvY/s1600/image_11623.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bu kirmizi olana askim tarif edilemez. Kendisini cok special bi occasion'imiz icin hayal ettim. Markafoni indiriminde koyu moru 79 a dusmustu ama bu rengi yoktu maalesef. Baska kampanyada gorur gormez alicam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-7so6ch-YTqc/TtKQSzKtVUI/AAAAAAAABQ0/AjtjtWdxe-s/s1600/image_12079.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-7so6ch-YTqc/TtKQSzKtVUI/AAAAAAAABQ0/AjtjtWdxe-s/s1600/image_12079.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Alttaki uc bota da ayri ayri bayildim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-4wORFQFUm68/TtKQTwRB52I/AAAAAAAABRE/glpQLgq0NQ4/s1600/image_30056.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-4wORFQFUm68/TtKQTwRB52I/AAAAAAAABRE/glpQLgq0NQ4/s1600/image_30056.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-oPVbj1xI-UM/TtKQUBvAU8I/AAAAAAAABRM/rOg7cBR_h7w/s1600/image_30250.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-oPVbj1xI-UM/TtKQUBvAU8I/AAAAAAAABRM/rOg7cBR_h7w/s1600/image_30250.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-SK79krBlk3s/TtKQUTASkdI/AAAAAAAABRU/7ytdzWWBNgM/s1600/image_30266.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-SK79krBlk3s/TtKQUTASkdI/AAAAAAAABRU/7ytdzWWBNgM/s1600/image_30266.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bu ayakkabiyi sezon basinda Elle'in kendi sitesinde begenmistim. Markafoni kampanyasinda baktim, uct biri fiyatina dusmus. Hemen kontrol ettim, hem kendi sitesinde hem zizigo'da out of stock. O yuzden kiydim babamin kredi akrtina, attim sepete:P Pisman degilim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-OA6YIMlb0Ps/TtKQVYHstrI/AAAAAAAABRc/_6PoIcYW1_c/s1600/image_30746.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-OA6YIMlb0Ps/TtKQVYHstrI/AAAAAAAABRc/_6PoIcYW1_c/s1600/image_30746.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-8209101555460664033?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/8209101555460664033/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=8209101555460664033' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/8209101555460664033'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/8209101555460664033'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/11/dunyanin-butun-36-numara-ayakkabilarini.html' title='Dunyanin butun 36 numara ayakkabilarini verin bana'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-7JKruwQdfeA/TtKQTKA8cXI/AAAAAAAABRA/ju9Kpo6OYjs/s72-c/image_29954.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-8676833187691951095</id><published>2011-11-18T14:25:00.001+02:00</published><updated>2011-11-18T14:26:07.921+02:00</updated><title type='text'>A ke ti zemer</title><content type='html'>&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/jQH0AKgtepY" width="560"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim Lozan'da cok sevdigim bir arkadasim var, arnavut.Arnavut oldugunu bilmeseniz izmir kizi zannedersiniz, oylesine sus pus, oylesine concon, sanki burda kordon varmiscasina eller hep havada.Gene benim evde club ortami yarattigi gunlerden birinde bana bu sarkiyi dinletti.O kadar sevdim ki facebookta 100 kere falan paylastim. O kadar cok dinledim ki, az kalsin arnavutcayi sokecektim.Bu sabah canim enerjik muzik cekince yeniden dinledim. istedim ki, bir tanecik izleyicilerim de dinlesin!&lt;br /&gt;Zannediyorum bu Elvana kizimiz oralarda Demet Akalin'a, Hande Yener'e falan tekabul ediyor. Viola cok cok cok unlu oldugunu ve hemen herkesin en az birkac sarkisini ezbere bildigini soyledi. Bu sarkimizda da sair, kirigina sesleniyor : "senin kalbin yok mu?"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-8676833187691951095?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/8676833187691951095/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=8676833187691951095' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/8676833187691951095'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/8676833187691951095'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/11/ke-ti-zemer.html' title='A ke ti zemer'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/jQH0AKgtepY/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-3149620040856990895</id><published>2011-11-10T13:03:00.001+02:00</published><updated>2011-11-10T13:45:31.186+02:00</updated><title type='text'>Onemli seyler Kasim'i</title><content type='html'>10 Kasim: Atamizi ozlemle aniyoruz&lt;br /&gt;11 Kasim: Tombik kardesim Ezgi'nin dogumgunu&lt;br /&gt;12 Kasim: Benim dogumgunum&lt;br /&gt;14 Kasim: Evrimle yildonumumuz&lt;br /&gt;17 Kasim: Tezin birinci versiyonunun teslimi&lt;br /&gt;24 Kasim: Gulsen'in dogumgunu&lt;br /&gt;Ayrica tarihi henuz belli olmamakla birlikte ay sonunda Evrim'in Isvicreye tesrifi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-3149620040856990895?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/3149620040856990895/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=3149620040856990895' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/3149620040856990895'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/3149620040856990895'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/11/onemli-seyler-kasimi.html' title='Onemli seyler Kasim&apos;i'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-7567461088753664116</id><published>2011-11-08T17:46:00.000+02:00</published><updated>2011-11-08T17:46:11.516+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Sizce de simdi Yunanistan'a gitmenin tam vakti degil mi? Hazir ulke ekonomik krizle bogusur ve -turk bile olsa- daha fazla tursit yolu gozlenirken! &lt;br /&gt;Bugun bir blogda Burgas fotograflarina bakiyor ve aslinda Avrupayi gezmeyi cok sevmedigimi dusunuyordum. Avrupa derken, "Avrupa"dan bahsediyorum, havali ulkeler, Fransa, Almanya, Italya, Hollanda, Belcika, ne biliyim iste, "Avrupa" derken kastettiklerimiz.. "Belki de yeterince gordugum icin" diye dusunuyordum. Tam bu dusuncelerimi Evrim'le paylasmaya niyetlenmistim ki, cumleye baslamak icin yanlis ulkeyi sectim, ve "Fransayi gezmeyi cok sevmiyorum" dedigim anda Evrimde film koptu:) Fransiz okullarindan mezun olanlarin katiksiz Fransa , fransizca, fransiz kulturu ve eleganlik aski uzerine tez yazabilirim. Allahtan bizimkinin fransiz mutfagina duskunlugu yok da surekli sumuklubocek, kurbaga bacagi falan yemiyoruz.&lt;br /&gt;Ne diyordum, Avrupa sehirlerini gezmek! Bi kere ben zengin ulke gezmeyi sevmiyorum. Cumleye Fransa diye baslamistim cunku argumanimi Fransizlarin snoblugu uzerinden kuracaktim. Oysa gerek yokmus, ben direkt "Yunan adalari, Balkan ulkeleri, Adriyatik, Magrip varken Avrupayi kim ne yapsin" deseymisim Evrim'in de giki cikmayacakmis.&lt;br /&gt;Ama belki de , Avrupa'nin kaymakli kismini coktan yiyip, keke henuz catalimi daldirmadigim icin.$&lt;br /&gt;Son zamanlardaki siddetli arzum da bu iste, Arnavutluk, Sirbistan,Bosna-Hersek, Makedonya, Hirvatistan, Macaristan, Yunanistan, Bulgaristan, avrupa degil ama, Fas, Tunus, gezemedigim Endulus sehirleri.. Kaymakli Avrupa da olur canim, neden olmasin, Ingiltere kirsali, Fransiz provence'i, Iskocya!&lt;br /&gt;Soguk Avrupaya ise en ufak sempatim yok. Isvec, Norvec, Danimarka, Finlandiya.. Hayatim boyunca gormesem de olur.&lt;br /&gt;Ayni sekilde, uzakdoguya da hic ilgim yok benim. Para verseler bile usenirim gitmeye herhalde..&lt;br /&gt;Latin amerika tecrubem oldu ama ABD ve Kanadayi gormedim. Goresimd e gelmiyor, sadece alisverise gitmek istiyorum bir indirim zamaninda:) Ama hic merak etmiyorum , bilmiyorum neden..&lt;br /&gt;Tekrar guneyine gitmek istiyorum ama, Peru, Bolivya, Arjantin,Venezuela!&lt;br /&gt;Turkiyeyi cok iyi gezmek istiyorum bir de.. Karadenizi, guneydoguyu, doguyu, orta anadoluyu da hatta. Gezmek derken, arabaya atlayarak degil ama, profesyonel birilerinin rehberliginde, her detayi ogrenerek. Sirtima cantami takayim, fotograf ceke ceke yuruyeyim tatilciligim de bitmis benim. Emekli teyzeler gibi tur tatili istiyorum:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-7567461088753664116?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/7567461088753664116/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=7567461088753664116' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/7567461088753664116'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/7567461088753664116'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/11/sizce-de-simdi-yunanistana-gitmenin-tam.html' title=''/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-6597662362586932411</id><published>2011-10-31T22:44:00.001+02:00</published><updated>2011-10-31T22:44:16.855+02:00</updated><title type='text'>anneme, ve bu bakislarin gurusu anneanneme:P</title><content type='html'>&lt;iframe width="560" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/AHZjnR1nuLQ" frameborder="0" allowfullscreen&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-6597662362586932411?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/6597662362586932411/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=6597662362586932411' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/6597662362586932411'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/6597662362586932411'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/10/anneme-ve-bu-bakislarin-gurusu.html' title='anneme, ve bu bakislarin gurusu anneanneme:P'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/AHZjnR1nuLQ/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-5722864027912937386</id><published>2011-10-24T16:45:00.000+03:00</published><updated>2011-10-24T16:45:49.793+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Bu ulkede kimin anasi babasi, dedesi, dedesinin dedesi selanik gocmeni, rum, rus, gurcu, azeri, cerkez, turkmen, ermeni, laz, kurt, arap, bosnak, abhaz, arnavut, makedon, suryani, roman, yahudi, zaza, yoruk, kirgiz degil? siz turk olmayi ne zannediyosunuz? kopek enigi mi sayiyosunuz da, ecdadini sormadan yardim bile yapamiyosunuz? deprem kurtleri vurdu diye sevinen, "26 sehidin intikamidir, ilahi adalet tecelli etti" diyen, "o eller devlete tas atti, simdi yardim mi bekliyor" diye yuz cevirenler, allah hepinizin belasini versin. O zavallilardan kiskandiginiz her lokma bogazinizda kalsin insallah.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-5722864027912937386?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/5722864027912937386/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=5722864027912937386' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/5722864027912937386'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/5722864027912937386'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/10/bu-ulkede-kimin-anasi-babasi-dedesi.html' title=''/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-1643682736313772483</id><published>2011-10-24T10:22:00.001+03:00</published><updated>2011-10-25T14:53:11.336+03:00</updated><title type='text'>van'a nasıl yardım edebiliriz?</title><content type='html'>Best Van Tur (444 00 65) ve Van Gölü Turizm(444 65 65) telefon numaraları ile irtibat kurup, kıyafet ve yiyecek yollanabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erciş Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı: 0-432-351-59-06&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızılay Yardım Hattı: 0 312 245 45 00, 0 312 430 18 14.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızılay Afet Merkezi (İstanbul) 0 216 517 08 00&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızılay, yardımda bulunmak isteyenlerin 168'i arayabileceğini de açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;2930'a AKUT yazan bir SMS mesaj ile AKUT'a 5TL katkıda bulunabilirsiniz.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İHD: 0 554 652 27 02 ve 0 539 582 71 41.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şişli Belediyesi (0212 288 75 76) Mavi Masa ile yardımlarınızı gönderebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca; MNG Kargo, PTT Kargo, Aras Kargo ve Yurtiçi Kargo ücretsiz gönderi yapıyor.. Adres: Van Merkez Belediye Garajı Kriz Masası&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-1643682736313772483?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/1643682736313772483/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=1643682736313772483' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/1643682736313772483'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/1643682736313772483'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/10/vana-nasl-yardm-edebiliriz.html' title='van&apos;a nasıl yardım edebiliriz?'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-1300212524825361249</id><published>2011-10-23T16:08:00.000+03:00</published><updated>2011-10-23T16:08:26.918+03:00</updated><title type='text'>Lanetli mi bu Turkiye?</title><content type='html'>neden her felaket benim ulkemin basina gelir? neden bu allahin belasi isvicrelilere bi bok olmaz mesela? neden teror habire danimarkayi, isveci, avusturyayi vurmaz da gelir benim yedigi lokmadan baska varligi olmayan koylu cocuklarimi vurur? neden sel hep benim ulkemdeki bebekleri surukleyip bogarken, alman, ingiliz, norvecli, hollandali yagmur botlarini giyip romantik yuruyuslere cikar? neden kanadada her bes yilda bir ekonomik kriz cikip, insanlar islerinden , ekmeklerinden olmaz, caresizlikten cildirip, esini, cocugunu oldurmez? neden hayatta hicbir boka yaramamis, hicbir zaman da yaramayacak herhangi bir isvicreli, sabah sabah gazetesini sirf kahvesini icerken oyalanabilmek icin acar da, ben "acaba bu sabah ne felaket yasandi, kimler tutuklandi, kimler hapiste oldu" diye korkmadan acamam? neden benim ulkemde her gun birkac kadin bicaklanir, onlarcasi tecavuze ugrar da, fransizlar kicini yayar oturur? neden benim ulkemde duramdan depremler olur, neden benim ulkem her firsatta yikilir, insanlari enkaz altinda can verir de, dunyanin geri kalanina bi bok olmaz?&lt;br /&gt;cok ofkeliyim..kime bilmiyorum!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-1300212524825361249?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/1300212524825361249/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=1300212524825361249' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/1300212524825361249'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/1300212524825361249'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/10/lanetli-mi-bu-turkiye.html' title='Lanetli mi bu Turkiye?'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-1896528099973131275</id><published>2011-10-20T13:33:00.000+03:00</published><updated>2011-10-20T13:33:49.384+03:00</updated><title type='text'>bizim hocalarimiz neden sadece bizde degerli?</title><content type='html'>Beni okudugum okulun kampusu icinde Isvicre Karsilastirmali Hukuk Enstitusu var. Bu enstitu avrupanin en buyuk, en kapsamli hukuk kutuphanesine sahip. Hemen hemen her ulkenin hukukuna iliskin, o ulke dilinde kitap bulmak mumkun. Enstitunun bir kati karsilastirmali hukuk kitaplarina, bir kati da tamamen ulkelerin ic hukukuna ayrilmis. Ben ic hukuk kitaplarinin oldugu katta calisiyorum. Her ulkenin kendine ait koridoru var. Koridor dediysem, iki yani kitapliklarla kurulmus bir koridor. Turk kutuphanesi oldukca zengin olmakla birlikte, enstitu hizla degisen mevzuatimiza yetisemediginden, pek cok daldaki kitaplar guncel degil. Bu konuda Istanbul Universite'sinin bizzat dekaniyla konusmama, Marmara Universitesine de defalarca mail atmama ragmen, degil kitap bagisi, fakulte dergilerinin eski sayilarinin bile gonderilmesini saglayamadim.&lt;br /&gt;Burda her yil onlarce karsilastirmali hukuk arastirmacisi calisma yapiyor. Yollasaniza yabanci dildeki makalelerinizi? Siz yollayin ki, onlar da calismalarinizi okuyup, kendi calismalarina referans ekleyebilsinler. Belki boylece daha cok taninir, daha cok konferansa, sempozyuma dahil edilirsiniz. Uluslararasi yayinlarda makalelerinizin yayimlanma sansi artar. Ama yok, gondermiyorlar. O makaleyi aylarca calisip, yayimlamak kolay da, bir kopyasini suraya gondermek kulfet. Ya da cekinilen bisey var. Bilemiyorum. Ama yapan yapiyor, guncel kitaplarin cogu, bizzat yazari tarafindan enstituye hibe edilmis.&lt;br /&gt;O kadar uyuz oluyorum ki. Bir almanla konsuurken, ben Alman Medeni hukundaki kult yazarlardan, meshur hocalardan soz edebiliyorum. Isvicrenin efsane profesorlerini taniyor, artik medeni hukukta calisma yapildi mi bakilacak ilk eser haline gelmis kitaplarini biliyorum. Fransiz hukuku dendi mi, parmakla da olsa sayarim. Ingiliz, ingilizi birak, hic isim olmamasina ragmen Amerikan medeni hukukcularina dair bile fikrim var. Ama neden kimse bizim hocalarimizi tanimiyor? Neden bir allahinm kulu da bana demiyor ki "aa sizde bir x hoca var. cok degerli bir hukucu, ben onun bilmemne konulu calismasindan cok yararlandim." Benim Dokuz Eylulde, Istanbul Universitesinde bir suru cok degerli hocam oldu. Docentleri, yardimci docentleri geciyorum, profesorlerimi bile tanimiyorlar. Sinavlarda hep sorarlar "lisansta bu dersi kimden almistin?" isimlerini zikretmek istemiyorum ama, ben medeni hukukun butun dallarinda, hep benim diyen, alanin uzmani hocalarla calisma firsati buldum. Cenevre mezunu, hala iliskilerini surduren bir Borclar hocamla, Lozan mezunu bir Usul hocam disinda, taninan, bilinen, bir calismasina rast gelinmis, bir panele birlikte katilinmis, bir makalesinden yararlanilmis, kitabi okunmus hocam cikmadi henuz isvicrede. Isvicreliler mi cahil diyelim, bizimkilerin uluslararasi akademik arenada esamisi okunmuyor mu diyelim?&lt;br /&gt;Neden boyle? Bizim hocalarimiz yabanci dil bilmiyor mu? Yazdiklari ingilizce, almanca, fransizca makaleleri fakulte dergilerinde yayinlatiyorlar da, yabanci yayinlara yollamaya cesaretleri mi yok? Neden yabanci okullardaki meslektaslariyla iletisime gecmezler? Neden fikir alisverisinde bulunup kendilerini gostermezler? Bizimkiler, yabanci dilde okuyor, yaziyor da konusamiyorlar mi? O yuzden mi yurtdisinda katildigim butun konferanslarda, Iran'dan, Brezilya'dan, Afrika'dan, Cin'den, Kambocya'dan, Suriye'den bile konusmaci oluyor da, Turk hoca hic olmuyor?&lt;br /&gt;Istanbul universitesinde yuksek lisansimin ders asamasindayken bi ders secmistim. Tamamen ic hukukla alakasi bir usul dersiydi. hocasi da Avusturya ekolu hastasi, almanca sapigi bir kadin.. Tek tek herkesi yanina cagirip, mezun oldugu liseyi, universiteyi, bildigi dilleri sorup odev konusu veriyor. Ben duz lise mezunu oldugumu soyledigimde, dil bildigime ihtimal vermeyip,"tamam o zaman , sana kolay bisey verelim" deyip sacma salak bir odev vermisti. O kadar sinirlenmistim ki, odevi de yapmadim zaten. Hani nerde o kadin? Veritabaninda adini aratinca citation'u bile cikmiyor?&lt;br /&gt;Nerde lisansta, kendi mezvuatimizi cok iyi anlatmis, yalattirip yutturmus gibi, bide yok alman hukukunda, avustuirya hukukunda, tubingen ekolunde, fransiz yargitayinda... diye ornekler veren artistler?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-1896528099973131275?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/1896528099973131275/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=1896528099973131275' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/1896528099973131275'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/1896528099973131275'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/10/bizim-hocalarimiz-neden-sadece-bizde.html' title='bizim hocalarimiz neden sadece bizde degerli?'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-4193481046899855858</id><published>2011-10-13T01:29:00.000+03:00</published><updated>2011-10-13T01:29:05.673+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;iframe width="560" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/950m_nBondI" frameborder="0" allowfullscreen&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;And everybody sees&lt;br /&gt;And everyone agrees&lt;br /&gt;That you and I are wrong&lt;br /&gt;And it's been that way too long&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Take it as it comes&lt;br /&gt;and be thankful when it's done&lt;br /&gt;There's so many ways to act&lt;br /&gt;and there's many shades of black,&lt;br /&gt;There's so many shades of black,&lt;br /&gt;Yeah, there's many shades of black &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geceyi bu cok guzel sarkiyla bitirmek istedim. Yaninda &lt;a href="http://mushaboom8.blogspot.com/2011/10/25-yasm-ve-merak-edilen-nutella-shot.html"&gt;nutella shot&lt;/a&gt; da iyi giderdi, ama evde ne votka var, ne hare'nin birbirinden muhtesem likorleri..nutellayi kasiklamakla idare ediyorum:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-4193481046899855858?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/4193481046899855858/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=4193481046899855858' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/4193481046899855858'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/4193481046899855858'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/10/and-everybody-sees-and-everyone-agrees.html' title=''/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/950m_nBondI/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-94936776937666926</id><published>2011-10-11T11:40:00.000+03:00</published><updated>2011-10-11T11:40:01.227+03:00</updated><title type='text'>Isvicre ile Turkiye arasindaki 8 fark</title><content type='html'>Bugun &lt;a href="http://www.itiraf.com/947822/Turkiye_ve_ABD_arasindaki_8_fark/"&gt;Itiraf.com&lt;/a&gt;'da okudugum bir itirafi, Isvicre ile guncellemek istiyorum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) Isvicre'de bir diş dolgusuna ödediğiniz para ile Türkiye’ye gidiş-dönüş uçak bileti alabilir, dişinizi orada özel bir muayenehanede yaptırıp geri dönebilirsiniz. &lt;br /&gt;2) Isvicre'de grip olduğunuz için gittiğiniz hastaneden gelen  faturaya ödediğiniz para ile Türkiye’ye 2 gidiş-dönüş uçak bileti alabilir ve Isvicre'ye geri dönene kadar doyasıya kebap, lahmacun ve döner yiyebilirsiniz. &lt;br /&gt;3) Isvicre'de kontakt lens almak için bir göz muayenesine ödediğiniz parayla, Türkiye’de canınız ne isterse yapabilirsiniz çünkü Türkiye’de devlet hastanelerinde muayeneler ücretsizdir ve çoğu yerden reçetesiz lens alabilirsiniz. &lt;br /&gt;4) Isvicre'de araba tamiri için ödediğiniz para ile Türkiye’de arabanızı 5 kere tamir ettirebilirsiniz. &lt;br /&gt;5) Isvicre'de saç kesimine ödediğiniz para ile Türkiye’de saçınızı 4 kere kestirebilirsiniz. &lt;br /&gt;6) Isvicre'de zar-zor bulduğunuz bir Türk restoranında  yiyebileceginiz kötü bir lahmacuna ödediğiniz para ile Türkiye’de alasından 4 adet yiyebilirsiniz.&lt;br /&gt;7) Aynı Türk restoranında mercimek çorbasına ödediğiniz para ile Türkiye’de aynı ayarda bir restoranda iki katı porsiyonda 4 tabak çorba içebilirsiniz. &lt;br /&gt;8) Isvicre'de döner diye sattıkları şeyi Türkiye’deki dönerle kıyaslamaya bile içiniz el vermez.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-94936776937666926?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/94936776937666926/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=94936776937666926' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/94936776937666926'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/94936776937666926'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/10/isvicre-ile-turkiye-arasindaki-8-fark.html' title='Isvicre ile Turkiye arasindaki 8 fark'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-7684089962947304841</id><published>2011-09-30T15:02:00.000+03:00</published><updated>2011-09-30T15:02:03.073+03:00</updated><title type='text'>Discofit</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-DYkdR2ZjZ8U/ToWvf1M8-bI/AAAAAAAABQo/pgWKD61V4qE/s1600/foto%25C4%259Fraf.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="239" src="http://3.bp.blogspot.com/-DYkdR2ZjZ8U/ToWvf1M8-bI/AAAAAAAABQo/pgWKD61V4qE/s320/foto%25C4%259Fraf.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Got gobek alip basini gidince, yeniden discofit'e baslamak farz oldu. bi zayiflayip gelicem.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-7684089962947304841?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/7684089962947304841/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=7684089962947304841' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/7684089962947304841'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/7684089962947304841'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/09/discofit.html' title='Discofit'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-DYkdR2ZjZ8U/ToWvf1M8-bI/AAAAAAAABQo/pgWKD61V4qE/s72-c/foto%25C4%259Fraf.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-6551863687005735682</id><published>2011-09-22T21:33:00.000+03:00</published><updated>2011-09-22T21:33:30.078+03:00</updated><title type='text'>döndüm</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-QCP6gWnzlNQ/Tnt_aNU3TXI/AAAAAAAABQU/zgQWXAomKrY/s1600/IMG_7302.JPG" imageanchor="1" style="margin-left:1em; margin-right:1em"&gt;&lt;img border="0" height="180" width="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-QCP6gWnzlNQ/Tnt_aNU3TXI/AAAAAAAABQU/zgQWXAomKrY/s320/IMG_7302.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-uSEftvsTYto/Tnt_I5BYVRI/AAAAAAAABQM/Kg5YVvs0Ukg/s1600/IMG_7304.JPG" imageanchor="1" style="margin-left:1em; margin-right:1em"&gt;&lt;img border="0" height="320" width="180" src="http://1.bp.blogspot.com/-uSEftvsTYto/Tnt_I5BYVRI/AAAAAAAABQM/Kg5YVvs0Ukg/s320/IMG_7304.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-tCAxrfQ6dzg/Tnt-rwgz6QI/AAAAAAAABQE/qVNsDBhWAV0/s1600/IMG_7310.JPG" imageanchor="1" style="margin-left:1em; margin-right:1em"&gt;&lt;img border="0" height="320" width="180" src="http://4.bp.blogspot.com/-tCAxrfQ6dzg/Tnt-rwgz6QI/AAAAAAAABQE/qVNsDBhWAV0/s320/IMG_7310.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-0Rx4_3DS6IA/Tnt-bBlOzZI/AAAAAAAABP8/cXZLeOn_PZE/s1600/IMG_7311.JPG" imageanchor="1" style="margin-left:1em; margin-right:1em"&gt;&lt;img border="0" height="320" width="180" src="http://4.bp.blogspot.com/-0Rx4_3DS6IA/Tnt-bBlOzZI/AAAAAAAABP8/cXZLeOn_PZE/s320/IMG_7311.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-hSXgoQ5xNX4/Tnt-NFlzXuI/AAAAAAAABP0/nnr2Y9UsJQg/s1600/IMG_7313.JPG" imageanchor="1" style="margin-left:1em; margin-right:1em"&gt;&lt;img border="0" height="320" width="180" src="http://1.bp.blogspot.com/-hSXgoQ5xNX4/Tnt-NFlzXuI/AAAAAAAABP0/nnr2Y9UsJQg/s320/IMG_7313.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-6551863687005735682?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/6551863687005735682/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=6551863687005735682' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/6551863687005735682'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/6551863687005735682'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/09/dondum.html' title='döndüm'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-QCP6gWnzlNQ/Tnt_aNU3TXI/AAAAAAAABQU/zgQWXAomKrY/s72-c/IMG_7302.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-640735739553544215</id><published>2011-09-09T02:04:00.000+03:00</published><updated>2011-09-09T02:04:05.711+03:00</updated><title type='text'>Lazy Day</title><content type='html'>Turkiyeye gidecegim icin o kadar mutluyum ki, bugun butun gun hicbirsey yapasim gelmedi. Adeta yarin sabahin korunde sinavim yokmuscasina, valiz hazirladim, blog okudum, gidilecek mekan arastirdim, sehir firsati kovaladim falan.. su anda da saat bir oldu ve ben hala ezber yapicam. cok tembelim cok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="390" src="http://www.youtube.com/embed/eWflgjYgFj4" width="640"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yarin sonunda!!! evime gidiyorum..butun yil calisip 15 gun tatil yapabilenleri anliyorum artik, zira ben de 12 guncuk kalip geri gelicem:( 3,5 gun istanbul, sonra 5 gun ankara, 2,5 gun istanbul seklinde kardes payi yaptik.ayrica 2 musmuhim olayimiz var, biri evrim'in vize basvurusu, ikincisi supriz:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-640735739553544215?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/640735739553544215/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=640735739553544215' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/640735739553544215'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/640735739553544215'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/09/lazy-day.html' title='Lazy Day'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/eWflgjYgFj4/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-1526458616732747455</id><published>2011-09-02T22:01:00.001+03:00</published><updated>2011-09-02T22:02:09.520+03:00</updated><title type='text'>chf</title><content type='html'>Isvicre parasi, yani frank, bagimsiz bir para biliyorsunuz. Isivcre avrupa birligine dahil olmadigi, amerika ile ithalat ihracati da minimum oldugu icin, dolar ve euroya bagimli degildir, hatta aksine, ne zaman dolar ve euroda dusus yasansa, buyuk yatirimcilar en guvenilir kaynak olan chfye yonelirler ve frangin turk parasina karsi degeri artar. zira isvicre kendi icinde istikrarli bir ulkedir, enflasyon yoktur, tarafsizlik ilkesini benimsedikleri icin buyuk siyasi olaylar da panige neden olmaz, ekonomi fazla etkilenmez. 2,5 senedir isvicrede yasiyorum, bu parayi takip ediyorum ve bugune kadar ufak tefek iki ileri bir geri gidisleri disinda, bu paranin deger kaybettigini gormedim.&lt;br /&gt;2009 nisaninda bu ulkeye tasinirken frank 1.30 civariydi. Gecen yil sonbaharina kadar ufak tefek dalgalanmalar haricinde cok fazla yukselmedi, ki normali odur, chf stabil bir paradir. Ancak Yunanistanin ekonomik cokusu Avrupada panik dalgalari yaratinca, yatirimcilar euronun deger kaybedecegini tahmin edip yuklu miktarlarda chf alimina basladilar. Bu sebeple yilbasi zamani 1.50-1.55lere ulasan frank, temmuz ayi icinde 2.55'i gordu. Serbest piyasada 2.6'ya kadar ulasti hatta.Ihracatini euro ile yapan Isvicre, parasinin bu kadar degerlenmesiyle zarar edecegini anladi, merkez bankasi kura mudahale etti ve nihayet frankta kisa sureli bir dusus yasandi.2.10 a kadar hizlica geriledi.Bayram boyunca bu seviyelerde gezdi, alim icin ideal zamandi. Zira ne zaman euro chf karsisinda dusse, chf tl karsisinda degerlenir. Bayramda euro chf karsisinda gerileyince, turkiyede finans bugun itibariyle aktive olacagindan, bu sabah artmis bir frank gormeyi bekliyordum. Nitekim, an itibariyle merkez bankasi kuru 2.23. Onumuzdeki hafta icinde 2.30 u gececegini dusunuyorum cunku euro chf karsisinda dusmeye devam ediyor. Hala alim yapilabilecegini dusunuyorum, cunku chfnin en az 2.40 i gormeden stabilize edilecegini sanmiyorum. Sonrasinda da yilbasina kadar azalan bir grafik izleyecegini dusunuyorum (zira almanya euroyu kurtarma fonunun guclendirilmesi teklifine onay verdi.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-1526458616732747455?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/1526458616732747455/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=1526458616732747455' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/1526458616732747455'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/1526458616732747455'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/09/chf.html' title='chf'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-5264921710295724769</id><published>2011-09-01T12:41:00.010+03:00</published><updated>2011-09-01T12:41:00.095+03:00</updated><title type='text'>Got to love you!</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="color: red;"&gt;I, I'll do anything I could for ya&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: red;"&gt;Boy you're my only&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: red;"&gt;I, I'm gonna flip these beats on ya&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: red;"&gt;You don't even know me&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: red;"&gt;Cause I am, I...I don't even want to fight, fight, fight&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: red;"&gt;Said I am, I...I ain't even gonna fight it&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: red;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: red; font-size: large;"&gt;Got to love you!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dun gece sabaha karsi 4.40 sularinda, disarida deli gibi yagmur yagiyor, simsekler cakiyordu ve ben, uykum acilsin diye kulakliklarimla son ses bu sarkiyi dinliyor, penceremin onunde dans ediyordum. Bir an icin karsi komsu mutfak penceresinde gorundu. Susamisti galiba, bana guldu ve gitti. Suyunu icti mi bilmiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Enerji hukuku sinavim var, 1 saat icinde. Dua eder misiniz benim icin?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="390" src="http://www.youtube.com/embed/aXwtxhy1EyU" width="480"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-5264921710295724769?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/5264921710295724769/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=5264921710295724769' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/5264921710295724769'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/5264921710295724769'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/09/got-to-love-you.html' title='Got to love you!'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/aXwtxhy1EyU/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-7079991603249412146</id><published>2011-08-31T21:34:00.000+03:00</published><updated>2011-08-31T21:34:56.184+03:00</updated><title type='text'>indirim yapmayin arkadasim!</title><content type='html'>Su indirim sezonunu hayirlisiyla bi atlatsak da ben de fabrika ayarlarima geri donsem!&lt;br /&gt;Bu yil kesfettim ki nevresimciler, mobilyacilar, catal kasik tencereciler, porselenciler...Bilumum ceyiz saticilari agustos sonu evleneceklerden umudu kesip ne var ne yok indirime sokuyor. Sezon urunlerini elden cikarip yenilerine yer acmaya calisiyorlar.Zannediyorum ki ceyiz sektorunde, hediye vermeceli veya urunun bilmemkaci kadar tutarda hediye ceki vermeceli kampanyalar yuzde indirimli kampanyalardan daha revancta. Cunku fiyatlarda indirim yapmak yerine hep baska urunlerle kombine etmeli kampanyalar gordum. Hatta Bernardo'daki porselen yemek takimi ve catal-kasik-bicak takimi alanlara, toplam tutarin %50si oraninda cek vermeleri beni bile cezbetti, allahtan internet satisi yok, olsaydi coktan rose grey yemek takimiyla van gogh catal kasiklari almis, verecekleri cekle de kelebekli cay setini, istanbul serisinin tumunu, kopek seklindeki bicak desteklerini filan almis, zaten aylardir nevri donmus zavalli butcemdeki deligi farkeder farketmez de pisman olmus olacaktim.&lt;br /&gt;ikinci "almazsa olecek"hastaligimi da english home'un wedding setlerinde yasadim. Yatak ortulu, nevresim takimli 10 parca seti alinca bayildigim retro cicek desenli yemek takimlarindan hediye ediyorlar cunku, ay allah evleneceklere sabir versin, insan bi bakmaya basladi mi kendini kaybediyor, gozu kaliyor herseyde. neyse allahtan onun da internet sitesi yoktu.&lt;br /&gt;Son olarak dun gece yarisi saat 2 itibariyle yaklasik 45-50 dakikami da markafonin ecobella kampanyasindaki favori 1 perde setini, favori 1 yatak ortusunu, favori 1 pike takimini, ayrica favori 1, favori 2 ve unuttum adini simdi, somon cicekli olan nevresim takimini almakla almamak arasinda kalarak harcadim. az kalsin alacaktim ki, gezdigim sitelerin hicbirinde takima birebir uyan ve icime sinen battaniye ve hali bulamayinca, bu isi de sonraya biraktim. sonra derken..minimum 5 yil, hani doktora,sonra askerlik filan..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-7079991603249412146?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/7079991603249412146/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=7079991603249412146' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/7079991603249412146'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/7079991603249412146'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/08/indirim-yapmayin-arkadasim.html' title='indirim yapmayin arkadasim!'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-4693292414664628744</id><published>2011-08-24T12:14:00.001+03:00</published><updated>2011-08-24T12:17:44.523+03:00</updated><title type='text'>Sinav yarinsa aksama hallederiz!</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="color: purple; font-size: x-small;"&gt;Bir profesöre Çinceyi kaç günde öğrenirsin diye sormuşlar, "Çinceyi öğrenmeye ömür yetmez" demiş. Doçente sormuşlar "10 seneye öğrenirim" demiş. Asistana sormuşlar "3-5 senemi alır" demiş. Öğrenciye sormuşlar, "SINAV YARINSA AKŞAMA HALLEDERİZ" demiş...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: purple; font-size: large;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Lisanstaki hocalarimdan biri dun facebook profilinde paylasmis bu fikrayi. Ogrenci profili ne kadar tanidik degil mi:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Universiteye basladigim 2004 senesinden beri, hukuk fakultelerinde devam zorunlulugu olmamasi velinimetinden yararlanarak derslere girmem. 4 senelik lisansta toplam 3 ay derse ya girmisimdir, ya da girmemisimdir. Bu uc ay da ilk ve son haftalardadir. Istanbul Universitesinde yuksek lisans yaparken, devam arayan hocalarim olmustu. Onlarin dersine girerdim, ama buyuk cogunluga yine girmedim. Isvicredeki masterimda da, ilk donem, ilk kez fransizca okumanin panigiyle bir iki ay girmis, sonra salmistim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derste konsantre olamayan bir tipim. Ne dersi olursa olsun, hatta konferanslar vb. de dahil, ilk yirmi dakika ilgiyle dinliyorum.Sonra ilgi seviyem yavas yavas dusuyor ve otuzuncu dakikadan itibaren baska seyler dusunmeye, hayal kurmaya basliyor, ama adeta buyuk bir sevkle dinlermiscesine hocanin yuzune bakmaya devam ediyorum.&lt;br /&gt;Dersi takip etmemin tek yolu, dersin pratik calisma, olay cozumu vb. aktif rol oynayacagim bir ders olmasi, ve soylenenleri kitapta bulamayacagim icin takir takir not tutuyor olmam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani bende dinleyerek ogrenme kabiliyeti yok. Kendim kitap/makale okuyarak, arkadaslarimin notlarini calisarak cok daha kisa surede ve zahmetsiz ogrenebiliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi bu hukuk gibi pasif kaldiginiz, birsey okumaktan baska seceneginizin olmadigi, sozel bir bolum icin gecerli bir stratejidir ancak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son gun ders calisan ogrenciye gelince, ben ondan da olamadim omur boyu. Sadece ders calismak degil, mevzu ne olursa olsun, stres olunca yaptigi isi birakan bir insan olarak, &amp;nbsp;hayatim boyunca hep, sinavlara 2-3 ay kala, daha konular bile bitmemis ve kimsede sinav telasi yok, kutuphane bombosken calistim.Yalnizca 1-2 hafta calisir ve sonra sinavlara kadar agustos bocegi yasam tarzima geri donerim. Sinavlardan onceki geceler de, arkadaslarimdan topladigim not, hatirlama tablosu, ozet, kanun maddesi gibi seyleri ezberlerim. O sinav gecesi baski altinda yapilan ezber cok verimlidir. Sinavda hep son dakika calistigim seyler cikar ve hep sinavdan sonra unuturum onlari.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yumurta kapiya dayaninca panik olup mecburiyetimden kacarim demisken.. Sinav yaklasmis, birkac gun kalmisken, bana bir panik geliyor, calismaktan ziyade, dizi izlemek, kitap okumak, blog okumak, &amp;nbsp;alisveris sitelerinde dolasmak gibi bos islere egilimim oluyor. "Bu saatten sonra ne ogrenicem sanki" ile basarisiz olma korkusuyla ders calismaktan kacma psikolojisi bir arada! O yuzden &amp;nbsp;uc gece sabahlayip koca roma hukukunu bitirenleri, bir de iyi not alanlari cok takdir etmisimdir hep. Cok iyi bir stresle mucadele mekanizmasi gelistirmisler bence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-4693292414664628744?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/4693292414664628744/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=4693292414664628744' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/4693292414664628744'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/4693292414664628744'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/08/sinav-yarinsa-aksama-hallederiz.html' title='Sinav yarinsa aksama hallederiz!'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-6375189648372395020</id><published>2011-08-20T19:35:00.026+03:00</published><updated>2011-08-20T19:35:00.398+03:00</updated><title type='text'>raki balik ayvalik</title><content type='html'>Ezginin kolu ilk alciya alindiginda, "tamam artik iyilesecek" diyip Ayvalik biletimi almistik babamla. Sonradan ameliyat ihtimali ortaya cikinca, iptal etmeme izin vermediler. Aslina bakarsaniz o kadar yipranmis o kadar bunalmistim ki zaten ne Ezgiye ne de babama bir faydam olmayacakti. Bir iki gun de olsa dinlenmeye ne kadar ihtiyacim oldugu her halimden belli oldugundan, kiyamadilar bana. Ezginin kadim dostlari da bir saniye yalniz birakmadiklarindan bana ihtiyac yoktu. Kibarca kovuldum bile denebilir:) "sen ayak altinda dolasma" dediler ve beni sepetlediler:)&lt;br /&gt;Ben de bir sabah Kamil Koc otobusunde ve Ayvalik sinirlarinda actim gozumu! ohh be!&lt;br /&gt;Tam 5 gun boyunca sevgilim, annesi, babasi, abisinin esi ve yegeni, ayni evde olmasa da ayni sitedeki teyzesi, enistesi, kuzeni, kuzeninin esi ve 2 kizlari, aramiza 2 gunlugune katilip sonra kacan dayisi ve yengesinden mutevellit dev kadro ile tatil yaptim. Kelimenin tam anlamiyla, yan gelip yattim! Bir insan  nasil HICBIRSEY yapmaz? yapmadim valla. muhtesemdi! usenmekten yuzmedim bile. sadece yedim. "bu zavalli soguk ulkeden geliyo, yoktur orda, ozluyodur" denerek pisirilomis tencere tencere zeytinyaglilari yedim. bebek sevdim, erk ve ekinle oynadim, zeyneple denizde evrim'in tepesine cikip cikip atlamak suretiyle heyecan yarattim.kitap okudum. usengecligimden cundaya bile gitmedim, "bosver, gitmedigimiz yer mi?" dedim. o derece yattim. sadece yattim. salincaktan kalktim, kanepeye yattim. sagimdan sikildim, soluma yattim. sirtustu basti, yuzukoyun yattim. yattim da yattim. (boylece anne-babasi haric beni ilk kez goren sevgilimin akrabalarinin gozunde "tembellikten oluyo, elinden bi is gelmez bunun" ilk izlenimi yaratmis olabilirim tabii:P)&lt;br /&gt;bu 5 gunden biri, ortancasi, carsamba gunu Izmir'de gecti. Kordon, kordon diye sayiklamamdan bunalan sevgilim, kuzeninin havalimanina gidisini firsat bildi, supriz yapti bana. Sabahin besinde yola ciktik, ben tabi yol boyu uyudum.Uyandigimda havalimanindaydik, Cagin abiyi ugurladik, atladik Izban'a. O ne buyuk rahatliktir yahu! Muntazam bir toplu tasima bicimi olmus, bucadan karsiyakaya, alsancaktan aliagaya, artik hicbir yer imkansiz degil:) cok cok begendim. darisi istanbulun, ankaranin basina.&lt;br /&gt;alsancakta inip kordondan pasaporta dogru yuruduk. konak iskeleden bostanli vapuruna bindik, kumrucu sevkide birer kumru yedik. Evrim tam not verdi, ayvalik tostunu dover dedi. Kordon icin de Nice'in sahil seridi halt etmis dedi ehehehe:) sonra bostanli pazarina girdik. Ben taze meyve sebze gordukce kendimden gectim, bunlar meyve sebze ise benim isvicrede yediklerim ne diye dusundum durdum. kendime cok acidim. &lt;br /&gt;alsancaga geri donup, bu sefer kibris sehitlerini, gul sokagi falan gezdik. sevinc pastanesinde kup yedik. konaga gecip kemeraltini dolastik. kizlaragasi haninda evrim dibek kahvesi icti, ben onu tavlada yendim. daha dogrusu ilk iki el zar tutmak marifetiyle o beni yendi. bilegimizin hakkiyla durustce oynadigimiz son el ben onu yendim.&lt;br /&gt;sonra gune batmadan kordona gidelim de yemege baslayalim, uzun uzun otururuz dedik. butun sirayi tek tek gezip kendimize 3 yer belirledik, sonucta balikci hasanda karar kildik. oturur oturmaz garsonun teki kostu geldi. "ne ikram edelim?" sorusuna cevap verebilmemiz icin once menuyu gormemiz gerekiyordu. Ancak adam sortlu, atletli hallerimize bir avukat, bir arastirma gorevlisi olmayi yakistiramamis olacak, bizi fakir sandi, "ama gencler, biz kiloyla veriyoruz baligi, porsiyon yok" dedi. Derin bir nefes alan Evrim "mezelerden alicaz biz, balik istemiyoruz zaten" dedi. Bu sefer de adam "alti lira olanlar var, yedi lira olanlar var.12 liraya kadar cikiyo" dedi. La havle'lik kivama gelen Evrim 35lik raki ve meze tepsisini rica etti. Artik nasil gurur yapmissam, normalde hic yemedigim halde levrek marine de soyledim masaya ve minnacik tabaga 25 lira yazilmasini affetmis degilim! daha da  yemem!&lt;br /&gt;mutlu mutlu rakimizi ictik, mezelerimizi yedik, bitenleri yeniden soyledik. biz boyle gicigizdir, gerek kebapcida, gerek balikcida, raki iciloen her ortamda ayni seyi yapariz. Bol meze, patlayana kadar meze, ama ana yemek yok. Rakiya mezeden baskasini yakistiramiyoruz. Bu konu annemin icine dert olmustur ve sonucta ziyadesiyle tok karnimiza "balik yemeden kalkilmayacak" emriyle bir porsiyon sarikanati da yedirmistir zamaninda.&lt;br /&gt;neyse adam bizi bastan fakir ama gururlu gencler sansa da, sonucta kallavi bir hesap odetmekten geri kalmadi. ben odemedim gerci sevgilimin bana hediyesiydi:) ama olsun benim de icim ciz etti sevgilim de cok odemesin.&lt;br /&gt;peki biz iki ayi doyar miyiz? haaaayyyiiiiirrrrr. tekrar kordonu yuruyelim dedik, konak iskeleye varmadan "kumru mu yesek? hem karsiyakaya da geceriz?" diye cinlendi evrim. sonuc: 2 kumru, 2 tabak tursu, ustune ben bir kumru daha yedim, boylelikle ayni gun 3 super karisik kumru yiyerek kendi kisisel rekorumu kirmis oldum. Azicik da karsiyaka carsi, soda, izban. Havalimaninda Cagin abi ile bulustuk, ben tabi pert, bi bindigimizi hatirliyorum bi de geldik diye durttuklerini.&lt;br /&gt;sonraki iki gun yine yattim yattim yattim. arada zeytinyaglilar, mangallar, dolmalar. raki. bira bile ictim ki hic sevmem normalde.&lt;br /&gt;ha sonuc pek ic acici degil tabi. 5 gunde 1,5 kilo almisim. aman olsun napiim. cok guzel dinlendim valla.&lt;br /&gt;simdi de yeniden gerizekali lozanimdayim, haftaya cuma sinavalrim basliyor, onlara calisiyorum. pfff. &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-6375189648372395020?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/6375189648372395020/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=6375189648372395020' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/6375189648372395020'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/6375189648372395020'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/08/raki-balik-ayvalik.html' title='raki balik ayvalik'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-7741747129569481446</id><published>2011-08-19T16:58:00.000+03:00</published><updated>2011-08-19T16:58:00.371+03:00</updated><title type='text'>dert dert dert</title><content type='html'>&lt;br /&gt;Kardescegizim Ezgi, Isvicreye 6 haftalik bir dil kursuna gelmisti, birlikte utlu esut yasiyorduk. (gercek: tarafimdan emrivaki ile ve kursu pesin odenmek suretiyle cebren ve hile ile getirildi, yaz tatili ipotek altina alindi, evde kole izaura muamelesi gordu, ders calisan ablasina bakti 6 hafta zavallicik)&lt;br /&gt;neyse, bu tontik'in arkadaslariyla muhabbeti pek kutsaldir. Daha geldigi ilk gunden itibaren, "biletimi 10undan onceye al, 10 agustosta arkadasim askere gidiyo, en gec 9unda gidip onu gormem lazim" diye basimin etini yedi durdu. Ben de kendisini sinavlar bitene kadar yanimda alikoyvermek seklindeki hain planimdan vazgecmek zorunda kaldim, el mahkum aldim cocugun biletini 8 agustos'a.&lt;br /&gt;Arkadasina supriz yapmaya karar verdi, "ben 10unda gelicem, goremiycem seni, cok uzgunum" edebiyati yapti, basladi arkasindan supriz veda fasili organize etmeye. Genc bunlar, ramazan falan dinlemiyorlar tabi, ille raki da olacak:) o yuzden fasil icin mekan bulana kadar gobegi catladi, sonucta, arkadasinin-cocuk ermeni- hic tanimadigi cemaatiyle tek tek irtibata gecti facebooktan, bir rum meyhanesi buldular, fiyat pazarligi yaptilar, insanlar davet edildi, Ezgi tontigi gunleri iple cekiyor..&lt;br /&gt;5 agustos kursun son gunu, sinava girecek, sertifika alacak, cile bitiyor. Ayrilmadan butun arkadaslarini eve toplayip yemek yemek istedi, carsamba geldiler, oglen yemegini yiyip deniz bisikletine binmeye gole kactilar.Aksam geldigi gibi hosbesimizi yaptik, mutluydu, internetin basina gecti, ben de calisiyodum zaten, ara verince gittim odasina baktim, yatagin ustunde sizmis kalmis.&lt;br /&gt;ertesi gun gozumu "ekin ben okula gitmiycem, kolum sismis" diyen sesiyle actim. zaten sondan bir onceki gun, tembellik yapiyo gitmese de bisey olmaz diye dusundum," iyi tamam " dedim, yattim uyudum.&lt;br /&gt;bir uyandim ki zavallinin kolu davul gibi sis! elinde buz! surat bes karis!&lt;br /&gt;morariklik yok, fazla sikayet de etmiyor, "gecer" falan diyor. ama ben panigimdir oyle konularda. sordum ne oldu diye, fotograf cekmek icin geri geri yururken dusmus, duserken eliyle tutunmaya calismis, e zaten tombik, agirlik binmis kolun ustune. "kirilmis midir? catlamis midir?" diye dusundum ama acidan durulmaz derler, bunda hic oyle bir hal yok. keyfi kacik ama gene de mizildanmiyor. Gerci en son koprucuk kemigini kirmis ve 3 gun boyunca haberimiz olmamisti..Aci esigi yuksek bir cocuk o yuzden panikledim ben.Hemen biletini ertesi gune cetim, yani 5 agustos'a. Icime sinmedi, kendime de bir bilet ayirttim, ama satin almadim. Bakicam duruma gore..&lt;br /&gt;Bu arada isvicrede sigorta olmadan doktora gitmenin masrafiyla ozel jet tutulup turkiyeye gidilebileceginden, ve doktora derdini de anlatamayacagindan, acile gitmek istemedi. ama aksama kadar gittikce siddetlendi agrisi, hareket ettiremez oldu kolunu.ben de turkiyeye "kacmaya" karar verdim, zira ne iznim var ne ateseligin haberi. valizleri topladim, alelacele bir dilekce yazdim. pegasusun online hizmetlerini ayirtip bilet fiyatini sabitledim, ertesi gun havalimaninda satin alabilecegimi teyit ettim. Ucak Zurihten kalkacak, sabahin korunde dustuk yola, 3 saat tren yolculugunu cekti o kolla.Saglam eliyle de valizini..&lt;br /&gt;Gittik, Zurih havalimaninda Pegasus'un desk'i yok. Bileti Ticketpointten almam gerekiyormus, gittim.&lt;br /&gt;Insani zorla irkci yapiyorlar, bi tane hintli..Tutturmus," biz rezervasyonunuzu isleme almayiz, yeniden biletleme yapariz. Rezervasyon bizi baglamaz. Ayrica bir de islem bedeli odeyeceksiniz hizmetimizin karsiliginda, 75 CHF!"&lt;br /&gt;Pegasusun bilet fiyati sabitleme opsiyonunu soyluyorum, "ben bu opsiyona ayrica para veriyorum, nasil o fiyattan satmazsin" diyorum, bana verdigi cevap, "su an alabileceginiz en ucuz bilet tum masraflar dahil x franga malolur. aliyor musunuz?" X frank benim musteri hizmetlerine teyit ettirdigim fiyatin iki kati, ve bayaaagi bi frank! ben de gidicem diye kendime 30 kiloluk valiz yapmisim, cekmisim o kadar, ustelik kardesimin kolu mahvolmus durumda, bensiz yolculuk yapacak hali yok, ve ben bileti alamiyorum!&lt;br /&gt;Bu noktada da sevgilim hizir gibi imdada yetisti, kendi kredi kartiyla, telefonla, taaa ayvaliktan satin aldi bileti ve ben check-in in kapanmasina 5 dakika kala verdim bagajimi..ezginin kolunu da bir salla sabitledik gogsunde, zavallicik sizlanmadan geldi istanbula kadar.&lt;br /&gt;babam bizi gorunce soka girdi! bi kizin kolu askida, bi kizi isvicrede olmasi gerekirken istanbulda!&lt;br /&gt;annemin olan bitenden haberi yok, cunku 10 gunluk ispanya-portekiz turuna cikmis ve telefonu calismadigi icin haberlesmiyoruz!&lt;br /&gt;gariban ezgi apar topar capa tip'a goturuldu. Burda serefsiz doktor hadisesi ve benim tum tip camiasina sayip sovmemle son bulacak hassas bir mesele var. Atliyorum. Ozetle, bilekte parcali kirik, bu kadar zaman nasil dayandigina sasip hayretler icinde kalma.. zavallicigin kolu tam 3 kez alcilanip sokuldu, yeniden alcilandi. Bir turlu oturtamiyorlar alciyi, ameliyat dediler!&lt;br /&gt;o kadar hazirlandigi, tanimadigi insanlarla haberlestigi, haftalar oncesinden kesinlestirdigi fasila gidemedi, arkadasini da goremedi, iyi mi..en cok buna uzuldum zaten.&lt;br /&gt;anestezi uzmani bir gece onceden hastaneye yatmasini istemis, carsamba oglen 2 de yatti hastaneye. yaninda arkadaslari tabi, hatta gelenin gidenin haddi hesabi yok, Ezginin arkadas cevresi zannimca Istanbul nufusunun yarisina esit. Neyse, morali iyi ama, ertesi gun ameliyat olana kadar, hicbir test uygulamamis anestezi uzmani, bosuna yatmis.. ameliyattan sonraki gece de yatti.&lt;br /&gt;ondan sonra kolda alci, ta dirsege kadar, agir mi agir, yaz sicaginda, cekilecek dert degil..arkadaslariyla tatile gidecekti, rezervasyonu iptal oldu, o gitmiyor diye arkadaslari da gitmekten vazgecti.Bu arada ben de kactim gittim ayvaliga(yazicam onu da), babam ve ezgi (ve zirt pirt gelen misafirler) kaldilar basbasa..&lt;br /&gt;tatilden donen anneme de buyuk sok, bir kizi kacmis (once isvicreden sonra istanbuldan!) digerinin kolu kirik!&lt;br /&gt;zavalli ezgos bir su bile icemiyor simdi kalkip kendi kendine, kolu elden dirsege kadar iptal..dus almasi ayri sikinti. butun gun yatmaktan bunaliyor, televizyondaki te secenek 7-24 yayinlanan Doktorlar ve Ask-i memnu!&lt;br /&gt;6 hafta sonra cikacak alcisi, o zaman da okulu baslayacak garibimin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-7741747129569481446?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/7741747129569481446/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=7741747129569481446' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/7741747129569481446'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/7741747129569481446'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/08/dert-dert-dert.html' title='dert dert dert'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-7863736077204548757</id><published>2011-07-30T17:06:00.000+03:00</published><updated>2011-07-30T17:06:27.962+03:00</updated><title type='text'>dil ogrenilebilir, ama ne kadar ogrenilir?</title><content type='html'>Fransizca okuyorum diye herkes kolej mezunu saniyor, bu noktaya bir aciklik getireyim. Hayir efendim ben kolej mezunu degil, hatta anadolu lisesi mezunu da degil, super lise bile degil, duz lise mezunuyum. Lisedeyken sayisal okudugum icin, birinci siniftaki haftalik 2ser saat disinda hic yabanci dil dersi gormedim.Ingilizceyi universiteye basladiktan sonra ogrendim.&lt;br /&gt;Izmirde istanbul gibi cok fazla secenek yoktu, bildigim en kurumsal dil kursu Tomer idi, ben de ona basladim.12 kuru bitirip upper intermadiate sertifikasini aldigimda ailem beni yazi gecirmem icin Londraya gonderdi. Oradan da advanced dondum.Bu arada universitede 2. sinifi bitirmistim.Tabii ki cok iyi duzeyde degildim, ama ingilizce sohbet edebiliyor, roman okuyabiliyor, filmleri altyazisiz izleyebiliyordum. Bu kadar ingilizce bana yeter diye dusundum.Ikinci bir dil ogrenmeye karar verdim.&lt;br /&gt;O donem siklikla takildigim arkadaslarim Tevfik Fikret mezunuydu ve fransizcayi, fransiz kulturunu ove ove bitiremiyorlardi. Benim gonlumde yatan aslan ispanyolcaydi, ancak Izmirde bu dilde kurs verilmiyordu. Babam almanca ogrenmemi istiyordu ama bence almanca igrenc bir dildi-hala oyle. Ben de Alsancaktaki fransiz kultur merkezinin - ve icindeki la cigale'in- cazibesine kapildim ve fransizca ogrenmeye basladim.&lt;br /&gt;Fransiz kultur merkezleri ile ile ilgili cok buyuk bir sikayetim var: yogun programlari yok. Bir kur 3 ayda gecilebiliyor, siniflar kalabalik ve haftaici ders almak istediginizde program sadece calisan insanlara gore ayarlanmis, haftasonu kurslarina devam ettiginizde de haftada iki gun ugradiginiz kursla ister istemez bir kopukluk oluyor, konsantre olamiyorsunuz.Ayrica cumartesi-pazar sabahin korunde kalkmak istemediginiz, tembellik yaptiginiz gunler illa ki oluyor ve cok ders kaciriyorsunuz.Bu programla ben,ucuncu sinifin ilk doneminde basladigim kursta, son sinifin ilk donemini tamamladigimda hala 5. kurdaydim (toplam 9 kur var) ve pek verim aldigimi dusunmuyordum. Hatta bosuna para oduyordum.&lt;br /&gt;Ben de kurslara gitmeyi biraktim. Mezun olma stresi ve girecegim 17 finalle yeterince mesguldum, yaza kadar hicbirsey yapmadim. &lt;br /&gt;Mezun oldum, zaten temmuzda mezun oldum agustos sonu bursu aldim. Istedigin ulkeye gidebilirsin, istedigin dili ogrenebilirsin dediler. Ben de medeni hukuku isvicreden adapte ettigimiz icin bu ulkeyi sectim.Bildiginiz gibi isvicrede 3 dil konsuluyor, fransizca, almanca, italyanca. Benim yasamak istedigim bolge fransizca konusulan kantonlardi, e temelim de vardi, ben de dil bursumu fransizcada kullanmayi tercih ettim. (bugun olsa almancayi secerdim. devletin tanidigi 1 yillik surede almanca ogrenir, fransizcami da kendi kendime gelirstirirdim. neyse.)&lt;br /&gt;bursu aldiktan sonra islemlerin tamamlanip isvicreye gonderilmem cok uzun surdu,bu sureyi degerlendirmek icin ingilizce kursuna gitmeye karar verdim, bakirkoydeki discovery yegittim, kurs sonunda toefl a girdim ve 93 aldim.&lt;br /&gt;Isvicreye nisan ayinda geldim. Bir sonraki ekim ayinda kadar  fransizca kursuna gittim, hergun oglene kadar gidiyordum. Cok uyduruk bir kurstu, derslerde onumuze bir bosluk doldurmaca birakiyorlar, 50 dakikayi onunla geciriyorlardi, hic memnun kalmadim. Ama devlet parasini pesin odemisti, degistiremedim. Ekim sonu kursta devam edebilecegim bir sinif kalmamisti. Dalf sinavindan C1 sertifikasi aldim, bu arada subatta baslamak uzere masterdan kabul aldim. Kursu bitirip, mastera baslamadigim sure icinde bursumu kestiler, ben de turkiyeye dondum, guzelce dinlendim, tatil yaptim.&lt;br /&gt;resmi sonuclara gore, hem ingilizceyi, hem fransizcayi iyi derecede biliyordum. (yalnizca teoride oyle imis megerse)&lt;br /&gt;Boylelikle 2010 subatinda fransizca masterima baslamistim. Ilk donemim, derslerde tek kelime anlamadan gecti cunku fransizca biliyordum ama bildigim genel fransizcaydi, hukuk terminolojisini hic bilmiyordum.Hatta oylesine umutsuzluga kapilmistim ki donem sonunda sinavlara yazilmasam mi, nasil olsa gecemem falan diyordum. Ama evde kitap okurken,cumle basina 10 kere sozluge baka baka okurken birseyler anlayabiliyordum. Ben de kendimi zorladim. Cok defa sinir bozuklugundan agladim ama donem sonunda 5 sinava girdim.ortalamam alti uzerinden dorttu,ucu ucuna, kusurati kusuratina! (masteri bitirebilmek icin 4 ortalamam yapmamiz gerekiyor.) boylece kendime guvenim geldi.&lt;br /&gt;Eylul 2011 de ikinci donemime baslarken derse girdigimde herseyi anlarim artik saniyordum. Sonuc husran! tabii ki artik pek cok seyi anliyor, genel hatlara hakim olabiliyordum, ama olagaustu caba harcamam gerektigi icin dersin ilk 20 dakikasindan sonrasini kaciriyordum.Resmen acikogretim okur gibi, kendi kendime evde calisarak ders gecmek sinirimi bozuyordu. Donem sonunda ortalamam cok daha iyi geldi, ama fransizcam hala istedigim duzeyde degildi.&lt;br /&gt;Subat doneminde artik cok sukur dersleri anlayabiliyordum! Cok gururluydum. Ama not tutabilecek hizda yazamiyordum fransizcayi. Akillara zarar bir yontem gelistirdim, dersi fransizca dinliyor, notu turkce aliyordum!&lt;br /&gt;Donem sonunda arkadaslardan notlarini rica ettim tabi:)&lt;br /&gt;Donem bitti, benim cilem dolmadi.o gune kadar sadece pasif fransizcami gelistirmistim. Okudugumu ve dinledigimi anlayabiliyordum.Ama ayni seviyede konusamiyor, yazamiyordum. Ve benim en az 15 er safalik 3 tane makale yazmam gerekiyordu!Bu makaleleri teslim edip gecer not almadigim surece son sinavlarima giremeyecektim! Yani yazi isvicrede gecirmem gerekiyordu ki agustostaki sinavlara kadar makaleleri verebileyim..&lt;br /&gt;Boylece kabus basladi. Aglaya zirlaya, 3 makalemi de yazdim, yazdim amma, butun psikolojim, fiziksel sagligim, sosyal iliskilerim olumsuz etkilendi. Eve kapandim, okudum, yazdim.Bu surecte google translate en buyuk dostum oldu.Once birden bire 43 kiloya kadar ustum, sonra yine birden bire 49 kiloya kadar ciktim. Avuc avuc sac doktum, sivilce cikarttim. Disari cikmadim, arkadaslarimi aramadim, onlar aradiginda acmadim, mesajalra donmedim, sadece ve sadece makale yazdim ve internetle oyalandim.Hava durumunu bile takip etmiyordum. (bi de biliyorsunuz gerizeklai oldugum icin ayni anda 2 master bitirmeye ugrasiyorum.istanbuldaki masterimin da tezini bitirmeye ugrasiyordum, neyse bir noktada bitiremeyecegimi kabul edip onu isvcredekinden mezuniyetimin sonrasina biraktim.)&lt;br /&gt;Bir de soyle bir sorunum vardi, arastirma yaptigim matertal cogu zaman ingilizce idi. Yani ben once ingilizceyi anlamak icin efor sarfediyor, sonra fransizcaya cevirmek ve resmi, hukuki bir dille yazmak icin caba harciyordum. Buraya da yazdim ya, cok agladim! &lt;br /&gt;Simdi beni son bir sinav serisi ve 3 ayda yazilmasi gereken fransizca tez bekliyor. Artik ikisinden de korkmuyorum, kendime guveniyorum. Ama sundan da iyice emin oldum ki, dil kucuk yasta ogrenilmesi gereken birsey!Sonradan da ogrenilebiliyor belki, ama profesyonel amaclarla kullanabilecek kadar hakim olabilmek icin, kucuk yasta baslamak gerekiyor.&lt;br /&gt;Mesela benim tevfik fikret mezunu sevgilim, fransada master yaparken benim kadar zorlanmamis ve ben makaleler yuzunden aglayip zirlarken, "2 senedir ordasin yahu, ogrenemedin mi fransizcayi? nasil yazamazsin" diyordu. Sonra yazdiklarimi gonderip yazim yanlislarimi kontrol ettirdigimde dehsete dusmustu:)&lt;br /&gt;Boylelikle sohbet maillerinde siklikla sorulan "hangi kolejden mezunsun? fransizcayi/ingilizceyi nerde ogrendin?" sorusunu da acikliga kavusturdugumu umuyorum, kendim hakkindaki bu gereksiz kompozisyonuma burda son veriyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-7863736077204548757?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/7863736077204548757/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=7863736077204548757' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/7863736077204548757'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/7863736077204548757'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/07/dil-ogrenilebilir-ama-ne-kadar.html' title='dil ogrenilebilir, ama ne kadar ogrenilir?'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-6336153369223872473</id><published>2011-07-28T11:19:00.000+03:00</published><updated>2011-07-28T11:19:47.725+03:00</updated><title type='text'>eurocompabilité</title><content type='html'>Avrupa Birliği'ne girmesi hayal bir ülkenin vatandaşı ve Avrupa Birliği'ne girmeyi referandumla reddetmiş bir ülkede öğrenim görmekte olan biri olarak, neden hala Avrupa Birliği hukukunun ıncığını cıncığını bilmek zorunda olduğumu biri bana anlatabilir mi? Bu noktada fırsat yakalamışken isviçre'yi bir kez daha kınamak istiyorum. NEDEN? sevgili isviçre? Neden girmediğin ve girmeyeceğin birliğin hukukunu adapte edip duruyosun? Hani sen özgündün? hani sen dış etkilerden bağımsız, kendi yağında kavruluyordun? hani birlikle ne ekonomik, ne de siyasi bağın yoktu, euro'yu da reddetmiştin? ben bu vaatlerine kanarak geldim sana hain isviçre.. avrupanın içinde avrupa birliğinden kaçabileceğim tek yerdin sen! şimdi ne istiyosun benden isviçre, ne garezin var bana? neden her aldığım derste, "1. bölüm: isviçre kodifikasyonu 2. bölüm: topluluk hukuku uygulaması" şeklinde bir plan oluyor? neden neden neden?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-6336153369223872473?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/6336153369223872473/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=6336153369223872473' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/6336153369223872473'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/6336153369223872473'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/07/eurocompabilite.html' title='eurocompabilité'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-3205728651199707786</id><published>2011-07-27T17:26:00.000+03:00</published><updated>2011-07-27T17:26:28.270+03:00</updated><title type='text'>Bu dolduruşun bir de boşaltışı var</title><content type='html'>Öğrencilik hayatım boyunca sabit bir yerde kalmayıp, ordan oraya taşındım, çoğunlukla da yurtta kaldım. Gerek özel yurtta, gerek okulun yurdunda, gerek en son açılan "özel statülü" okul yurdunda (özetle daha pahalı ama daha insani şartlara sahip olanda) iki sıkıntı mevcuttu: küçük dolap ve yazın odayı boşaltma mecburiyeti.&lt;br /&gt;O küçücük dolaplara sığmanın imkanı var mı? yok, hele de İzmir gibi bir tikican cennetindeyseniz..Duvara dayanan valizlere şifonyer, ranza altlarına itilen kolilere ayakkabılık, dolap tepelerinden tavana kadar olan boşluğa kitaplık muamelesi yapılır, yetmez, pazardan plastik sebze raflarından alırdık ki çekmecelere dolaba sığmayan kiyafetlerimizi dolduralım. Ki ben kendimi şanslı sayıyorum. Buca kız öğrenci yurdunun 4 kişilik odalarında hiç 4 kişi kalmadım. Odadaki fazla yatağın üstünü ve boş dolabı da itinayla değerlendirirdik oda arkadaşlarımla birlikte.Sonra geçtiğim iki kişilik odada da tek kaldım zaten.Bol bol yerim olmasa da, bir şekilde sığıyordum odaya.&lt;br /&gt;Ama yurttan her taşınışım, veya yaz tatiline gidişim ölümdü benim için.&lt;br /&gt;Bulduğun her boşluğa tıkıştırdığın torba, çanta, koli, kitabı tek tek elden geçirip toplaman, çıkarken de odayı tertemiz, pür-i pak yapman gerekir çünkü!&lt;br /&gt;Odada hepi topu bir büyük valizin, en iyi ihtimalle iki de el çantan vardır, onca şey asla sığmaz.. Kantinden koli alırsın.. Hiçbirşeyi düzgünce katlayacak sabrın ve el becerin yoktur. Tepiştirme yöntemini tercih edersin..&lt;br /&gt;Ben sığmaktan ziyade, taşımaktan yana dertli olduğumdan, atabildiğim kadarını atmayı tercih ederdim.&lt;br /&gt;Sapasağlam kıyafetleri, okunmuş kitapları, aksesuarları, kasetleri, odada kullandığımız temizlik malzemesi, leğen, vileda,kettle, mutfak kap kacağını... atmışlığım ve 2 ay sonra yeniden yerleşirken yenilerini almışlığım çoktur.Taşımama imkan yoktu!&lt;br /&gt;Çünkü sene başında yurda bir valiz, bir el çantasıyla girersin genelde.&lt;br /&gt;Dönem başlar, ders kitaplarını alırsın önce. Defterler, dosyalar. Üstüne sene boyunca okuduğun romanlardan kule yaparsın.&lt;br /&gt;Her hafta itinayla pazara gidersin kızlarla. 5 liraya bir sürü çaput alır dönersin. Çoğu ilk yıkamada pörsür ama olsun. Birikirler üst üste.&lt;br /&gt;Bayram, seyran, yılbaşı, ara tatil gibi vesilelerle evine gidebiliyorsan, yurt kapısından boş valizle çıkar, dolusuyla geri girersin.&lt;br /&gt;Dönem sonu "odayı boşalt" diye kapına dikilirler. Sen de tek valizin ve valizlerce eşyanla kalakalırsın öyle!&lt;br /&gt;Bu kalakalmışlıklar nasıl bir travma yaratmışsa artık, isviçreye geldiğimden beri, mümkün olduğunca çok eşya biriktirmemeye, işim biteni ilk fırsatta Türkiyeye götürmeye gayret ediyorum. &lt;br /&gt;Malum ağırlık sınırlaması var, giyim kuşam halloluyor da, kitaplara çözüm bulamıyorum.. Şu an bile nerden baksanız 50 kitabım var evde ki, en son sevgilimle 24 kiloluk göndermiştim..Kardeşimle de bir kısmını kışkışlayacaktım, ama hanımefendi arkadaşlarına hediye kilolarca çikolata ve içki aldığından, üstüne bagaj parası vereceğim muhtemelen.&lt;br /&gt;Aksi gibi bir de ev arkadaşım taşınınca, bütün eşyaları baştan aldım, şu an hepsi yepyeni ve hepsini çöpe atacağım dönerken.. Mobilyalara değil de, sevgilimin Ankaradan itinayla seçip getirdiği mutfak ıvır zıvırıyla, aylarca markafoniden kampanya takip ede ede topladığım ev tekstillerine bayaği üzüleceğim.&lt;br /&gt;Ne yapalım, kısmet..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-3205728651199707786?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/3205728651199707786/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=3205728651199707786' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/3205728651199707786'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/3205728651199707786'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/07/bu-doldurusun-bir-de-bosalts-var.html' title='Bu dolduruşun bir de boşaltışı var'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-8876127378706298757</id><published>2011-07-26T02:16:00.001+03:00</published><updated>2011-07-26T02:16:49.761+03:00</updated><title type='text'>Suçluyum hakim bey!</title><content type='html'>Bir alt posttaki hedefler daha ilk posttan patladı. Güne bol kremalı kapuçinoyla başlayıp, öğlen yemeğinde aile boyu fıstıklı cips ve yarım paket çikolatalı kek yedim. İlerleyen saatlerde içtiğim sütlü şekerli çayın haddi hesabı yok. ha bi de kendimi aşıp çeçil peyniri yerine gruyére, mısır unu yerine integral un, tereyağı yerine zeytinyağı, süt yerine beyaz peynir tenekesinin içindeki tuzlu su kullanarak çakma kuymak yaptım. tuzlu olmasının dışında güzeldi. yürüyüş yapmadığımı, hatta mecburi haller haricinde bilgisayar koltuğumdan hiç kalkmadığımı belirtmeme üzum yok herhalde.yumurta yemeyi unuttum, alışveriş de -kendime değil ama kardeşime- yaptım. &lt;br /&gt;o yüzden kendime daha gerçekçi hedefler koymaya karar verdim:)&lt;br /&gt;Allahım yarın öküz gibi yemiycem inşallah amin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;alakasız not: bi de en son scroblling'i paralı hale getirdiğinde protesto etmek için hesabımı sildiğim, bir süre sonra açıp ücretli olarak kullandığım, sonra bilgisayar değiştirince yeniden yüklemediğim ve nicedir fizy dinlemelerim hariç scrobbling yapamayan last.fm hesabımın haline üzüldüm. evde kullandığım külüstür toshibaya yükleyiverdim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-8876127378706298757?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/8876127378706298757/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=8876127378706298757' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/8876127378706298757'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/8876127378706298757'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/07/sucluyum-hakim-bey.html' title='Suçluyum hakim bey!'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-8972816566554266476</id><published>2011-07-24T19:30:00.001+03:00</published><updated>2011-07-24T19:31:26.735+03:00</updated><title type='text'>Bu hafta hedeflerim..</title><content type='html'>&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Çay ve kahve içmemek. Sabahları ayıladığım için günlük 1 espresso izni verdim kendime ama onun dışında sadece bitki çayı içmek.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Meyve dışında şeker tüketmemek. Çikolata ve tatlı yememek, çaya şeker atmamak.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Tuzu minimum kullanmak.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Hergün 2 yumurta yemek&amp;nbsp;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Akşamları hızlı tempo yürümek, ucundan ucundan koşmaya başlamak&lt;/li&gt;&lt;li&gt;alışveriş yapmamak! (mutfak alışverişi hariç tabii. kişisel harcama yapmamak, indirimlerden uzak durmak.) &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;Yarın sabah itibariyle başlayıp, cuma günü vaziyete bakıcam.. başarabilmişsem yeni hedefler koyabilirim kendime.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-8972816566554266476?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/8972816566554266476/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=8972816566554266476' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/8972816566554266476'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/8972816566554266476'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/07/bu-hafta-hedeflerim.html' title='Bu hafta hedeflerim..'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-4397356425278595945</id><published>2011-07-21T14:14:00.002+03:00</published><updated>2011-12-02T02:48:44.475+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>bir de şu boyutu var mesela, benim ülkemde kimse işini şevkle yapmıyor. zengin olmak için tıp okuyan doktor, polis aşağılayabilmek için savcı olan hukukçu, yarım gün çalışıp yarım gün evinin kadını olabilmek için öğretmen olan eğitimci, rüşvetle yolumu bulurum en azından diye düşünerek mesleğe başlayan icra memuru ile bu kadar yürür zaten.&lt;br /&gt;çoğumuzun meslek seçiminin arkasında ya para hırsı var, ya mevkii, ya da sınıf atlama arzusu. seçebilen şanslı azınlıktansak tabi! bir de mecbur kalan, çaresiz olan,hatta ne iş olsa yapmak zorunda kalan çoğunluk var. (sırf ekmek parası için dişini sıkıp vazifesini hariç tutarım bu yazdıklarımdan, onların meselesi tamamen farklı.) özetle, "hayalimdi" "çok zevkle çalışıyorum" "yine dünyaya gelsem yine bu işi yapardım" diye pek istisna. &lt;br /&gt;Öss'ye gireceğimiz zamanlarda, "milenyum meslekleri" "gelecek vaadeden yeni bölümler" "iş garantili fakülteler" gibi saçma sapan köşe yazılarını okumuyor muyduk hepimiz?&lt;br /&gt;o neyi ölçtüğü belirsiz sınava girerken, bir üniversiteye girmeyi şiddetle arzularken, tek amacımız, bir baltaya sap olmak değil miydi?&lt;br /&gt;bu çarpık işte. düzeni tam da bu noktadaki çarpıklık bozuyor.&lt;br /&gt;aslında ziraat mühendisi olacak adam sınıf öğretmenliğine, güzel sanatlarda tarih yazacak çocuk polis kolejine, dünyanın sayılı arkeologlarından biri olma potansiyelli bir başkası mimarlığa, aslında veteriner olmak için yaratılan hukuk fakültesine, edebiyat aşığı kamu yönetimine, değme marangoza elini öptürecek bir başkası iktisat okumaya yollanıyor.&lt;br /&gt;hiçkimse işini sevmiyor ondan sonra, ve kimse sevmediği işi hakkını vererek yapmıyor.&lt;br /&gt;sonra biz ameliyat masalarında kalıyoruz, meydanlarda coplanıyoruz, binalarımız ilk depremde çöküyor... üç noktalar uzar gider...&lt;br /&gt;bir de şu var: meslek sahibi olmak için ille üniversite okumamız gerekiyor. hatta artık o da kesmiyor, master yapmayanı dövüyorlar..iki de dil bileceksin,bilgisayar şart..&lt;br /&gt;sonra tarım bittiğinden ekmek,meyve fiyatları tavan, hayvancılık kalmadığından et ithal,ikea evimizin herşeyi,en iyisi italyan derisi, ispanyol tekstili..Kırsalı aşağılaya aşağılaya bitirmedik mi yerlimalıyurdunmalı'nı, herkes çocuğunu arsasını, tarlasını satıp, ne idüğü belirsiz, akademik kadrosu yetersiz özel üniversitelerde diplomalı yapmadı mı,şimdi hiçkimse "cahil" değil, herkes okudu büyük adam oldu, ama herşeyimiz ithal! belediyeler hademe alırken bile sınav yapıyor!&lt;br /&gt;bitmiyor, yazmak istediklerim bitmiyor, sinirim geçmiyor.&lt;br /&gt;ne diyordum, geceyarısından sonra düşünmek yasaklanmalı.kesinlikle.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-4397356425278595945?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/4397356425278595945/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=4397356425278595945' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/4397356425278595945'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/4397356425278595945'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/07/bir-de-su-boyutu-var-mesela-benim.html' title=''/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-8381036660676029550</id><published>2011-07-20T02:04:00.000+03:00</published><updated>2011-07-20T02:04:32.638+03:00</updated><title type='text'>geceyarısından sonra düşünmek yasaklanmalı.</title><content type='html'>Kendi kendimi düşünüyorum.Şu an ne yapıyorum? Öğrenciyim. Öğreten olabilmek için öğreniyorum. Öğretebilmek için öğrenebilmek uğruna öncelikle bilmediğim bir dili öğrendim. Bilmediğim bir ülkeye geldim. Bilmediğim konularda makaleler yazmak için sabahlıyorum. Başarıyla bitirirsem, bir üst basamağa geçebiliyorum. Artık bildiğimi iddia edebileceğim bir dilde, bilmediğim başka bir şeyleri öğrenmek üzere. Onu da başarırsam, ülkeme dönmeye hakkım var. O zaman da bilmediğim birilerine bilmediğim bir miktarı geri ödeyemeyeceğim için, sayamacağım kadar çok yılımı borçlanmış olacağım.&lt;br /&gt;Paragrafın bir başını, bir de sonunu okursak,şöyle bir çıkarım yapmak da mümkün tabi: birilerine borçlanmak için kıçımdan ter damlıyor.&lt;br /&gt;Zamanımın büyük çoğunluğunda yaptığım işten zevk almıyorum. Neden yapıyorum? İyi bir akademisyen olabilmek için. Bütün bunları Türkiye'de de yapabilirdim, orda da derslere girebilir, sınavlardan geçebilir, arşivlere dalıp fotokopiler çekebilir, makaleler yazabilirdim. Burda yapmakla orda yapmak arasında muazzam fark olduğunu söylüyorlar. İnanıyorum. Şu saatten sonra inanmasam kaç yazar? Başa geleni çekiyorum. Neden sorusuna geri dönelim: daha iyi bir akademisyen olabilmek için. Aç parantez: Daha saygıdeğer, daha çok bilirkişilik yapan, daha çok mütalaa veren, daha çok kazanan.&lt;br /&gt;Düz mantığıma geri dönelim: daha çok kazanmak için kıçımdan ter damlıyor.&lt;br /&gt;Neden daha çok para kazanmam gerekiyormuş gibi davrandığıma dair hiçbir fikrim yok. Parayla işi olan biri değilim. Lükse merakım yok. Ortalama bir insan gibi, gözüm kalmadan canımın çektiği yemeği yiyebildiğim, arada sırada kişi başı 500 liralık değil de makul bir hesap ödeyebildiğim bir yerde de olsa, iki arkadaşımı ağırlayabildiğim, sağlık giderlerim için kaygılanmadığım, kiram, ulaşım giderlerimi zorlanmadan karşılayabildiğim, mümkünse kültürel ihtiyaçlarıma da bir kısmını ayırabildiğim, her insanın hak ettiği kadar kitap okuyup, sinemaya, tiyatroya, konsere gidebildiğim bir hayat. Yaşadığım ülkenin penceresinden bakınca mütevazi gözüken hayat, kendi ülkemin sınırları içinde lüks sayılıyor. Ben burda mütevazi, orda lüks bu hayatı yaşayabilmek için kıçımı yırtıyorum.&lt;br /&gt;Hayatımı birşeyler için tasalanmadan yaşayabilmek istiyorum. Migrosa gidince tasarruf yapmak adına en ucuz peyniri, en menşei belirsiz eti almamak, hangisi daha ucuz? diye etiketlere bakmadan sevdiğim konserveyi almak. Hoşuma giden bir restoran gördüğümde, "dur şimdi masraf çıkmasın" demeden en yakın arkadaşımı davet edebilmek istiyorum. Birden fazla konsere gidebilecek vaktim varken bilet fiyatları yüzünden en sevdiğimden vazgeçmemek, sevdiğim birinin düğününde giyerim diye aldığım elbise için "ne gerek vardı, uydururdum dolaptan bişeyler, bir sürü para harcadım gene" diye pişman olmamak istiyorum. Bir devlet dairesinde, hastanede, üniversitede işimi herhangi bir ünvanın, ismin yardımı olmadan da halledebilmek, insan yerine konmak istiyorum. Bir sağlık sorunumu, vaktinde, geç kalmadan çözdürebilmem için özel hastaneye, muayenehaneye gitmekten, maddi sebeplerden dolayı imtina etmemek istiyorum. Yılda bir haftacık çıkabildiğim tatil için bütün sene taksit ödememek istiyorum.&lt;br /&gt;Makul yaşam standartları içinde yaşamak istiyorum açıkçası. Öğretim görevlisi halimle, İsviçre'de McDonalds'da yarı zamanlı çalışan bir akranımın yaşam standartlarında yaşayabilmek için gerekli parayı kazanacağım bundan 5 yıl sonra. Öyle bir para ki, ancak kendi kendime sağlayabilirim o standardı. Her salı çamaşırhaneyle işi bittiğinde anahtarı getirip bırakan kadına bakıyorum.Boşanmış, 2 kızıyla yaşıyor. Haftada 5 gün çalıştığı halk kütüphanesinden aldığı para neyse, onunla çocuklarının masraflarını karşılayabiliyor, kedisine bakabiliyor, sağlık sigortalarını ödeyebiliyor, arabasının sigortasını, benzinini karşılayabiliyor, sık sık kuaföre gidip, boyasını, manikürünü yaptırabiliyor, markasını bilemem ama, güzel ve temiz giyinebiliyor, mutfak camından görüyorum, ara sıra giyinip süslenip, arkadaşlarıyla eğlenmeye gidebiliyor.&lt;br /&gt;Bu basit bi hayat.&lt;br /&gt;Ben basit bir hayatı olsun, yaşayabilmek istiyorum.&lt;br /&gt;Ülkemde bu bile lüks.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-8381036660676029550?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/8381036660676029550/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=8381036660676029550' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/8381036660676029550'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/8381036660676029550'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/07/geceyarsndan-sonra-dusunmek-yasaklanmal.html' title='geceyarısından sonra düşünmek yasaklanmalı.'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-8454935372326645415</id><published>2011-07-18T15:47:00.006+03:00</published><updated>2011-07-18T15:47:00.787+03:00</updated><title type='text'>gel eylül gel</title><content type='html'>Türkiyeye gelir gelmez yaptıracağım 3 şey var, birincisi hamam&amp;masaj ikilisi.Fırsat sitelerini yakın markaja aldım bile. 2 aydır  bilgisayar başında sürekli aynı pozisyonda oturmaktan mutanta benzedim. Sırtımda, kürek kemiklerimin altında yeni kemikler çıkmış gibi geliyor, birinin acile onları geri itmesi lazım. Kütür kütür kütürdemem lazım. Hamur gibi yoğrulmak da üstüne tatlı niyetine.&lt;br /&gt;İkincisi kuaför! İnsanlıktan çıktım, 10000 bakımı şart... Önce bi tesisatı elden geçirsin, kessin, bakım yapsın, boyasın. Çok coşarsam bioformda da gözüm var. Sonra aylardır alınmayan, mutasyon geçirmiş kaşlarıma bi el atsın. Hakkından gelirse, manikür pedikür ellerinden öper. Bi de sevimsiz ağda mevzuu var tabii.&lt;br /&gt;Üçüncüsü,karpuz yemek! Yemin ederim günde 5 kilo karpuz yicem.5 az hatta 10 kilo!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün gün kıç üstü yatmak, gözüm çıkana kadar kitap okumak, kıtlıktan çıkmışçasına yemek yemek, her gördüğüne saldırmak suretiyle alışveriş yapmak, pazara gidip üçkuruşabeşkumaş takılmak, rakı&amp;balık&amp;boğaz gibi mutat aktiviteleri listelemeye lüzum yok, allahın emri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sene denizkumgüneş'te de gözüm yok. 5 er günden İzmir/İstanbul/Ankaraya bölünsem kafi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bi de merkez kütüphaneye gidip fotokopi çekicem bol bol.of.daha şimdiden bastı sararmış yaprak kokusu rafların. bööğğğğ.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-8454935372326645415?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/8454935372326645415/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=8454935372326645415' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/8454935372326645415'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/8454935372326645415'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/07/gel-eylul-gel.html' title='gel eylül gel'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-4570299708105042928</id><published>2011-07-16T19:20:00.007+03:00</published><updated>2011-07-18T03:37:46.764+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Çok daha genç ve çok çok daha idealist iken, kardeş seçmeli kampanyalardan kendime küçük bir kızcağız arkadaş edinmiştim.o zamanlar bende bir çağdaş yaşamı destekleme arzusu vuku bulmuş, nerde sosyal sorumluluk projesi var atlıyorum, doğuya gönüllü çalışmaya gidicem, öğretmenlik yapıcam güya, bir takım hala gerçekleşmemiş arzular..  Özellikle en en en fakir ve en en en umutsuz bölgeden bir kürt kızını seçmiştim ki, yazacağım mektuplarla ona umut olayım, ışık olayım, barışa kardeşliğe özendireyim, okumaya heveslendireyim.. falan filan.. o zamanlar memleketi bizlerin kurtarabileceğini zannediyordum. neyse.&lt;br /&gt;benim bacaksızla yazışmaya başladık.genelde cevap yazmıyordu aslında, her üç mektubumdan birine cevap geliyordu diyelim.cevap demek de yanlış olur, sorduklarımın hiçbirinin karşılığı yoktu mektuplarda. okula gitmek zordu, kışın hep kar vardı, para yoktu, ablasıyla abisini okuldan almışlardı, onu da alacaklardı, iş yoktu, babası hastaydı, iş yoktu, annesi hastaydı, iş yoktu, para yoktu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra babası dağa çıktı. öyle zannediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;baba ortadan yok olunca bizim mektuplar da sıklaştı. bende hala umut var, çocuğa vatan millet sakarya, birlik beraberlik, ırkçılık değil vatandaşlık bağı zart zurt, anlamayacağı şeyler anlatma peşindeyim, gene bir gün, Atatürk, cumhuriyet, kurtuluş savası, reformlar, kadın erkek eşitliği temalı bir mektup döşemişim. kızı da bu konuda konuşmaya, düşüncelerini paylaşmaya teşvik edici sorular sormuşum, anladın mı Atatürk'ün bizim için önemini? şeklindeki vurucu(!) sorumla bitirmişim.&lt;br /&gt;Kız "Atatürk de Apo gibi önderdir, Apo bizim önderimizdir Atatürk de Türklerin önderidir, peygamber de müslümanların önderidir, o yüzden üçünü de sevmeliyiz. Atatürk sayesinde Türkler bağımsız olmuştur Kürtler de yakında bağımsız olacaktır" diye cevap gönderdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonraki mektuplarıma da cevap vermedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok uzun zaman sonra "babam öldü, para yok, iş yok, annem hasta, kar var, kış çok ağır, botum yok" temalı bir mektup yazdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tahmin ettim, ama gene de anlatmasını istedim. -okul adresine yolluyordum mektuplarını- okul müdürü, "onu okuldan aldılar, artık yazmanıza gerek yok" diye cevap gönderdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün düşündüm. Benim o kıza hiç faydam dokunamamıştı. Hiç bir fark yaratamamıştım hayatında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umarım başka insanların başka çocuklara faydaları dokunmuştur o kampanyalarla.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-4570299708105042928?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/4570299708105042928/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=4570299708105042928' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/4570299708105042928'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/4570299708105042928'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/07/cok-daha-genc-ve-cok-cok-daha-idealist.html' title=''/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-3995689085847641810</id><published>2011-07-13T12:04:00.001+03:00</published><updated>2011-07-13T12:11:10.741+03:00</updated><title type='text'>Götüm açık kalmış diyelim biz ona</title><content type='html'>Rüyamda ben varım, Evrim var. Tanımadığım 3-4 kişi daha var. Hepimiz bisikletlerin tepesindeyiz. Bisikletlerimize rengarenk bayraklar takmışız. Eceabatta vapur kuyruğundayız!&lt;br /&gt;Meğerse biz İsviçreden Eceabata kadar bisikletle gelmişiz..Ya, yaa! Bence de götüm açık kalmış!&lt;br /&gt;Sınavlar beni Lozan'a kıstırıp, uçak biletleri de kısa bir haftasonu kaçamağını bile imkansız kılınca, rüyalarda buluşuyoruz artık:P Bilinçaltım nasıl bir dünyaysa, &lt;a href="http://marttlemag.blogspot.com/2008/05/missmarttle-bisiklete-biniyor.html"&gt;bir alt postta nasıl profesyonelce bindiğimi anlattığım bisikletle&lt;/a&gt; Türkiyeye kadar geliyorum!&lt;br /&gt;Lozandan trenle hareket etmeyi, İsviçrenin hiç bilmediğim İtalyan kantonlarını geze geze İtalya'ya geçmeyi, İtalyayı da kuzeyden güneye trenle geçip her yerini gezmeyi, Brindisiden feribotla Yunanistan'a geçmeyi, Yunanistan'ı bu sefer güneyden kuzeye dolaşmayı, ve Selanik'te Dostluk Ekspresine atlayıp İstanbul'a kadar onla gitmeyi hep hayal etmişimdir. Kısmetse bir dahaki yaza yapacağım da hatta. Ama rüyam fazla uçuk olmuş. Bisikletle?!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-3995689085847641810?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/3995689085847641810/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=3995689085847641810' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/3995689085847641810'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/3995689085847641810'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/07/gotum-ack-kalms-diyelim-biz-ona.html' title='Götüm açık kalmış diyelim biz ona'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-9040681200882147882</id><published>2011-07-13T11:55:00.001+03:00</published><updated>2011-07-13T11:56:42.062+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nasil bu hale dustum?'/><title type='text'>Missmarttle Bisiklete Biniyor!</title><content type='html'>&lt;b&gt;2,5 yıl aradan sonra bu yazıyı tekrar yayınlamamın bir sebebi var. üst postta anlatacağım rüyam!&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5 kilo vermem lazım. Acil. Koşamam. Yürüyemem,sıkılırım. Aerobik falan yapamam, iki günde bırakırım. Pilatesi denedik, gördük benim tarzım değil. Düşünce gücüyle de zayıflayamayacağıma göre bari bisiklet süreyim dedim.&lt;br /&gt;Bizim evin hemen arka tarafında 1,5 kilometrelik bir koşu parkuru var, ağaçların altında, asfalt kaplı, günün her saati gölge, mis. Tam bisiklet sürmelik, dümdüz. Hem senle birlikte yürüyen/koşan/paten kayan insanları görüp gaza gelebileceğin bir yer, tam bir spor salonu havası. Sports international'a ayda 180 milyon verme, Ataköye takıl, aynı şey. Ortadaki çimlik alanda aerobik,yoga yapan teyzeler bile var. Neyse. Bisiklet de tamam, babam Ezgi oyalansın diye pembe bi corvette almış, kız bisikleti, Ezgi kıçını kaldırıp bi kere binmediği için cillop gibi, aynen duruyor aşağıda. Ben bisiklete binmeyeli rahat 10 yıl olmuş, ama umursamıyorum, insan bisiklete binmeyi bi kere öğrendi mi bi daha unutmazmış,bilim söylüyor.&lt;br /&gt;Evle parkur arasında dere, derenin üstünde de köprü var. Ordan geçmem lazım. Bi ayağımı atıyorum bisikletin üstüne-ınınınınnnn! ben bu bisiklete binemem! Koltuk çok yüksekte! Hemen evi arıyorum, ezgi benle dalga geçiyor, taktiği veriyor sonra: Kaldırımdan bin!&lt;br /&gt;Kaldırım bulana kadar elimle iteleye iteleye götürüyorum bisikleti. Parkurun girişinde biniyorum üstüne- önce görebilecek biri var mı diye etrafı kolaçan ederek. Aman yarabbim, hatırlıyorum, ben 10 yıl önce de hep bisikletten düşerdim! Bu şimdi mi aklına geldi missmarttle! tırsak tırsak ilerliyorum. Bir elim hep arka frende. Ön freni hayatta sıkmam, arka tekerlek havaya kalkabilir, düşerim. o yokuş aşağı giderken değil miydi missmarttle? olsun. temkinli olmak iyidir.&lt;br /&gt;Saat 11 falan. Sabah sporu bitmiş, parkur tenha. Dolayısıla ezilme tehlikesiyel yalnız kediler karşı karşıya. Onlar da belli bölgelerde konuşlanmışlar, yerlerini biliyorum. Zaten 1 kilometre ötede bir kedi görsem daha ordan başlıyorum fren sıkmaya. Hayır,koltuk yüksek olmasa, bi tehlike anında hop diye atlarım bisikletten. Ama ayaklarım yere değmiyor! Ayaklarım pedallara bile zor yetişiyor.&lt;br /&gt;Bi 20 metre falan gitmişim. Soğuk soğuk terler döküyorum. Zira az ilerde parkurdan çıkıp yola inmem lazım, sonra tekrar kaldırımla birleşecek yol. Hadi o minnacık tümseği inip çıkmayı bir yana bıraktım, ortadan araba falan da geçebilir. Bisikletten inip ordan yürüyerek geçmeye karar veriyorum, ama bu da kötü fikir. Bisikletten inersem tekrar binemediğimi sonradan hatırlıyorum. Çocuk parkının sonuna kadar üzerine basıp bisiklete binebileceğim herhangi bir tümsek yok, işin kötüsü bir sürü köpek hoplayıp zıplıyor orda. Ben köpekten feci korkarım. Bisikletin üstünde olsam korkmazdım, ama bu sefer de en ufak yakınlaşmada ezmeyeyim diye manevra yapar, kendimi yerde bulurdum. Yine tırsa tırsa geçiyorum. Ha gayret. Az bişey kaldı.&lt;br /&gt;Kasıklarım feci şekilde acımaya başlıyor. Bu koltuk çok acıtıyor! Sanırım çok yüksek olduğu için.İkinci turu atamayacağımdan eminim. İşin kötüsü bileğimi de kırmak üzereyim. Gidonun üstüne öyle bi abanıyorum ki, bileklerimi oynattığım an korkunç bir acı hissediyorum. Olamaz. Sağ freni sıkmaktan parmaklarım uyuştu. Ve sanırım sürekli fren sıkarak gitmekten lastiklerin de ağzına sıçtım.&lt;br /&gt;Turu tamamlamak üzereyim. Ama o da ne! Karşıdan iki tane bebek arabası geliyor, yanyana! Annelerin ikisi de kenara çekilecekmiş gibi gözükmüyor, ya üzerlerinden geçeceğim, ya da duracağım. Duramam, ayaklarım yere değmiyor! Saniyeler ağır çekimde geçiyor, sanki bir aksiyon filmindeyim. Burun burunayız, ben duramıyorum. En son yere kapaklanmak pahasına iki freni birden sıkıyoru.Bisiklet duruyor. Hayret, yere devrilmiyorum.Anneler geçiyor. Annelerden nefret ediyorum.&lt;br /&gt;Turu tamaladım, eve dönebilirim. En fazla 15 dakika sürdü, ama şapır şapır terlemişim. Bu strese fazla dayanamam,2 haftaya kalmaz veririm o 5 kiloyu diye düşünüyorum. Mesudum. Bir de şu bisikleti duvara yaslamayı başarabilsem.... Kilidini takıyorum. Asansöre biniyorum. Vazgeçip iniyorum. Yürüyerek çıkacağım merdivenleri. 5 kilo vermem lazım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-9040681200882147882?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/9040681200882147882/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=9040681200882147882' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/9040681200882147882'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/9040681200882147882'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2008/05/missmarttle-bisiklete-biniyor.html' title='Missmarttle Bisiklete Biniyor!'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-6558418302400319701</id><published>2011-07-11T23:18:00.088+03:00</published><updated>2011-07-11T23:18:00.816+03:00</updated><title type='text'>Kişisel düğün manifestom</title><content type='html'>Yaşımın official olarak kemale erdiğini bu yaz, her gün ard arda facebook'a düşen düğün albümleriyle anladım. Evet, mezun olalı 3 yıl oluyor, herkes askere de gitti, devir evlenme devri! seneye bu zamanlarda da bebek fotolarına bakacağım, ve hala , ama hala, tez yazıyor olacağım! Hiçbirisine katılamadığım bu düğünler üzerinde, facebook vasıtasıyla gözlemler yaptım ve msn'de skype'da dönen dedikodularla harmanladım. Ortaya şöyle bir manifesto çıktı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Öncelikle bu düğünün önümüzdeki 5 yıl içinde gerçekleşmeyeceğini belirtmek isterim.) &lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Benim sadece ve sadece 1 tane düğünüm olacaktır. Bilmemnerde kına gecesi, bilmemnerde nikah, bilmemnerde nikah yemeği, bilmemnerde düğün gibi şeylere girişmeyeceğim. Bi kere bi yerde yaparım, gelebilen gelir, gelemeyene geçmiş olsun. &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Benim düğün hazırlıklarım boyunca tüm sülalem ve arkadaşlarım seferber olmalı, herkes herşeyimle ilgilenmelidir. Herkes tarafımdan verilecek görevleri başarıyla ifa etmelidir.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kına gecesi diye bi ihtimal yoktur. Düğünden önceki gece annem babam kardeşimle yemeğe çıkacağımdır.Kına kadar tiksindiğim pek az şey vardır.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Aha! çok önemli detay. HİÇKİMSE, bizim evde kalamaz! Ne herhangi bir  akrabam, ne de arkadaşlarım. Düğünden önceki son 2-3 gece, evimizin  nufusu 4 kişi ile sınırlıdır, kontejyan dolmuştur. Kendinize kalacak yer  bulunuz, öyle geliniz. Bu maddeye, babaannem, anneannem ve dedem dahi  dahildir!&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Düğünüme davet etmeye layık bulduğum herkes düğünüme gelmelidir! Özellikle yakın çevremin bahanesi o-la-maz. Bütün yakın akrabalarım tam kadro katılmalıdır.Karıyı/kocayı/çocukları yollamak sayılmaz, şahsen katılım esastır. ( "ben düğünlere karşıyım. prensip olarak gitmem. nikaha gelirim, düğüne gelmem" tarzı yaklaşımlar da buna dahildir.Tatil amacıyla uzaklaşıp düğünümü kaçıranlar affedilmez.Yurtdışında bulunması gerekenler, askerler,hastası/cenazesi/yeni doğmuş bebeği olanlar muaf tutulur.) Düğünüme gelmeyenin cenazesine gitmem. Net.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Benim düğünümde erkekler kahvehaneye gider gibi spor pantolon, yakası açık gömlekle gelemez. Aklınızı başınıza toplayın, traşınızı olun, takım elbisenizi giyin, kravatınızı takın. Düğünüme girişte orduevi&amp;nbsp; disiplini uygulanacaktır.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bayan yakınlarım kesinlikle siyah giyemez. Buna göbekli halalarım da dahildir. Beyaz da aynı şekilde yasaktır. Bunlar düğünlerde tercih edilmemesi gereken renklerdir, özellikle benim düğünümde herkes cıvıl cıvıl olmalıdır, benim sinirimi bozmamalıdır. Ayrıca bildiğim kadarıyla sülalemde kimse fakir değildir. Herkes zevkli, yeni giysiler giymeli, saçını başını yaptırmalı, makyaj yapmalıdır. Süklüm püklüm , özensiz gelmek yasaktır. Daha önce başka akraba düğünlerinde de giyilmiş, çoktan facebooka düşmüş kıyafetle katılmak da yasaktır.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Benim düğünümde halay çalamaz, çalmayacaktır. Aynı şekilde atabarı ve horon da çalmayacaktır. Harmandalı, misket ve bilimum ankara havaları, hatta (üzgünüm anne) roman havası dahi çalmayacaktır. Benim düğünümde göbek atmaktan terlemiş teyzeler/amcalar olamaz. Benim düğünüm 29 ekim protokolü havasında geçecektir,piyanist şantörler değil şahsen araştırıp bulacağım, yetenekli genç müzisyenler sevdiğim enstrümanlarla hafif müzik çalacaklardır, bu enstrümanlar arasında viyola, çello ve piyano esastır.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Benim düğünüme benim şahsen tanımadığım kimse davet edilemez.(bu madde annemle babama)Beni tanıştırmadığınıza göre çok da sevdiğiniz kimseler değillerdir. Bilmemkaçıncı dairenin bilmemkaçıncı üyesi, bilmemnerenin başsavcısı,bilmemnerdeki lojmandan komşumuz şeklinde bir kontejyanımız yoktur. Onları siz bi zahmet başka zaman restoranda ağırlayın.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Benim düğünümde çok kalabalık bir nufus olamaz. Tek tek öperken hayattan bezmeyeceğim kadar insan çağrılmalıdır.Sadece yakın akrabalar, arkadaşlar kafidir. Soyağacımızın bütün dallarına erişmeye, iş arkadaşları, komşular, hocalar gibi özel hayatımda çok da lüzumu olmayan kimseleri çağırmaya gerek yoktur.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Benim düğünümde kimse eleştiri yapamaz. Zira benim düğünüm davetlileri memnun etmek için yapılmayacaktır. Herşey benim ve müstakbel damadın zevkine ve keyfine kalmıştır. &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Benim düğünümde oğlan tarafının dedikodusunu yapmak da yasaktır. Onlarla kaynaşmak mecburidir.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Benim düğünümü herhangi birinin düğünüyle kıyaslamak kati surette yasaktır.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;"o ne taktı bu ne taktı" tarzı sorular sorulamaz, çok terbiyesiz cevaplar verebilirim.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Herkes gülümsemek, olmasa bile mutlu numarası yapmak zorundadır. Kimse benim keyfimi kaçıramaz.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;bu maddeleri aklıma geldikçe ekleyeceğim...&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-6558418302400319701?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/6558418302400319701/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=6558418302400319701' title='12 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/6558418302400319701'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/6558418302400319701'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/07/kisisel-dugun-manifestom.html' title='Kişisel düğün manifestom'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-6093173053996801338</id><published>2011-07-10T01:39:00.000+03:00</published><updated>2011-07-10T01:39:09.771+03:00</updated><title type='text'>cosby effect</title><content type='html'>Saat 01.37 sularında kız kardeşini arayıp "çok yağmur yağıyo bardan sakın çıkma sen. yağmur dinene kadar takılın, gelirken de taksiyle gel, parasını ben veririm cimrilik yapma" diyen türk ablası az bulunur. bence hayallerdeki ablayım, kıymetim bilinmiyo.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-6093173053996801338?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/6093173053996801338/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=6093173053996801338' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/6093173053996801338'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/6093173053996801338'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/07/cosby-effect.html' title='cosby effect'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-376694452428665727</id><published>2011-07-09T10:21:00.032+03:00</published><updated>2011-07-09T10:21:00.539+03:00</updated><title type='text'>Notre Dame de Lausanne</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-0P3ngAEDfiw/Thd1SLM5DWI/AAAAAAAABN4/uEUcgr2BhNE/s1600/IMG_0404.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-0P3ngAEDfiw/Thd1SLM5DWI/AAAAAAAABN4/uEUcgr2BhNE/s320/IMG_0404.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ne zaman bir kiliseye, katedrale, havraya ya da camiye girsem, korkuyla ve saygıyla karışık bir ürperti hissederim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-FwLkq979bq0/Thd1VMkm3rI/AAAAAAAABN8/1EQ6Hxx_Vb8/s1600/IMG_0405.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-FwLkq979bq0/Thd1VMkm3rI/AAAAAAAABN8/1EQ6Hxx_Vb8/s320/IMG_0405.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;"Allahın evine girmek" diye bir psikoloji var bence. İşte o hasıl oluyor, sus-pus oluyorum, etrafa dokunmadan, sadece inceleyerek, çıt çıkarmadan yürüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-V2Fb9nXEZ6A/Thd1XNhb0YI/AAAAAAAABOA/2mnFztLwd_Q/s1600/IMG_0406.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-V2Fb9nXEZ6A/Thd1XNhb0YI/AAAAAAAABOA/2mnFztLwd_Q/s320/IMG_0406.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Sırf kendisi başka bir dine mensup diye girdiği ibadet mekanına saygısızlık eden, gülen, şakalaşan, gürültü yapan, flaşla çat çat fotoğraf çeken öküzlere çok sinirleniyorum, çoğu zaman uyarıyorum da. Maalesef bizim Türkler de çok yapıyor bu terbiyesizliği...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-rBUnJr2EOfw/Thd1YT0zQ9I/AAAAAAAABOE/EyBGAGj-bak/s1600/IMG_0407.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-rBUnJr2EOfw/Thd1YT0zQ9I/AAAAAAAABOE/EyBGAGj-bak/s320/IMG_0407.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Hayatımda 3 kere gittiğim kilisede gerçekten çok etkilenip "ben burda dua etmeliyim!" dedim. İlki  Madrid'deki Almudena Katedraliydi. İkincisi Bogota'daki Monserrat tepesindeki teleferikle çıkılabilen kilise ve üçüncüsü de Milano'daki Duomo Katedrali. Bu üçüne girer girmez "dua etmeliyim" dedim ve aç gözlü davranmadan benim için gerçekten önemli dilekler diledim. Üçü de hayaldi, gerçek oldu :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-pgtw3tSKInE/Thd1ZxN_GFI/AAAAAAAABOI/mKC0YOstzgU/s1600/IMG_0408.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-pgtw3tSKInE/Thd1ZxN_GFI/AAAAAAAABOI/mKC0YOstzgU/s320/IMG_0408.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Lozan Katedrali'nin öyle büyüleyici, insanı tasavvufa sevkeden bir havası olmasa da çok güzel bir mimarisi var bence. Bir kez özel olarak fotoğraf makinamla gidip detayları fotoğraflamak istiyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-376694452428665727?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/376694452428665727/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=376694452428665727' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/376694452428665727'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/376694452428665727'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/07/notre-dame-de-lausanne.html' title='Notre Dame de Lausanne'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-0P3ngAEDfiw/Thd1SLM5DWI/AAAAAAAABN4/uEUcgr2BhNE/s72-c/IMG_0404.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-2415363213106912165</id><published>2011-07-08T21:19:00.054+03:00</published><updated>2011-07-08T21:19:00.175+03:00</updated><title type='text'>öküz müyüm? şeker hastası olur muyum?</title><content type='html'>sabah uyanınca ota boy bir kupanın 4/5ini kaynamış su ile doldurarak çay demledim. üstünü süt ile tamamladım.1,5 tatlı kaşığı şeker karıştırıp içtim.&lt;br /&gt;yarım saat sonra 1 büyük armut, 1 orta boy muz yedim.&lt;br /&gt;yarım saat sonra aynı şekilde bi kupa sütlü çay eşliğinde 1 yumurtanın 1 kaşık un , 2 kaşık yoğurt ile çırpılması ve tereyağında pişirilmesi suretiyle bir omlet, dilimlenmiş, üzerine zeytinyağı ve nar ekşisi dökülmüş birer adet domates, biber ve salatalık (salatalıklar kolum kadar olduğu için salatalığın1/5'i), 10 tane filan zeytin (yarısı yeşil yarısı siyah)2 dilim tavuk jambon, 2 kibrit kutusu olabilecek büyüklükte beyaz peynir, ve bir dilim ekmek yedim, üstüne tatlı olarak 2. dilim ekmeğin üzerine tereyağı ve bal sürdüm:) bunları yerken saat 10.30'du.&lt;br /&gt;kahvaltının üstüne bi kahve yaptım.oldukça sert bi kahveydi, 2 kaşık kahveden yapmıştım, üzerine krema ve&amp;nbsp; 1,5 tatlı kaşığı şeker eklemek suretiyle içtim.&lt;br /&gt;12 civarı bir yeşil elma yedim. 15 dakika sonra nane çayı içtim, bu sefer şekersiz. 13.30 civarı da yeşil çay içtim, bir kaşık balla karıştırarak.&lt;br /&gt;14.30 dolaylarında acıktım.1 iri soğan, 1 havuç, 1 epey iri kabak, orta boy acı biber,2 kocaman domates, bir tatlı kaşığı biber salçasını az su iekleyerek pişirdim, sonra bu sulu sebzelere suyunu çekecek kadar noodle ekleyerek tuzunu baharatını koydum, biraz daha pişirdim. 2 büyük tabak yemek oldu. hepsini, yoğurt eşliğinde yedim. &lt;br /&gt;üstüne bi sütlü çay daha içtim. &lt;br /&gt;16.00 civarında 1 şeftali yedim. 16. 30 gibi sütlü çay..&lt;br /&gt;17.30 gibi bir kase üzüm. yanında 2 kibrit kutusu beyaz peynir.&lt;br /&gt;19.30 da büyük bir kasede, iceberg, mor lahana, havuç, salatalık rendesi, mayonez, yoğurt karışımı bir salata ve yanında 6 tane balık kroket..&lt;br /&gt;üstüne tabii ki sütlü çay..&lt;br /&gt;21.00 civarı kahve. bu sefer damla sakızlı türk kahvesi, çok şekerli.&lt;br /&gt;22.00 civarı kırmızı elma, 1 avuç ceviz.benim ellerim büyüktür bu arada!&lt;br /&gt;24.00 civarı sütle yapılmış salep. &lt;br /&gt;2 civarı yatana kadar, çay eşliğinde kah behzat ç. kah ders, kah sosyal medya..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bütün bu yediklerimi geçen gün not ettim.saatlerde 5er dakika 10ar dakika sapmalar var tabii ki ama düzenli, gözüksün diye böyle not etmişim. evde çalışarak geçirdiğim ortalama bir günde bu şekilde besleniyorum ben. (dışarı çıktığım ya da enstitüye gittiğim günler daha az yiyorum/içiyorum. hatta derslere girdiğim dönemlerde, sabahtan akşama kadar aç durup akşam kıtlıktan çıkmış gibi yediğim ibretlik bir beslenme düzenim var.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ana öğünlerim gayet başarılı bence ama ara öğünlerde anormal derecede şeker tükettiğim dikkatlerden kaçmıyor. hayvan gibi meyve yediğim yemezmiş gibi, her bir, 1,5 tatlı kaşığı şekerli galonlarca sütlü çay da olmazsa olmazım halime gelmiş. sütlü çaya başlamadan önce her seferinde kahve içiyordum. kahveyi sütlü çayla bertaraf etmeyi başardım. şimdi becerebilirsem sütlü çay yerine de bitki çayları içmeliyim ki en azından şekersiz içebileyim.&lt;br /&gt;yoksa bişey olucak bana! kesin! bi insan bu kadar çok şeker tüketmemeli yahu!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-2415363213106912165?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/2415363213106912165/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=2415363213106912165' title='10 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/2415363213106912165'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/2415363213106912165'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/07/okuz-muyum-seker-hastas-olur-muyum.html' title='öküz müyüm? şeker hastası olur muyum?'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-3945986002099240652</id><published>2011-07-08T03:16:00.001+03:00</published><updated>2011-07-08T03:17:45.475+03:00</updated><title type='text'>rakılı akşamlar, gün batımları!</title><content type='html'>&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="349" src="http://www.youtube.com/embed/ajMDjS_rpTc" width="425"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;Son dönüşümün üstünden 66 gün geçmiş, ben gene İstanbul'u gerdanından öpmek arzusundayım, artık tecrübeyle sabit ki benim sıla özlemine tahammülüm 2 ay. 3.den gün alınca sapıtıyorum.&lt;br /&gt;En kritik günlerde yetişip kan veren sevgili ve kardeşin tedarikleri sağolsun, henüz aşerdiğim herhangi bir yiyecek-içecek olmadı. Kavunu karpuzu özlüyorum sadece, ama sırf kavun karpuz aşkıyla en pahalısından son dakika bileti alıp uçacak kıvama gelmedim henüz.&lt;br /&gt;Ntv tarih aşerdim. Okumak istediğim kitapları sevgilime aldırıp okutuyorum, ben okumuş kadar oluyorum. Ntv tarih de mi alıp okusa acaba.&lt;br /&gt;Herşey öylesine saçma ki burda, cuma akşamı atlayıp İstanbula uçacağım, iki gün kendi evimde herşey şirketten konseptinde ağırlanıp pazar akşamı dönebileceğim meblağ ile Dubrovnikte 5 gün konaklama+yemek+abuksubukalışveriş ödeyebiliyorum.(Allahım sen İsviçrelilere akıl fikir ver.) &lt;br /&gt;Dubrovnik'e gitmek için sevgilimin de bu diyara taşınacağı -maalesef aşık usandıracak kadar nazlı- günlerin gelmesini bekliyorum.&lt;br /&gt;Hayallerimi süsleyen 3 tatil planı kaldı geriye henüz gerçekleştiremediğim: balkanlarda interrail, adriyatik kıyıları, isviçreden türkiyeye karadan dönmek suretiyle italya-yunanistan turu. bu üçünü mümkünse sap gibi tek başıma yapmayayım. allahsız sylvain. bi el at artık şu işe! cibiliyetsiz jönev'liler.&lt;br /&gt;elinizi çabuk tutun daha beni kabul ediceksiniz...&lt;br /&gt;kısmetse o zaman sorucam, neresi sıla bize , neresi gurbet? iyiden iyiye karışacak çünkü.. e mecburen..yollar bize memleket..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-3945986002099240652?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/3945986002099240652/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=3945986002099240652' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/3945986002099240652'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/3945986002099240652'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/07/neresi-sla-bizeneresi-gurbet.html' title='rakılı akşamlar, gün batımları!'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/ajMDjS_rpTc/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-6388056095537148871</id><published>2011-07-04T12:55:00.001+03:00</published><updated>2011-07-04T12:56:17.140+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Günde 30 defa kendi kendime tekrar ettigim bir gercegi bir kere de yuksek sesle soyleyeyim: akademik kariyer yapacagimi bilseydim, asla ama asla ama asla ama asla asla asla asla asla hukuk okumazdim. hukuk aklima gelecek son ihtimal olurdu hatta.&lt;br /&gt;Beni cok daha mutlu edecek pek cok bolum varken ve herhangi birini kazanmak hukuk kazanmaktan daha kolayken bu bolumu tercih etmemin tek sebebi gelecek kaygisiydi. Psikoloji ya da edebiyat bitiren birinin Türkiye gibi bir ulkede bir baltaya sap olmasinin o kadar da kolay olmadigini -hala- dusunuyorum, ama sonucta okulda kalacagimi bilsem hayallerimin okulunda mesguliyetimden keyif alarak okuyabilirdim ayni puanla..Ya da gastronomi okuyabilirdim (cok zevkli olmaz miydi?)&lt;br /&gt;Üniversitelerin meslek edindirme fonksiyonunun ikincil oldugunu, oncelikle bilim yapilan, teori gelistirilen yerler olmasi gerektigini hep savunan ben, bu fikre tezat olarak, sirf bitirince hali hazirda bir cevremiz var ve &amp;nbsp;issiz kalmak ihtimali yok, en kotu ihtimalle avukat olunuyor diyerek hukuk yazdim ama, bugün boyle bir burs bulmamis ve kadro almamis olsaydim, ne bok yerdim hicbir fikrim yok. Ne hakim, ne avukat, ne noter, ne hukuk danismani olmak istemezdim -hatta evlerden irak- , o derece uzagim aslinda mesgul oldugum ise.&lt;br /&gt;Durusma salonlarinin onundeki yasi geckin orta sinif avukatlar gibi, bu isleri birakip pastane acmak, kitap kafe acmak gibi hayaller kuruyorum simdiden. Ve hatta, gokten uc elma duser gibi halihazirda bir ciftlik bahsedilecekse eger, ege kasabalarindan birinde organik tarimla da ugrasabilirim:) olur yani:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-6388056095537148871?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/6388056095537148871/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=6388056095537148871' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/6388056095537148871'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/6388056095537148871'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/07/gunde-30-defa-kendi-kendime-tekrar.html' title=''/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-5091082755959030347</id><published>2011-07-04T00:07:00.000+03:00</published><updated>2011-07-04T00:07:03.737+03:00</updated><title type='text'>Ben bugün</title><content type='html'>evlilik hazırlıkları, nişan, düğün sürecinde çok yorulduğu ve bunaldığı için, balayında döner dönmez, kız arkadaşlarıyla tatile çıkan gelin gördüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bana kalırsa kendisinin nikah cüzdanı zor kullanarak elinden alınmalı ve belirsiz bir süre boyunca kredi yurtlar kurumunun 8 kişilik odalarıyla meşhur kız yurtlarından birine kapatılmalı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-5091082755959030347?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/5091082755959030347/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=5091082755959030347' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/5091082755959030347'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/5091082755959030347'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/07/ben-bugun.html' title='Ben bugün'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-937063609957641494</id><published>2011-07-02T15:15:00.000+03:00</published><updated>2011-07-02T15:15:09.716+03:00</updated><title type='text'>Polemik</title><content type='html'>Bana gerçekçi gelmiyor. Sadece onlarınki değil, 1 ay içerisinde tanışıp, sevgili olup, evlilik kararı alıp, düğün yapan (marifetli bi de range rover aldırmış arada) hiçbir çift bana gerçekçi gelmez yani.&lt;br /&gt;Adam zaten teneşir ile paklanması gereken yaşta. Kızı hiç sevmem, kuyruk acıları say say bitmeyen bir tip. Babası da 30 bilmem kaç yıllık karısını kendi kızı yaşında biri için terkedip, nikah kıyıp, çocuk yapmamşı mıydı? Bu işi bu kadar normal bulan bir insan, o zaman aylarca kendi babasına küs kalıp, gazete köşelerinde eleştirip, ağır laflar etmeyecekti.Şimdi bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu deniyor haliyle..&lt;br /&gt;Belki içten içe bi intikam duygusuyla, annesine yapılanın intikamını başka bir kadından almak istemiştir. Çok genç de sayılmaz ya, hadi neyse, gene tecrübesizliğine, cahilliğine verelim.Ama adama diyecek laf yok.. 30 küsür yıllık karını,çocuklarının annesini, tam da kanser olduğu,ilgiye, sevgiye, morale, hayata bağlanacak güce ihtiyaç duyduğu dönemde boşa..1 ay içerisinde git, kızın yaşında kadınla evlen..&lt;br /&gt;Böyle bir durum olmasa, yaşlanma korkusuna vereceğim, kırkından sonra azmış diyeceğim, genç bir kadın kendine ilgi gösterince bilmemne budalası oldu diyeceğim ama..ı-ıh.. &lt;br /&gt;Oliver Martinez bile, ilişkilerinin çok daha önceden bittiğini düşündüğü halde, o durumda bir kadına bunu yapamayacağı için, tedavisi bitene kadar Kylie'den ayrılmamıştı ulan..Senin bi de çocukların var! &lt;br /&gt;Hani evlilik, iyi günde, kötü günde birlikte olmaktı?&lt;br /&gt;"Biz dost kaldık, kol kola ayrıldık" diye demeç verme bari utanmadan..&lt;br /&gt;Bi de öpüşerek poz vermişler ya gazetelere, elime geçirsem bi kaşık suda boğarım.&lt;br /&gt;Bergüzarla Halitten sonra, ikinci kez, hiç üstüme vazife olmadığı halde bir çiftin evliliğine en kem gözümle bakıyor ve mutluluğu hiç haketmediklerini düşünüyorum..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-937063609957641494?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/937063609957641494/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=937063609957641494' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/937063609957641494'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/937063609957641494'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/07/polemik.html' title='Polemik'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-5185038832127657809</id><published>2011-06-30T14:00:00.002+03:00</published><updated>2011-12-02T02:44:57.451+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>"Şımarık Kız" benim izlediğim ilk bale. Ankara'da yaşadığımız yıllar, sanatı ilk keşfettiğim yıllardır, çünkü  doğası gereği zaten içine kapanık, hisli küçük kızının, taşradan geleli beri, büyük şehre, özel okulun züppe bebelerine uyum sağlayamadığını, her geçen gün daha fazla kitaplarına gömüldüğünü farketmiş, beni kendi yöntemleriyle eğlendirmeye çalışan annem, sahnelenen her çocuk oyununa, vizyona giren her çocuk filmine, hatta -kendi nefret etmesine rağmen- operalara götürürdü beni. Baleye gitmek istiyordum ben, &lt;a href="http://http//marttlemag.blogspot.com/2008/04/missmarttle-bale-yapyor.html"&gt;yazmıştım ya, bale içimde ukte.&lt;/a&gt; Nursal Halam bize gelmiş o zaman, hepi topu 15 günlük yıllık izinlerinden birini daha ,yine, uzaklarda büyüyen yeğenlerini görmek için feda etmekte. Baktı çok hevesliyim, "seni baleye götürürüm" dedi, "ama sıkılmak yok. sıkılmadan sonuna kadar izlersen saat alacağım sana."&lt;br /&gt;İlkokul bire gidiyorum ben, saate bakmayı bilmiyorum bile. herkes o kadar emin ki sıkılacağımdan!&lt;br /&gt;Annem, halam, ben, bir de Gülsevin Teyze. (ki kendisi beni kitaplarla tanıştıran ve sürekli daha fazla okumaya, hatta yazmaya teşvik eden insan.) 2 perdeyi de göreyim diye koltuğuma yığılmış paltoların üstünde, öndeki koltuğa abanarak, gözümü kırpmadan izledim ben. Büyülenmiştim.&lt;br /&gt;İlk balemi izleten halam, ilk saatimi aldı sonra.&lt;br /&gt;"Şımarık Kız"ın tanıtım kitapçığını yıllarca sakladım ben. Hala İstanbulda, odamda bir yerlerde.&lt;br /&gt;Halam geçen yıl öldü.Kanser.&lt;br /&gt;Ve ben bugün "La fille mal gardée" nin afişini gördüm, tek temsil,  7 ocaktaymış, halamın ölüm yıldönümünde.&lt;br /&gt;öyle.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-5185038832127657809?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/5185038832127657809/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=5185038832127657809' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/5185038832127657809'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/5185038832127657809'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2010/11/smark-kz-benim-izledigim-ilk-bale.html' title=''/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-6518451141256758156</id><published>2011-06-30T13:59:00.002+03:00</published><updated>2011-12-02T02:45:51.294+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Kredi yurtlar kurumunun yurtlarindan ayri, bizim okulun kendi yurdu da vardi yalnizca kizlar icin, 300 kisilik, egitim fakultesi kampusu icinde. E kampus onlarin kampus olunca, kalan kizlar da hep egitimdendi haliyle,  tek tuk hukukcular olur, iibfciler parmakla sayilirdi.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;1,5 senem gecti o yurtta. Kalanlar bilir, yurt odalarinda ders calismak mumkun degildir. Her odada en az bir adet uzaktaki sevgiliyle telefonda iliski yuruten arabesk kiz bulunur, sizin ders calismaya en cok motive oldugunuz saatler onlarin da telefonda kavga etme ve aglama saatleridir. Yurt odalarinda surekli radyo dinlenir. Sizin oda sessizlik hukum surse bile, kesin bitisik odada,karsi odada sonses Ebru Gundes, Yildiz Tilbe dinleyen birileri vardir.Koridor boyunca cam onunde sigara icip dedikodu yapan, kahkahalar atan kizlar olur.Birileri dustan cikmistir, ya da fon cekmektedir, sac kurutma makinasinin sesi ortaligi inletir. Odada masa vardir var olmasina da, ya uzerinde oje surulmektedir, ya dolaplara sigmayan daginikliklar yayilmistir her yerine, ya da arkadasinizin siparis verdigi pideler gelir,  kokuta kokuta onlari yer falan. Yurt odasinda ders calisilmaz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Katlarda etutler olur, onlarda calisirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Etutlerde masa kapmak tecrube isidir. Okulun ilk haftasi ilk bir kac gun kaptin kaptin, sonra yer kalmaz. Cam kenarinda olmayacak masan, kesin pencereler ufurur. Kalorifer onu de olmaz, sicaktan mayisirsin. Kapiya yakin olursa da her giren cikanda gurultu olur, dikkatin dagilir. Altinda&amp;amp;yakininda muhakkak priz olmali ki, masa lambani, bilgisayar sarjini, telefonunu takabil. Benim icin bir onemli kriter daha vardi: sagimda solumda sinif ogretmeni oturmasin!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Allahim, hic cikmazdi o kizlar etutlerden! Her allahin gunu ortalikta kirpik elisi kagidi ucusur, her yer uhu kokar. Keceli kalemler hirt hirt ses cikarir yazarken. Surekli fikir alisverisindedirler, fisir fisir konusurlar. Birbirlerinin masalarina gidip gelirler, surunen terlik sesi hic kesilmez. Mevsim tablosu yaparlar. Carpim tablosu yazarlar. Kartondan ev yaparlar. Kibrit coplerinden maket yaparlar. Grafon kagitlarindan kedi merdiveni yaparlar. Kagitlara pamuktan kardanadamlar yapistir, boynuna tigla atki orerler. Bilmemneyi cocuklara oyunla ogretmek icin aksiyon uydurma odevlerini yaparlar. Sandalyelere ipler baglar makrame yaparlar. Harita boyarlar. Oyle gicik bi ses cikarir ki o kuruboyalar! Ne yaparlarsa yapsinlar, muhakkak gurultulu ve uhu kokuludur. Onlar etutdeyken, size ders calismak haramdir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir gece deli gibi idare calisiyorum. Zaten alttan aliyorum, bi de hoca manyagin teki, nerden nasil soru soracagi belli olmuyor, stres kupuyum. Ezberlenecek tonla madde var. hepsi son geceye kalmis. Bilmekacinci kahvemi iciyorum, konsantre olmak icin kendimi zorluyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Birden onumdeki masa kirt kirt kartona basladi.  Rica ettim, uzaklarda baska bi masaya gitti, kesildi gurultu. Yarim saat gecti gecmedi, sol capraza baska bi kiz oturdu, kil testereyle kontrplak oymaya basladi. Birinci sinif tifillardandi, azicik sert cikinca topladi testeresini tahtasini gitti. Tam derin bir nefes alip tekrar basliyordum ki...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Butun koridoru inleten bir flut sesi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir degil, bir kac flut sesi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Etut kapisindan cikip, merdivenleri gecince ilk odada, utu odasinda flut calan kizlar!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Finalleri varmis, calismalari lazimmis!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;O gece ellerimi belime koyup, 10 kibariye gucunde cemkirdim ben o kizlara, hatta idareye sikayet etmislerdi beni. Indim, nobetciye de cingenelik yaptim. Careyi "muzik sinavi ve elisi odevi olanlar, kantine inip ordaki masalarda calissin, etutlerde gurultu yapmasinlar" diye anons yapmakta buldular.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;O kizlarin laneti miydi neydi, gene de kalmistim idareden. Butunlemede zar zor gectim.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-6518451141256758156?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/6518451141256758156/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=6518451141256758156' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/6518451141256758156'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/6518451141256758156'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/01/kredi-yurtlar-kurumunun-yurtlarindan.html' title=''/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-8024058674433191273</id><published>2011-06-30T13:44:00.000+03:00</published><updated>2011-06-30T13:44:39.189+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Benim anneannemin Balçova'da, kapısının önünde büyük bir basketbol sahasıyla, çocuk parkı olan bir evi var. Teleferik mahallesinde, yani en tepede olduğu için akşam parkedenler-sabah işe gidenler haricinde pek trafiği yoktur, yazın günde bir kaç kez "kırmızııı domaaaat" "topan patlıcaaannnn" pattes suvaaaaan" ve "gel, gel, karpuza gel!" ciler geçer, o kadar.&lt;br /&gt;Zamanında dedemin çalıştığı kurumun kooperatifinden satın alınmış. Herkes birbirini uzun yıllardır tanır. Her zaman, aynı yaşlarda en az 6-7 çocuk/torun büyütülür, hepsi bir arada o parkta, top sahasında, arka taraftaki kömürlüklerin önünde oynaya oynaya büyürler.&lt;br /&gt;Benim kuzenlerim de orda büyüdüler. Bayramlarda, tatillerde gittiğimizde biz de orada oynardık kardeşimle.Yılda bir kaç haftayla sınırlı da olsa, benim de sokakta büyüyen çocuk kültürü kapmışlığım var yani:)&lt;br /&gt;Bir an düşünün, sokakta hemen hemen aynı yaşlarda 10-12 çocuk istop oynuyor, ya da saklambaç, ya da kovalamaca. Başka bir çocuk da bütün olan biteni gördüğü balkonda, elinde bir kitap/dergi, kafasını kaldırmadan okuyor, aşağıya inmek içinden gelmiyor, gözucuyla bakmıyor bile. Üstelik kendi kardeşi, kuzenleri de aşağıda.&lt;br /&gt;Bayağı bir garipmiş.-mişim. &lt;br /&gt;Sonra dedem bana bisiklet aldığında da..ben o bisiklete de doğru dürüst binmedim. bize herşeyden bi tane alırdı- dördümüz paylaşırdık- ama herşeyin de sahibi olurduk. kaykayımız da vardı, patenlerimiz de, scooterımızda. ben hiçbirine binmezdim, balkonda otururdum.&lt;br /&gt;Ben niye öyleydim? &lt;br /&gt;Şimdi kendi çocuğum olsa "bunda bir gariplik var, niye bu çocuk böylesine sosyofobik?" diye düşünürdüm ama bundan 10 yıl önce sessiz sessiz oturup yaramazlık yapmayan çocuk velinimet sayıldığından ailemin dikkatini çekmemişim demek ki. Aksine, sürekli irşeyler okuyorum diye gururlanırlardı, eve gelen misafirlere kütüphanemi gösterirdi babam.&lt;br /&gt;Yıllar geçti, 23 yaşıma geldim, hala grupça yapılan hiçbirşey ilgimi çekmiyor. Kalabalık buluşmalara gitmem..Düğün, doğum, cenaze, sünnet, mezuniyet, doğum günü gibi kalabalıkla karşılaşacağım, selamlaşıp hoşbeş yapacağım yerlere de itinayla gitmem. Aynı anda çok fazla arkadaşlık kuramam..Yeni birileriyle çok takılmaya başladıysam eskileri arayıp sormamaya başlarım..Yeni bir ortama girdiğimde, yeni bir kursa başladığımda ya da başka bir şehre taşındığımda örneğin, insanların gelip benimle tanışmasını, bir yerlere davet etmesini beklerim, yoksa sittin sene kimseyle konuşmam, birşey sormam, davet etmem..&lt;br /&gt;Kardeşimi bizim okulda yazları açılan fransızca kursuna yazdırdım. İlk günden yarım yamalak ingilicesiyle 2 polonyalı, 1 rus, 1 taylandlı arkadaş edinmiş. İkinci gününde hepsini toplayıp göle götürdü.Bugün piknik yapacaklarmış, yarın da bara gidecekler..&lt;br /&gt;Kardeş olduğumuza inanmak güç!&lt;br /&gt;Beni bırak kendi halime, 10 sene aynı sınıfta okuduğum insanlara selam ermeden yaşarım yani o derece..Kimseyle görüşmesem, sınıfça yaptıkları aktiviteye katılmasam da olur. Aman da herkes arkadaş, ben kimseyi tanımıyorum diye üzülmem..Sıkılmam.. Kendi kendime eğlenirim..Kitap okurum.Dergi bakarım.Blog okurum.Sinemaya giderim.Yaparım bişeyler..&lt;br /&gt;Evrim de aynı ben! Zaten birbirimizle nasıl kaynaşıp da sevgili olduk, anlayan bilen yok henüz!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-8024058674433191273?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/8024058674433191273/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=8024058674433191273' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/8024058674433191273'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/8024058674433191273'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/06/benim-anneannemin-balcovada-kapsnn.html' title=''/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-3102634888492196567</id><published>2011-06-26T01:58:00.001+03:00</published><updated>2011-12-02T02:46:42.539+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>geçen gün reader arsivinden rastgele yazılar okuyordum. bir kaç yıllık bir post, belki daha eski, bebeğinin gördüğü kabusu anlatıyodu anne. bir adamın gelip parmağını ısırdığını görmüş bebek, annesine öptürmüş uyanınca.neden korkabilir, neyi görebilir ki bir bebek kabusunda? "seri katilin elinde bıçakla kendini kovaladığını görecek hali yoktu ya" diyordu anne. elbet kendi küçük dünyasının sınırlarına kadar gidecek, orda duracak.&lt;br /&gt;yaşadığımız tüm duygular gibi korkular da göreceli.&lt;br /&gt;ben bugün sokakta taa uzakta bir köpek görsem daha şimdiden kaldırım değiştiririm. kızkardeşim, boyundan büyük, kırmızı gözlü, canavar köpekleri bebek gibi öpe öpe seviyor.&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;benim hayatımda olmakta olduğum insan olmaktan korktuğum zamanlar var. ben olmakta olduğum insan olmaktan korktuğum zamanlarda olmadığım bir insan gibi davranıyorum.&lt;br /&gt;sevdiğim insanların o yeni ben olmayan insanı sevmemesinden korkuyorum sonra.&lt;br /&gt;sevdiğim insanların olmakta olduğum ya da olmamam gerektiği halde olduğum insanı sevmemesinden korkuyorum.&lt;br /&gt;sonra yolun sonunda köpek gördüğümde korkup karşı kaldırıma geçtiğim gibi, alıp kendimi ordan bambaşka bir an'ın ortasına koyuyorum.&lt;br /&gt;ben kendimi doğru an'a koyamamaktan da korkuyorum.&lt;br /&gt;dogru anda dogru yerde olamamaktan da.&lt;br /&gt;ben olmak istediğim insan olamamaktan ve sırf bu yüzden beni sevmesini istediğim insan tarafından sevilmemekten korkuyorum,&lt;br /&gt;o yüzden o insanı sevmekten de korkuyorum,&lt;br /&gt;o yüzden geçiyorum hep karşı kaldırıma.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-3102634888492196567?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/3102634888492196567/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=3102634888492196567' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/3102634888492196567'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/3102634888492196567'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/06/gecen-gun-reader-arsivinden-rastgele.html' title=''/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-872774878496238794</id><published>2011-06-25T03:04:00.002+03:00</published><updated>2011-12-02T02:49:43.778+02:00</updated><title type='text'>Bugün ne yaptım?</title><content type='html'>Bu sabah yedi buçukta kalktım. Alarmı kapattım, bi daha yattım. Alarmı tekrar kapattım, tekrar kapattım, tekrar kapattım.&lt;br /&gt;Bu arada kabuslar gördüm.&lt;br /&gt;On buçukta son kez uyandım. Aslında daha uyurdum ama yine de kalktım.&lt;br /&gt;Sesimi çıkarmaya çalıştım çıkmadı. Boğazımı yumuşatır belki diye süt ısıttım.&lt;br /&gt;Bir kaç kapsül ilaç yuttum. C vitamini olsun diye portakal yedim.&lt;br /&gt;Bilgisayarımı açtım, haberlere baktım. Ödevimi açtım.&lt;br /&gt;Dün neler yazmışım okudum. Daha bu kadarcık yazabilmiş olduğuma üzülüp kaç günümün ve kaç ödevimin kaldığını hesapladım.&lt;br /&gt;Stres bombası yemiş gibi oldum. Kalktım bir kahve suyu koydum.&lt;br /&gt;Biraz yazdım. Geri döndüm, yanlışlarımı düzelttim. Okuduğum makaleleri tekrar tekrar açıp referansları yazdım.&lt;br /&gt;Kafamdan geçen cümleleri bir türlü tam olarak çeviremedim. Yeni konuşmaya başlamış, kendini ifade edemeyen bir bebek gibi sinirlenip, ağladım.&lt;br /&gt;Birkaç paragraf daha yazdım.&lt;br /&gt;Biraz daha ağladım.&lt;br /&gt;Kulaklarımın ağrısı şiddetlenmeye başlayınca bi ağrı kesici daha içtim.&lt;br /&gt;Gene ağladım.&lt;br /&gt;Bi kahve daha içtim.&lt;br /&gt;Ağlaya ağlaya 2. bölüme geçtim.&lt;br /&gt;Başlığı attım, giriş cümlesi bir türlü parmaklarımın ucuna gelmedi.&lt;br /&gt;Gene ağladım.&lt;br /&gt;Midem çok bulanmaya , başım öne düşecekmiş gibi olmaya başladı.&lt;br /&gt;Ispanak yedim.&lt;br /&gt;Ihlamur içtim.&lt;br /&gt;Ağladım.&lt;br /&gt;Yazmaya başladım, istediğim fiilleri bir türlü bulamadım. De'leri, a'ları hep karıştırdım, aksanları yanlış kullanmaktan bıkınca, bütün e'leri türkçe yazmaya başladım.&lt;br /&gt;Ağladım.&lt;br /&gt;Ortografımla imlamı düzeltecek birini bulsam, işi kaç gün sürer, kaç para alır diye düşündüm.&lt;br /&gt;Ağladım.&lt;br /&gt;Ağladım.&lt;br /&gt;Biraz daha yazdım.&lt;br /&gt;Ağladım.&lt;br /&gt;Kustum.&lt;br /&gt;Meyve yedim.&lt;br /&gt;İlaç içtim.&lt;br /&gt;Yine kustum.&lt;br /&gt;Ağladım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-872774878496238794?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/872774878496238794/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=872774878496238794' title='8 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/872774878496238794'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/872774878496238794'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/05/bugun-ne-yaptm.html' title='Bugün ne yaptım?'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-6079135324127860278</id><published>2011-06-19T19:49:00.005+03:00</published><updated>2011-12-02T02:51:11.546+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Isvicreye'/><title type='text'>Beslenmem uzerine kisa bir muhasebe</title><content type='html'>Ne uzerine konusursam konusayim, hayatim cocukluk /izmir/isvicre olmak uzere 3 doneme ayriliyor. Cocuklugum boyunca onume ne konursa onu yemek zorunda oldugumdan, beslenmem uzerinde soz sahibi olusum da Izmir'deki hayatimla basladi.&lt;br /&gt;O donemki savurganligim, ve kaldigim yurdun, sonrasinda evimin 4 tarafinin ogrenci tipi lokantalarla cevrili olusu, beni bu konuda da iflah olmaz bir tuketim canavari yapmisti. Harcadigim luzumsuz paralarin , ve aldigim iki haneli kilolarin hic hesabini yapmayalim hadi, ama bu yasam biciminin sagliksizligi ne olacak?&lt;br /&gt;Beceriksiz degildim, o zaman da yemek yapabiliyordum. Ama bir yandan tembellik, bir yandan suekli disarda yemenin sosyal yonu beni mutfaktan uzak tutuyordu. Illa yurtta/evde yiyecegim zamanlarda da hazir gidalar, dondurulmus gidalar, abur cubur yiyor veya pideciye siparis veriyordum!&lt;br /&gt;Hangi yag, ne eti kullanilir belli degil.. Sebzeler yikanmis mi, bilmiyoruz, hazirlama surecindeki hijyenden hic bahsetmeyelim..&lt;br /&gt;ben izmir'de o kadar kotu beslendim, o kadar kotu beslendim ki! aldigim kilolara ve kirmizi yanaklarima bakan beni semirdim saniyordu ama ben icten ice curutuyormusum kendimi.&lt;br /&gt;bugun bu yasimda bir suru sacma sapan saglik sorunum varsa, bunu cocukluk donemimdeki istahsizligima ve Izmir donemimdeki sinsi beslenme duzensizligime borcluyum!&lt;br /&gt;Isvicreye geldigim ilk aylarda da, henuz ev sahibi olup duzenimi kuramamis olmak, ve yeni bir ulkenin gastronomik zenginliklerini, envai cesit abur cuburunu, alkollu iceceklerini, fast food zincirlerini deneme arzusu beni adeta bir montofon inegi yapti.&lt;br /&gt;Ne zaman ki bu evde yasamaya basladim, kendi mutfagima girip kendi yemegimi pisirmeye, ay basinda butce hesaplayip alisverisimi ona gore yapmaya basladim, beslenmem de duzene girdi.&lt;br /&gt;Isvicre tarim ulkesi degil , bu bir gercek. Satin alacaginiz her sebze meyve, hem astronomik derecede pahalidir, hem de kimbilir hangi ulkeden geldigi icin, uzun yolculuklara dayansin, sonra da rafda alabildigine cazip gozuksun diye, kimyasallidir, hormonludur. O yuzden oncelikle,daha pahali olsalar da, yerli sebze-meyveyi tercih ettim,&amp;nbsp;pek cok seyi yemekten vazgectim. Kendimi burda yetisen, dolayisiyla nispeten ucuz olan seylere alistirdim, onlarla cesitli tarifler yaratmayi ogrendim. Bakliyat tuketimim artarken, karbonhidrat tuketimim azaldi. Hazir soslari mumkun oldugunca almiyorum. Pizza, hazir makarnalar, ravioliler, tortelliniler..sadece misafir geldiginde yapiliyor (insallah o da terk edilecek.) kek, biskuvi, almiyorum, evde yapiyorum. Cips hemen hemen hic yemiyorum, kuruyemis tercih ediyorum (ki ben gunde 2 aile boyu doritos yiyen biriydim.) Dondurmayi, cikolatayi disarda, tek porsiyon satin almak yerine, eve, buyuk ekonomik kutu/paketlerde aliyorum, evde yiyorum. Zaten sik sik yedigim cikolatayi kuru kayisi/incir/uzumle, cipsi findik/ceviz/badem/tuzlu fistikla aldatmayi ogrendim, nutellaya hayatimda yer yok, birisi alip eve getirirse kasik kasik yiyorum yine ama almazsam da aklima gelmiyor. Yapabildigim seyleri evde yapmaya calisiyorum, yogurt, recel, ekmek gibi. Disarda yemeyi mumkun oldugunca azaltmak icin, okula yemegimi evden goturmeye calisiyorum, gezmeye cikarken bile cantama bir sise su, bir meyve, atistirmalik birseyler atiyorum. Daha once de yazmistim, disarda yemek yeme luksumden vazgectim, ara sira cikilan arkadas toplantilari ve ozel kutlamalar haric disarda yemiyorum, yersem de evde beceremedigim, zahmetli seyleri yiyorum.&lt;br /&gt;Boyle yapinca ne oluyor? Su zibidi burslu halimle, avrupasiydi, latin amerikasiydi gezmeye param kaldigi yetmezmis gibi, ustune 12 kilo verdim.&lt;br /&gt;Ilerleyen donemde hedeflerim okula yemek getirme isinde daha organize hale gelmek, cilgin kahve tuketimimi azaltip, okul kahvemi de termosla goturmeyi aliskanlik haline getirebilmek, &amp;nbsp;marketten degil de haftalik pazardan (isvicrede de var pazar, ama marketten daha pahali oluyor sebze meyve) yapmaya calismak, gece yeme huyumdan vazgecmek, ogunlerimi artirip porsiyonlarimi kucultmek, daha fazla kirmizi et tuketmek (hic sevmiyorum maalesef, ama b vitamini eksikligi de cekiyorum, yemem lazim) taze balik satilan yerleri arastirip bulmak, evdeki uretimi cesitlendirmek (maydonoz ve feslegenle baslamistim hani) ve eger uzun sureli yerlesimim kesinlesirse su mutfaga bir minik derin dondurucu alip taze sebzelerden kis icin stok yapmak var (ozellikle domatessiz yapamiyorum, kislar pek yavan geciyor.)Yagi zaten az kullanirim, ama sekeri ve tuzu azaltmam sart!&lt;br /&gt;Bunlarin disinda, isvicre mutfagi ile ilgli bir kurs bulup, yasadigim ulkenin yemeklerini ogrenmek istiyorum ama isvicrenin de rosti ve fonduden baska bir spesiyalitesi yok gibi! ne yapsam, gruyere peyniri yapimini mi ogrensem acaba:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-6079135324127860278?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/6079135324127860278/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=6079135324127860278' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/6079135324127860278'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/6079135324127860278'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/06/beslenmem-uzerine-kisa-bir-muhasebe.html' title='Beslenmem uzerine kisa bir muhasebe'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-1403312881823590553</id><published>2011-06-17T19:07:00.091+03:00</published><updated>2011-12-02T02:51:25.797+02:00</updated><title type='text'>ekonomik duzenim uzerine bir muhasebe</title><content type='html'>Onceki yazimda bahsettigim mevcutlari tuketme, ise yarayani dagitma, tuketimi azaltma cabalarim yeterli degil. Hayatimi elimden geldigince basitlestirmek istedigimi farkettim.Basitlestirmek derken, nicelik anlaminda basitlestirip niteligini artirmaktan bahsediyorum. Hayatimdaki gereksizlerden kurtulup, gerekli ve onemlilere daha fazla yer acmak yani.&lt;br /&gt;Itiraf etmek gerekirse Izmirdeki ogrencilik yillarim son derece savurgan ve duyarsiz gecti. Cebimde annemin maas karti ve babamin limitsiz kredi kartinin ek karti vardi! Devlet okulunda okudugum, ve maalesef bu devirde azicik kalburustu sayilan herkes ozel okullarda okudugundan, benim arkadas cevremde pek oyle zengin zuppesi yoktu. Genelde orta seviyeli memur cocuklariyla arkadaslik ettim ve benim her zaman herkesten daha cok param vardi. Boyle olunca, o arkadas grubunun ekonomik kapasitesi ve o sehrin sartlarinda&amp;nbsp;yapilabilecekler cercevesinde, benim hicbir zaman hesap yapmam, tutumlu olmam gerekmedi, istedigim herseyi yapabildim, her yere gidebildim, herseyi alabildim, herkesten cok cok daha luks yasayabildim. Bu donemin bana verdigi zarari ancak Isvicreye yerlesip de bagimsiz bir ekonomim olunca farkedebildim. Kendi cocugum oldugunda yapmayacagim yanlislar listeme bir madde olarak ekledim, cunku:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Kredi kartim ile ne kadar para harcadigimi hic bir zaman bilmedim.Sanki kredi kartini babam odemiyormuscasina. cebimdeki paraya kiyamadigimda, ya da harcamamin luzumsuz oldugunu hissettigimde kredi kartiyla odedim. Ekstreleri hicbir zaman gormedim, ne kadar harcama yaptigim hatirlatilmadi. Bu sebeple vicdani rahatlamam icin yuksek meblagli alisverislerimde sacma sapan taksitler yaptirmaktan cekinmedim, yaptirdigim taksitleri unuttum, sanki kartta yeterince borc biriktirmemisim gibi harcamalar yapmaya devam ettim. Cebimdeki karti istedigim an kullanabilmenin rahatligi beni savurgan yapti. "nasil olsa odeyebiliyor" oldugum icin pek cok luzumsuz, hatta gerizekalica alisveris yaptim.BEN OLSAM, sehir disinda yalniz yasayan cocuguma tabii ki kredi karti verirdim. Ama dusuk limitli bir kredi karti olurdu bu, ayrica ekstesini gormesini ve ne harcadiginin farkinda olmasini saglardim,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Sabit bir butcem olmadi."Sen ne kadar paraya ihtiyacin varsa cek, kalani biz cekelim" dedi babam ve ben istedigim parayi cektikten sonra bile hala hesapta para birakti. Son senemde bu fazlaliklari biriktirmeyi akil edebildim ama oncesinde kac para cektigimi takip etmeden yasadim. Ayda ne kadara maloldugumu hic bilmedim, kira mi odenecek, eve alisveris mi yapilacak, gezmeye mi gidilecek, kursa mi yazilinacak? keyfekeder yemege mi cikiyoruz? "ben ne kadar harcadim bu ay, daha ne kadar harcayabilirim?" diye dusunmeden, atm'ye gittim, para cektim. Bu da beni savurgan yapti. Arti, yarin obur gun kendi param ve kendi ekonomik duzenimle basbasa kaldigimda dibe vurmama sebep olabilirdi.Allahtan olmadi. BEN OLSAM, cocugumun ihtiyaclari ve lukslerini belirler, sabit bir aylik miktar dusunur, bu miktari yollar, kendi butce3sini kendi yapmasini, ihtiyaclari arttiginda lukslerinden vazgecmeyi, luksleri arttiginda tasarruf yapmayi ogrenmesini saglardim.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Telefon hattim faturaliydi, kac para gelir, ne zaman odenir, asla bilmedim, bilmedigim icin de konustum, konustum, konustum. Anne ve babamla bedava konustugum icin gunde 1 saati asan konusmalar yaptik. Herseyden once sagliga zararliydi bu, ustune ustluk ne tukettigimin farkinda olmamami sagladi. BEN OLSAM, telefon faturasini kendi harcligindan odemesini, boylece daha kontrollu kullanmasini saglardim.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;Gelelim Isvicre'deki yasamima. Buraya tasinirken, ailem banka hesabimda durmasi, boylece hem kendimi guvende hissetmem, hem de acil ihtiyaclarimi karsilayabilmem icin bir miktar para verdi. Bu para bugun hala duruyor, henuz harcamam gerekmedi. Turkiyeye gelis gidis masraflarim ve Turkiyedeyken harcadigim paralari haric tutarsak, Isvicredeki tum masraflarimi, arti olarak, buraya geldigimden beri ciktigim yurtdisi tatillerini ve sacma sapan alisverislerimi bursumla karsiliyorum.Dolayisiyla, yasam standardimi, harcamalarimin marjini belirleyen ekonomik bir sinirim var. Bunun bana kattigi cok sey oldu,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Oncelikle kredi kartimdan tamamen vazgectim. Babama kartini iade ettim, burda yeni bir kart cikartmadim. Internet uzerinden yaptigim harcamalar icin bankam bir elektronik kart verdi, kontorlu gibi, yani ancak icine para koyduysaniz kullanabiliyorsunuz, icinde para yoksa kredi vermiyor. Bu en guzel adimdi, bana cebimde para varsa almayi, yoksa vazgecmeyi ogretti. Hayatimdan taksit kavramini cikartti.Buyuk harcamalar yaparken iyi dusunmeyi ogretti.Harcamalarimi tek bir kaynaktan, cuzdanimdan yaptigim icin takibini kolaylastirdi.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Butcem kisitli olunca, birsey alirken "deger mi? degmez mi?" diye sormayi ogrendim. Giyim kusam alisverislerimde trendleri takip etmez oldum, klasik parcalara yoneldim, kaliteye duskunlugum artti. Ayni gorevi goren bir seye sahip olmanin alternatif yollarini arar oldum. Luks tuketimim azaldi. Izmirdeyken hemen hemen her ogunumu disarda yerdim, burda yalnizca arkadas bulusmalari, kutlamalar icin disarda yer oldum, gittigim restoranlarda evde yapamadigim, zahmetli yemekleri tercih ettim. Onceden okudugum her kitap benim olmaliydi, arkadaslarimla degis tokus ederek okumayi ogrendim. Muzigi cd alarak degil, radyodan, internet uzerinden dinlemeyi ogrendim. Tatile gitmenin, seyehat etmenin ucuz ve keyifli yollarini ogrendim.Mutfak alisverislerimde, mumkun oldugunca hazir gidalardan uzak durdum (onlar her zaman daha pahaliya mal oluyor) alkolun kar marji en yuksek tuketim urunu oldugunu tespit ettim, ozellikle restoran ve barlarda tukettiginizde.. disarda degil, daha ziyade evdeki arkadas toplantilarimda almaya &amp;nbsp;calisiyorum artik. Taksi diye bir kavramim yok, yuruyemeyecegim bir mesafeyse toplu tasimaya biniyorum. Toplu tasimanin olmadigi saatlerde yuruyemeyecegim mesafelere gitmiyorum.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Telefonu hayatimdan neredeyse tamamen cikartmistim-ta ki iphone alana kadar. Cep telefonu olma ozelligi ile degil ama, internetin her an elimin altinda olusuyla hayatimda cok yer kapliyor hala maalesef. Ama odedigim miktar sinirli, internet kotali. O konuda da cercevemi cizdim.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;Bunlar iki ogrencilik yasamim arasindaki en belirgin farklar oldu. Tespit ettigim cok sey var, bunlar uzerine dusunuyorum ve yanlislarimi duzeltmeye calisiyorum. Mumkun oldukca da buraya yazacagim ki, elimin altinda dursunlar. Malum, son 5 senedir ne olup bittiyse bu bloga yaziyorum.. Yayinladiklarimdan fazla taslak halinde biraktiklarim var, iyiden iyiye gunluk oldu bu blog bana.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-1403312881823590553?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/1403312881823590553/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=1403312881823590553' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/1403312881823590553'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/1403312881823590553'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/06/ekonomik-duzenim-uzerine-bir-muhasebe.html' title='ekonomik duzenim uzerine bir muhasebe'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-5174297933884569612</id><published>2011-06-16T13:29:00.003+03:00</published><updated>2011-12-02T02:53:34.907+02:00</updated><title type='text'>Eskilerle vedalas ya da istersen cop evde yasa Ekin!</title><content type='html'>&amp;nbsp;Isvicrede tekstil ve ayakkabi alisverisi, hem sasirtici derecede yuksek fiyatlar, hem de super dusuk kalite yuzunden anlamsiz. Turkiyedeyken tercih ettigim Zara, Mango, Levis gibi markalar Turkiye'ye gore 1,5 -2 kat pahali, ayni urun cesitliligi yok, H&amp;amp;M 'i bir kac defa giyip bi kenara atacagim parcalar disinda tercih etmiyorum, hem bir kac yikamada ziyan oluyorlar hem de herkesin ustunde oluyor. Daha orjinal ve kaliteli duran markalarsa benim gibi sik alisveris yapan, dolapta cesitten hoslanan insanlarin butcesini asiyor. Bu sebeplerle ben de giyim-ayakkabi alisverisimi hep Turkiyeye geldigim zamanlarda , bir kac aylik alisverissizligin verdigi gozu donmuslukle ve Isvicre fiyatlariyla karsilastirinca herseyin cok ucuz gozukmesiyle, abartili bicimde yaparim. Temmuz ve agustos ise en sevdigim aylardir, alisverise doyamam..&lt;br /&gt;Yazi Isvicre'de gecirecek olmanin tek iyi yani beni cazip indirimlerden uzak tutacak olmasi.&lt;br /&gt;Gectigimiz yil 10 kilo verip 2 beden kuculunce butun dolabi bastan sona yenilemek zorunda kalmis, acele lazim olan seyleri sezonda almis,sirf ustumde guzel duruyor diye pek cok kalitesiz parcaya para vermistim. Ozellikle pazara ciktigim zamanlarda kendimi o kadar cok kaptiriyorum ki, dolaplarim, yatagimin altindaki baza ust uste. karmakarisik kiyafet yigili. 38 beden kiyafetlerimin bir kismini kuzenlerime dagittim, bir kismini anneme kakaladim, bir kismini da temizlikciye verdim. Kiyamayip sakladigim, belki zayiflarsa kardesim giyer diye dusundugum kiyafetlerim hala epeyce yer kapliyor. 34-36 beden kiyafetlerimi elemeye henuz vaktim olmadi, sadece gorece yipranmis, bir kac giyimlik omru kalmislari toplayip Isvicreye getirdim, digerlerini oldugu gibi biraktim. Hedefim, bu yaz hazir alisveris yapamiyorken, ve burdaya getirebildigim bir valiz dolusu kiyafeti tekrar tekrar giymeye mecburken, hepsini eskitip, sezon sonunda hicbirini hurca kaldirmamak. Burda belediye saga sola giyilmis kiyafet konteynirlari serpistirmis. Eski, kullanilabilir durumdaki kiyafetlerinizi oraya atiyorsunuz, onlar da ihtiyac sahiplerine ulastiriyor, ben de ancak bu sekilde "yazik gunah sapasaglam sey atilir mi" ve "giyilir ki bu" bahanelerimle evde biriktirdigim cop yiginimla vedalasabiliyorum. Istanbulda ise hala hicbirseyi atmaya kiyamiyorum, zamaninda iyi para verdiklerim, hala duzgun gorunumluler illa giyilecek, allahtan boy boy kuzenim var. Pazardan toplanmislarla iyice eskimisler de bir sekilde degerlendiriyor diye temizlikcimize gidiyor.&lt;br /&gt;Su an arkamdaki dolap 5-10 liraya toplanmis pek cok tisort, elbise, etek, aksesuar, ivir zivirla dolu oldugu icin bu kadar kalabalik gozukuyor. Aslinda ise yarar, dogru durust bir yere giderken giyilebilir o kadar az kiyafet var ki dolapta.. Ozellikle bunlari getirdim ki artik kurtulayim hepsinden.Bundan sonra da sadece dogru durust markalardan, sezon sonu indirimlerinde, az ve oz alisveris yapacagim. Nasil olsa kilom artik sabit, daha fazla beden degistirmeyi dusunmuyorum, giyim tarzim da az cok oturdu.&lt;br /&gt;Ayakkabi konusunda ise bir turlu sadelesemiyorum. Istanbuldaki 4 nufuslu evimizdeki toplam ayakkabinin %70i bana ait ama benim hala yeterince ve her kiyafetime uygun ayakkabim yok bence! Cok nadir giydiklerim, bir kac defa kullanip kenara attiklarim, daha kalitesiz ve sirf gorunumu icin alinmis olanlari kardesime ve kuzenlerime kakaladigim halde hala ayakkabi dolabina sigamadigimiz icin kitapligin ustu tavana kadar ayakkabi kutusu yigili. Ve ben hala online indirimlere bakiyorum! Halbuki Isvicredeki az ve oz ayakkabimla pekala da idare edebiliyorum, ozel gunlerde cikilan yemekler, gezmeler haric o kadar cesitli ayakkabiya ihtiyac duymuyorum. Bu konuya da eylul gidisimde el atmayi dusunuyorum.&lt;br /&gt;Evimi cop ev yapan etkenlerden bir baskasi da kiyip da atamadigim eski puski nevresimler. Isvicreye tasinirken, evin ne kadar eskisi varsa toplayip getirdim, yeni bir tek caput almadim kesin donus yaparken hepsini cope atacagim nasil olsa diye. Eski derken, gercekten eskilerden bahsediyorum, mesela yuz havlularim Begendik marka (ben 3. sinifa giderken Ankarada oturuyorduk da!) ya da uzeri yer yer solmus cicekli nevresimim en az 13 yasinda! Uzun sure daha burda olacagim ufaktan belli olup, bir de yalniz yasamaya baslayinca ozendim ve herseyi yeniden, begene begene aldim Turkiyeye geldigimde.Charlotte tasinirken evde ise yarar yaramaz bakmadan eski ne varsa topladi atti, hic de icim acimadi ama bu yirtik, soluk,erimis havlularla nevresimleri, yikana yikana bebek battaniyesi kadar kalmis polar battaniyemi, bir turlu atamadim. Tez zamanda kurtuluna.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-5174297933884569612?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/5174297933884569612/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=5174297933884569612' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/5174297933884569612'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/5174297933884569612'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/06/eskilerle-vedalas-ya-da-istersen-cop.html' title='Eskilerle vedalas ya da istersen cop evde yasa Ekin!'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-1246124808492425376</id><published>2011-05-29T14:26:00.002+03:00</published><updated>2011-12-02T02:53:46.195+02:00</updated><title type='text'>iyice alamanci olduk</title><content type='html'>Turkiye'den gelen sevgilimin "ne istersin?" sorusuna verdigim cevaplar sirasiyla;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;rende&lt;br /&gt;sabunluk&lt;br /&gt;kapi arkasi askisi&lt;br /&gt;kek kalibi&lt;br /&gt;blender&lt;br /&gt;tuzluk&amp;amp;karabiberlik&lt;br /&gt;nar eksisi&lt;br /&gt;hurc&lt;br /&gt;uclu priz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;en az benim kadar ince dusunen sevgilimin akil ettikleri ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;amerikan servis&lt;br /&gt;kilim&lt;br /&gt;zeytin&lt;br /&gt;beyaz peynir&lt;br /&gt;tulum peyniri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;annemin eklemesi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;masa ortusu&lt;br /&gt;tarhana&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuc: sevgilimin bagaj hakki dolar, kiyafetlerini el bagajinda getirir...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-1246124808492425376?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/1246124808492425376/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=1246124808492425376' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/1246124808492425376'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/1246124808492425376'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/05/iyice-alamanci-olduk.html' title='iyice alamanci olduk'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-507625813355895471</id><published>2011-05-27T01:11:00.006+03:00</published><updated>2011-12-02T02:53:57.159+02:00</updated><title type='text'>envanter</title><content type='html'>benim yepisyeni perdelerim,nevresimlerim, battaniyem, havlularim, pikem, masa ortulerim, kilimlerim, paspaslarim ve hatta dus perdem var.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;daha paket kagitlari sokulmemis tencerelerim, tavalarim, catal-kasik-bicaklarim,kesme tahtam,surahim,bardaklarim, kupalarim var.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;(2 sene dolduktan sonra, sonunda!) viledam var! Elektrikli supurgem, utum, utu masam var!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;muffin kaliplarim, sarimsak ezicim,limonlugum, diger mutfak zerzevatim, abajurlarim, masa lambam, okuma lambam, icinde cok tatli bi cocugun fotograflariyla cercevelerim var.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;yatagim, masam, kitapligim yeni degil , zaten 2 yildir kullandigim esyalara para verip satin aldim.olsun.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;koltugum yok, 1,5 kisilik misafir yatagini divan yapicam artik bi sure, bi cekyat alana kadar. ha bi de televizyonum var, televizyon sehpam yok. yerde duruyo garibim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;home cinema sistemim var ama dvd'm yok henuz. neyse o da olur bi gun.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;mutfakta bi masam var, acilinca 6-8 kisi sigabiliyo. ama 4 sandalyem var, daha fazla misafir cagiramam, uzgunum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;banyo dolabim yok, ama cok fonksiyonel bi tel sifonyerim var:) 3 cekmeceli hem de, ne sandiniz?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;cok guzel, yesillik icinde, manzarali filan balkonum var, ama balkonda masam, sandalyem yok, aman neyse napalim. zaten yaz kac ay?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;su anda 3+1evimin yalnizca 2 odasini doldurabiliyorum, annemle o kadar dalga gecersem tabi olacagi buydu:) ama olsun, ev arkadasim yok! 7/24 bizde yasayan sevgilisi ve bitmek bilmeyen sevisme sesleri yok. ( onun yerine birden bire iki katina cikmis kol gibi kira var.ve faturalar.)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;olsun ama dedim tabaklarim var , tabaklarim yesil ve mavi, gorseniz herseyim yesil ve mavi! cok tatlilar! &lt;/div&gt;&lt;div&gt;(tabaklarim var ama artik banka hesabimin bir kismi yok. neyse. tabaklarim var. yesil ve mavi.)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-507625813355895471?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/507625813355895471/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=507625813355895471' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/507625813355895471'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/507625813355895471'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/05/envanter.html' title='envanter'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-3653972274323672538</id><published>2011-05-21T16:41:00.006+03:00</published><updated>2011-06-30T13:56:59.361+03:00</updated><title type='text'>organik tarim:)</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-7_4OImVL6I4/TdfCvuplbpI/AAAAAAAABNM/sDfPySNAdis/s1600/foto%25C4%259Fraf%2B%25281%2529.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5609165986145332882" src="http://1.bp.blogspot.com/-7_4OImVL6I4/TdfCvuplbpI/AAAAAAAABNM/sDfPySNAdis/s320/foto%25C4%259Fraf%2B%25281%2529.JPG" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 239px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Cherry domates basarimdan bu yana tam 2 yaz gecti, organik tarima ilgimi kaybetmistim, salondaki 2 saksi ne idugu belirsiz cicegi bile sulamiyordum. Dun migrosta taze maydonoz, feslegen alirken biraz ilerde bu saksilari gordum, yeniden seri uretime geceyim dedim.. Bakalim bunlardan kac salata cikacak?&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Feslegen golge severmis,maydonoz gunes gorse de olurmus. Yarim gun bile gunes gormeyen arka odanin pencere onune koydum. Bol sulamak gerekirmis, sabah aksam 100'er ml veriyorum.Biraz gozlemleyecegim, yapraklarda sararma, kuruma olursa iyice golgeye cekip suyunu da artiracagim..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir dahaki migros seferimde de nane ve ciboulette (ne ki bu? burda herseyin icine dogruyolar) almayi planliyorum, bi de reyhan gormustum bi kere coop'ta, gene varsa kapivericem.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;butun saksilari oldurmeden, layikiyla bakabilirsem bir sonraki hedefim cicek yetistirmek.. Ikea'da o kadar ucuz orkideler var ki! Bir saksi papatya, birkac tane de sumbul istiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-3653972274323672538?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/3653972274323672538/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=3653972274323672538' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/3653972274323672538'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/3653972274323672538'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/05/organik-tarim.html' title='organik tarim:)'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-7_4OImVL6I4/TdfCvuplbpI/AAAAAAAABNM/sDfPySNAdis/s72-c/foto%25C4%259Fraf%2B%25281%2529.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-5424284718916469879</id><published>2011-05-18T01:38:00.005+03:00</published><updated>2011-12-02T02:54:09.359+02:00</updated><title type='text'>Basin aciklamasi</title><content type='html'>&lt;div&gt;Sevgili merak edenler;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Ehliyetimin verilis tarihi 15.08.2006. Dogum tarihimin 12.11.1987 oldugu bilgisini de verirsem, 18e girer girmez ilk is kosa kosa ehliyet almis oldugumu kolayca anlarsiniz.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Direksiyon sinavi ve oncesindeki mecburi dersler haric, trafige cikma tecrubem, rakamla 0, yaziyla sifir. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir araba kiralayip da Ikea'ya gitmek icin tee Turkiye'den gelecek sevgilimi beklemem bu yuzden.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;O zamana kadar evimde mobilyasiz, hatta tabak canaksiz oturacagim, dolabim bile olmadigi icin, hurclardan, valizlerden cikardigim burusuk kiyafetlerimi giyerken kendi kendime kufredecegim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sevgiler,&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sofor Nebahat.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-5424284718916469879?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/5424284718916469879/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=5424284718916469879' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/5424284718916469879'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/5424284718916469879'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/05/basin-aciklamasi.html' title='Basin aciklamasi'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-141161064007800135</id><published>2011-04-16T14:49:00.010+03:00</published><updated>2011-12-02T03:00:33.547+02:00</updated><title type='text'>Izmir'im!</title><content type='html'>Bazen bir cumartesi sabahi, hic kimseyse soylemeden sunexpress'in aktarmasiz Izmir ucagina atlayayim, kahvaltimi Karsiyaka vapurunda gevrekle/boyozla yapayim, Konak'tan Alsancaga yuruyeyim, Pasaportta cay keyfi yapayim, Gul Sokakta azicik vitrin seyredeyim, Reyhan'da bir pasta yiyeyim, Lozan kapisindan kitap fuarina girip tanidik yuzler goreyim, kapaklar oksayayim, sayfalar cevireyim, Kordon'da guzl bir balik yiyeyim, raki iceyim, Efes Oteli'nin onunde (Swiss oldu di mi simdi!) Havas'a binip aksam ucagina yetiseyim, "haftasonu ne yaptin?" diyenlere de, "hiiic!" "her zamanki gibi iste!" diyeyim istiyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-LtEWsNfSxL4/TamFfT0K6cI/AAAAAAAABM0/j-brZGHxR9A/s1600/images.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5596150784926083522" src="http://3.bp.blogspot.com/-LtEWsNfSxL4/TamFfT0K6cI/AAAAAAAABM0/j-brZGHxR9A/s320/images.jpg" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 183px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 275px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-4bsZ71ZaoAY/TamFbqc-m1I/AAAAAAAABMs/mHzO-B48g6o/s1600/2._Kordon.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5596150722283346770" src="http://4.bp.blogspot.com/-4bsZ71ZaoAY/TamFbqc-m1I/AAAAAAAABMs/mHzO-B48g6o/s320/2._Kordon.JPG" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 240px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-YwaGkgVvWj8/TamFSh_ugXI/AAAAAAAABMk/sBRaEW-Ikas/s1600/8.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5596150565394350450" src="http://4.bp.blogspot.com/-YwaGkgVvWj8/TamFSh_ugXI/AAAAAAAABMk/sBRaEW-Ikas/s320/8.jpg" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 218px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-p5Zw3TkGlpU/TamFHKmCEVI/AAAAAAAABMc/8umA4vYv_E0/s1600/evening_in_the_bostanli.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5596150370134004050" src="http://2.bp.blogspot.com/-p5Zw3TkGlpU/TamFHKmCEVI/AAAAAAAABMc/8umA4vYv_E0/s320/evening_in_the_bostanli.jpg" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 240px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-UaLZNQPRG28/TamFAimpqfI/AAAAAAAABMU/gOgxXRF30VY/s1600/872165983_a3ff71ba2f.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5596150256319965682" src="http://3.bp.blogspot.com/-UaLZNQPRG28/TamFAimpqfI/AAAAAAAABMU/gOgxXRF30VY/s320/872165983_a3ff71ba2f.jpg" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 213px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;*gorseller google'dan.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-141161064007800135?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/141161064007800135/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=141161064007800135' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/141161064007800135'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/141161064007800135'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/04/bazen-bir-cumartesi-sabahi-hic-kimseyse.html' title='Izmir&apos;im!'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-LtEWsNfSxL4/TamFfT0K6cI/AAAAAAAABM0/j-brZGHxR9A/s72-c/images.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-4389580800592406142</id><published>2011-04-15T01:33:00.005+03:00</published><updated>2011-12-02T03:00:52.001+02:00</updated><title type='text'>Nasil katil olunur?</title><content type='html'>Saka gibi, saka.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taa kasim ayindan beri uzerinde calisilan proje,iki ulkede bir suru universitenin bir suru departmanindan bir suru hocayla gorusmeler,bir dekanin ve bir hocanin kabulu,"tamam gel basla" sozu, butun diger gereksiz detaylar..Hersey ama hersey hazir, ama sevgilim hala gelemiyor. Hem de neden? Ne sifati ne yaptigi isin niteligi belli olmayan bir memurun yollamayi suruncemede biraktigi vize davet mektubu yuzunden! Hersey hazir, onu bekleyen bir sevgilisi, evi, okulu, hocasi, projesi var ama vizeye basvururken verecegi mektubu hala yok. 18 gunun sonunda mailine hala cevap gelmeyince cildirip aradigi memur "aa evet o evrak benim masamin uzerindeydi, yollayacaktim" dedikten gunler sonra bile biz hala ne kadar bekleyecegimizi bilmeden bekliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bekliyoruz..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-4389580800592406142?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/4389580800592406142/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=4389580800592406142' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/4389580800592406142'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/4389580800592406142'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/04/nasil-katil-olunur.html' title='Nasil katil olunur?'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-1208021154932579429</id><published>2011-03-23T15:05:00.006+02:00</published><updated>2011-06-30T13:58:45.818+03:00</updated><title type='text'>Yesil Peri Gecesi - Ayfer Tunc</title><content type='html'>&lt;a href="http://static.ideefixe.com/images/336/336586_2.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://static.ideefixe.com/images/336/336586_2.jpg" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 390px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 270px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kitap alisverisi yapmadan once, uzun uzadiya arastirma yapmayi, kitaplar hakkinda yazilar, elestiriler, ovguler okumayi sevmem.Kitapciya girer, orda kaldigim 20 dakika, yarim saat icinde beni etkilemeyi basarabilen kitaplari alir, cikarim.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Nedeni cok basit aslinda, onceden bir fikir edindigim hikayeye, yazara onyargisiz yaklasamiyorum. Tavsiye uzerine aldigim bir kitapsa ustelik, beklentiyle okuyup, sonra umdugumu bulamayinca ugradigim husranin tadini hic sevmem..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Oysa son Turkiye ziyaretimde yine ayni hataya dustum, ve bloglarda, facebookta, twitterda duzulen methiyeleri not edip hazirladigim bir liste cercevesinde yaptim alisverisimi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Rafta bekleyen kitaplari saymazsak, simdilik hayal kirikligim, Nurdan Besergil'in Mecburi Istikamet'i, Elif Safak'in Firarperest'i ve Murathan Mungan'in Kadindan Kentler'i ile sinirli.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu sabah, oglene kadar yataktan cikmayip sayisini bilmedigim kahve kupalari esliginde bitirdigim Yesil Peri Gecesi'ne ise resmen doyamadim!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kitabi begenmeye cok istekli baslamadim aslinda. Gecen hafta okudugum 3 sikici kitaptan sonra, bundan da bir husran ciksa cok sasirmazdim, zaten ilk birkac sayfayi daha once okumus, cok karisik gelince elimden birakip Son Yeniceri'yle devam etmistim.( Onu da cok begenerek okudum, yazmaliyim mutlaka.)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ancak kitabi daha gozlemlerime gore benzer tarzlarda okumalar yaptigimiz Pustuklumama ve Guls'un begeni dolu tweetlerine guvenerek aldigimdan, ustune ustluk yazarin eski bir kitabi, "Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek" i Cesmede bir kac yaz ust uste, keyifle okudugumdan, begenmis olmam da surpriz olmadi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Zaten oldum olasi , karmakarisik baslayan, sonra satirlar arasina parca parca giren gecmis zamandan kesitlerle olaya vakif oldugumuz, yine de her nasilsa sonunda bir surprizle, bir sasirtmacayla, hayretle biten hikayeleri cok sevmisimdir. Hele de bu hikaye, en sevdigim sairlerden, Turgut Uyar'dan, Edip Cansever'den dizelerle suslenmisse, tadindan yenmez!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sevdigim kitaplari gunlerce elimde surundurmem ben, ne isle mesgulsem birakir, yazarin hakkini veririm. Oyle yaptim.Baslarda anlayamadigim pek cok olay ilerleyen sayfalarda gun yuzune ciktikca, bu olaylarin her biri basli basina surata carpan tokat olunca, yazar bu kadar kabiliyetli, kitap iyi yazilmis olunca, 463 sayfa bir solukta akti gitti, hic yormadi..  &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Guzel oldugunun farkinda, bu guzelligin gucunun farkinda, ancak bu guzellikten baska gucunun olmadiginin da farkinda bir kadinin, adim adim bitisini okuyabilirsiniz bu kitabin sayfalarinda. Bir ailenin yikilisini, o yikimin etkisiyle daha pek cok ailenin, kadinin, erkegin domino taslari gibi cokusunu.. Annesiyle, kendisiyle hesaplasmasi hic bitmeyen bu kadinin cektigi acilari, arafta gecen butun bir yasami..Asla ama asla sonmeyen intikam atesini ve dahasi intikamin ne kadar da soguk yenen bir yemek oldugunu.. Para ugruna alcalmanin sinirsizligini, sonsuzlugunu.. Butun bu coken giden degerlerin, ahlaksizligin, onursuzlugun yani sira, yirmi kusur sene icten ice yasatilabilen bir aski!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kurgu o kadar saglam,  birden bire ortaya cikiveren anektodlar arasindaki baglar o kadar puruzsuz, toplum ve ahlak elestirileri o kadar  carpici ki!&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Simdi ise sira "Kapak Kizi" ni siparis etmekte. Aslinda bu kitaptan cok once yazilmis, hatta yazarin ilk romani, ancak yanlis sekilde bloglarda "Yesil Peri Gecesinin devamiymis" seklinde bahsi geciyor. Kahramanimizin bir dergi kapagina cektirdigi fotograflarla yine bize eslik etse de, hikaye aslinda Selda ile Ersin'in hikayesi..Ustelik cok enteresan bir ozelligi var bu kitabin, ilk baskisindan 10 kusur sene sonra, &lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana,Arial,Tahoma; font-size: 13px;"&gt;'zemin aynı zemin, inşa aynı inşa' olmak kaydiyla yeniden yazilmis! Ben her iki versiyonu da alip elestirmek isterim, bakalim ilkini hala bulmak mumkun olacak mi..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-1208021154932579429?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/1208021154932579429/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=1208021154932579429' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/1208021154932579429'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/1208021154932579429'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/03/yesil-peri-gecesi-ayfer-tunc.html' title='Yesil Peri Gecesi - Ayfer Tunc'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-7711989923711603746</id><published>2011-03-17T21:34:00.004+02:00</published><updated>2011-12-02T03:01:01.968+02:00</updated><title type='text'>Su blog azicik ise yarasin!</title><content type='html'>Butun ev isleri icinde, ki tuvalet temizlemek, utu yapmak, elde bulasik yikamak, cam silmek , perde asmak dahil! - ennnnnnnnnn cok nefret ettigim, yapmayi ennnnnnnn cok savsakladigim sey nevresim degistirmek. Carsafla yastikta hic problem yok da, yorgan kilifini degistirmek dusman basina! En buyuk kabusum! Yurttayken de nefret ederdim.. Ust ranzaya cikar, yorgani uclarindan nevresime sokar, sonra nevresimle yorgani asagi sallardim debelenmeden kaplayabilmek icin. Su evde de en buyuk cilem, battal boy yorganimi, ayakkabilarla gezdigimiz parkeye degdirmeden, yanlis ucu yanlis kosesine sokmadan kilifina sokmak! bizzat nevresimin icine girip duzeltmek zorunda olmadan, kan ter icinde kalmadan olmuyor anam, olmuyor! Varsa bir yontemi eger, bilip te soylemeyen en adidir!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-7711989923711603746?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/7711989923711603746/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=7711989923711603746' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/7711989923711603746'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/7711989923711603746'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/03/su-blog-azicik-ise-yarasin.html' title='Su blog azicik ise yarasin!'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-5231915017550347305</id><published>2011-03-03T16:24:00.004+02:00</published><updated>2011-06-30T13:58:49.326+03:00</updated><title type='text'>Isvicre'de ev kiralamak</title><content type='html'>Isvicre genelinde, ama en cok da ogrenci nufusunun patlama yaptigi Lausanne'da, konut sikintisi var. Ev yok, olanlar cok eski, bakimsiz, pahali...Ve size vermiyorlar!&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Oncelikle, haftalar, aylar boyunca bildiginiz butun emlakcilarin internet sitelerini takip ediyorsunuz. Bizdeki gibi "2 oda bir salon", "3 oda bir salon" tabiri yok. "piece" tabiri var, "parca" demek aslinda. Salon da tum diger odalar gibi bir piece sayildigindan, onu da hesaba katarak, 2 oda bir salon evi 3 piece diye yaziyorlar siteye. Sasirmayin. Hatta mutfagin acik mutfak olup olmamasina gore bucuklanabiliyor bile bu piece'ler!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Aradiginiz kriterlerde bir kac ev buldunuz diyelim. Vakit kaybetmeden ilgili régie, ya da gérance'larin, yani emlakcilarin ofislerine gidip, evlere "basvuruyorsunuz." Bu basvuru, maas bordronuz, oturma izniniz ve kimlik kartinizin fotokopisini teslim edip siraya girmeniz anlamina geliyor. Burda onemli olan nokta, Isvicre'de calisiyor olmaniz. Isvicre'de calismiyorsaniz, yani bir maas bordronuz yoksa, kendinize Isvicre'de calisan bir kefil bulmak zorundasiniz.( Yoksa benim gibi, bir yillik kirayi pesin odemeyi teklif ettiginizde dahi, sizinle kira sozlesmesi yapmazlar.)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Basvurunuz, o ev icin alinan diger basvurularin arasina ekleniyor. Ve o ev icin belirlenen karar tarihi gelip cattiginda, emlakci, basvuru dosyalarini bir bir onune aliyor.. Evi vermek icin en uygun adayi secmeden once, kirayi odemede zorlanmasi muhtemel olanlari bir bir eliyorlar. Sonucta, elde bir kac ideal aday kaldiginda, bu sefer adaylarin emlakci ile gecmisine, yani daha once bu emlakcidan ev tutmus olup olmamasina, tutmussa problem yasanip yasanmadigina, veya basvurulan evin onceki kiracisi tarafindan, emlakciya onerilip onerilmedigine bakiliyor. (Evet, bir de boyle birsey var. Kiraci , evden cikarken, evi gezip goren ziyaretcilerden 2'sinin ismini emlakciya "oneriyor.")&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sonucta galip geldiniz, ev size verildi.. Bu sefer sizden bir garanti odemesi isteniyor. Bu, evin fiyatina, ozelliklerine ve emlakcidan emlakciya degisen bir meblag olmakla birlikte, mutad olan, aylik kiranin 3 kati gibi bir bedelin, depozito olarak verilmesi. Bazi emlakcilar, depozito yerine , ornegin 6 aylik pesin odeme yapilmasini istiyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Depozitoyu da verdiniz, sozlesmenizi yaptiniz, ev sizin..Cileniz hala bitmedi! Bu sefer de administration binasina gidip, adres degisikliginizi bildireceksiniz. Bu adres degisikligi bildirimini tasindiginiz ilk bir hafta icinde yapmazsaniz, sonradan ceza oduyorsunuz. Bildirimi yapmak icin de ayrica bir para oduyorsunuz. (emin degilim ama 30 frank olsa gerek.) Bu andan itibaren, vatandas degilseniz, evinize aylik 30 frank bir "tax de sejour" benim tabirimle, oturma vergisi, hatta varlik vergisi makbuzu gonderiyorlar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Isvicrede kiralara, sicak su, concierge hizmetleri (yani apartman gorevlisi. ama oyle cop toplayan, siparis toplayan bir gorevli hayal etmeyin.) hatta bazen isinma da dahil. Elektrik, telefon baglantisi , internet, ve televizyon/radyonuz olmasa dahi zorla odettirdikleri Billag denilen baglanti ucretini kendiniz oduyorsunuz. Apartmana ait camasir ve kurutma makinalarini kullanabilmek icin de, apartman gorevlisinden kontorlu kart satin aliyor, yani kullanim basina odeme yapiyorsunuz. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Son iki haftadir butun bunlarla cebellesirken, aklima surekli Buca'daki evim geliyor. Eda ile kesin olarak ev tutmaya karar verdik. Kampusun kapisindan ciktik yuruduk...Karsimiza cikan ilk bina olan Ozbey'de bos daire yoktu. Tam karsisindaki Nigdeliler sitesinin kapicisina sorduk..Bizi 5. kattaki bos bir daireye cikartti. Kalorifersizdi ama icine yeni bakim yapilmis, boyanmis, mutfak, banyo dolaplari, pencere pimapenleri, yerlerdeki karolar, odalardaki laminant parkeler degistirilmisti, buyuktu. Begendik. Kapici "500 diyorlar, ama 450'ye anlasiriz, ama artik siz de beni gorursunuz" dedi. Ertesi gun ev sahibiyle telefonlastik. Iki gun sonra da apartmanin altindaki pastanede oturup sozlesmeyi imzaladik. Kadin 300 dolar depozitoyu 2 taksitte almayi kabul etti..Kapiciya da 100 lira vermistik ustun hizmeti icin! Yurttan cikarken aldigimiz depozitolarla Ikicesmelik'teki spotculardan oda takimlarimizi aldik pazarlikla, salondaki koltuk takimi, firin, perdeler, yastik, yorgan, battaniye, mutfak ivirziviri anneannemin evinden geldi dayimin tuttugu kamyonetle, camasir makinasi, buzdolabi, geri kalan ivir zivir Burdur'dan, Edanin babasinin ayarladigi kargoyla..Bir haftada yerlestik. Ne kolay olmus, simdi dusununce!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-5231915017550347305?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/5231915017550347305/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=5231915017550347305' title='6 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/5231915017550347305'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/5231915017550347305'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/03/isvicrede-ev-kiralamak.html' title='Isvicre&apos;de ev kiralamak'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-2675835535353401408</id><published>2011-02-27T12:59:00.005+02:00</published><updated>2011-06-30T13:58:52.927+03:00</updated><title type='text'>270</title><content type='html'>Son gunlerde siklikla Izmir'i ozluyorum.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Canim sikildigi zamanlarda, 270'e binerdim. Buca'dan Balcova'ya, anneannemin evine giden otobus...Her yani dokulur, teneke gibidir o ESHOT otobusleri. 270 asla ama asla bos gecmez. Velev ki gecti, oturdun bir yere, daha Sirinyer'den cikmadan tiklim tikis olur yine, sen de yasli bir teyzeye/amcaya yer vermek zorunda kalirsin.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Arabanla otobanla 10-15 dakikada gittigin yolu, 270 1,5 saatte gider.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;O bir bucuk saatlik yolda, ben canimi sikan seyi uzun uzun dusunurdum. Etrafimdaki insanlarin yuzlerine, yuzlerindeki cizgilere, kiyafetlerine, ayakkabilarinin eskiligine, cekistirip durduklari cocuklarina ya da koluna girdikleri yasli annelerine bakardim. Baska insanlarin dertlerini dusunurdum. O karsimdaki adamin nelerle ugrasiyor olabilecegini dusunurdum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Anneannemin evi teleferige yakin oldugundan, ana caddede otobusten inince upuzun, kivrimli ve dik bir yokusu tirmanmak gerekir.O yokusu cikarken iste, cocukken o yokusu inmemizin yasak oldugunu dusunurdum. Caddeye inersek, araba carparsa, cingeneler bizi kacirirsa...Bisiklete binmeyi ilk ogrendigimiz zamanlarda anneannem balkondan iceri hic girmezdi, bisikletle yokusu inmeye calisir miyiz? On frenleri sikar  da duser miyiz? Araba gelir de duramaz miyiz? &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Evin hemen dibindeki bakkaldan degil de, bu yokusun ustundeki bakkallardan alisveris yapmayi severdik. Kacar kacar tombilerimizi ordan alirdik.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Biraz daha buyuyunce caddeye de iner olduk, harcliklari hep cadde ustundeki kirtasiyelerde biraktik.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ben o yokusu cikarken, yine kacip bir kirtasiyede, bakkalda hepsini bitirmeyelim diye, annemin bayram harcliklarimizi "borc" aldigi gunleri dusunurdum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eve cikinca hic "canim sikildi da ondan geldim" demezdim. Bakkali kimin devraldigini sorardim, komsularin cocuklarini sorardim, mahallenin dedikodularini sorardim...&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-2675835535353401408?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/2675835535353401408/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=2675835535353401408' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/2675835535353401408'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/2675835535353401408'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/02/270.html' title='270'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-795315686449889136</id><published>2011-02-26T15:06:00.005+02:00</published><updated>2011-06-30T13:58:56.279+03:00</updated><title type='text'>Osman Hamdi Bey</title><content type='html'>Isvicreye getirirken hem yer kaplamasin, hem de agirligi fazla tutmasin diye cep boy kitaplar satin almayi tercih ediyorum.Dost Kitapevinde, zaten bende var olan kitaplarin disinda bu kitaplardan aradim, maalesef son donemde populer olan Suleyman, Hurrem, Kanuni, Osmanli kitaplari disinda pek secenek yoktu. Emre Caner'in "Kaplumbaga Terbiyecisi"ni,  Frances Kazan'in "Halide"sini, bir de  Reha Camuroglu'nun "Son Yeniceri"sini attim cantaya. "Halide"yi henuz Turkiyedeyken okudum, son derece sikici, atlaya atlaya zor bitirdigim, hem tarih arastirmaciligi yonunden, hem de edebi akicilik yonunden cok eksik buldugum, bence iyi yazilmamis bir roman. "Son Yeniceri" henuz ellenmedi, ama "Kaplumbaga Terbiyecisi"ni dun bitirdim, ve cok begendigim bu kitaptan ogrendiklerimden biraz bahsetmek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://static.ideefixe.com/images/305/305602_2.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://static.ideefixe.com/images/305/305602_2.jpg" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 390px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 270px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Osman Hamdi Bey'i sadece unlu tablosu "Kaplumbaga Terbiyecisi"nin ressami olarak bilir, gerisini merak etmezdim.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Meger Osman Hamdi Bey, cesitli nazirliklar, diplomatlik, nihayet sadrazamlik yapmis devsirme bir devlet adaminin ogluymus. Ustelik bu baba - tipki benim gibi- yuksek tahsil yapmasi icin Avrupa'ya gonderilmis ilk 4 Osmanli ogrencisinden biriymis. Pariste madenler uzerine aldigi egitimle ulkenin ilk maden muhendisi olan Ibrahim Ethem Bey, daha sonra en buyuk oglunu da Avrupa Medeniyetini tanimasi, iyi bir egitim almasi icin Paris'e, Sorbonne Hukuk Fakultesine gondermis.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Az kalsin meslektas oluyormusuz Osman Hamdi Beyle, ama o hukuku hic sevememis. Babasina duydugu korkuyla karisik saygi ve ailesinin yuzunu kara cikartmama dusuncesiyle zoraki devam ettigi okuldan, fransizlarin unlu sanat okulu Beaux-Arts'ta konuk ogrenci olarak almaya basladigi egitimle tamamen kopmus. Bu karar Pasanin cok hosuna gitmese de, oglunu desteklemis.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;9 yildan sonra ulkesine donen Osman Hamdi Bey, Osmanli'da resim sanatiyla, hatta herhangi bir sanat daliyla para kazanmasinin imkansiz oldugunu zaten biliyormus. O yuzden gonulsuzce de olsa, Bagdat'a diplomatik gorevle gonderilmeyi kabul etmis ve Mithat Pasa'nin Valiligini yaptigi bu vilayette "Yabanci Isler Muduru" olmus. (Vayy be! o zamanlar fransizca bilmek ne kapilar aciyormus!) Dondugunde Paris'te ogrendigi gorgu onu Saray Protokol Mudur Yardimicilina yukseltmis. Osmanli- Rus savasi sirasinda da Istanbulda belediye reisligi yapmis.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bunlar Osman Hamdi Bey'in hic sevmedigi, cocuklarina ve esine bakma yukumlulugu sebebiyle yaptigi islermis. O yuzden 93 Harbinden sonra istifa etmis memurluktan, ama bu donemde kazandigi baglantilarla iletisimini hic koparmamis.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Nitekim Osman Hamdi Bey, "yabanci muze muduru" gelenegi yikilarak, Imparatorluk Muzesine mudur olarak atanan ilk Turk olmus. Daha sonra ulkenin ilk guzel sanatlar mektebi olan "Sanayiî Nefise"yi kurmus Osman Hamdi Bey.Okulu acmis ama, muzedeki gorevini de ihmal etmemis, Pariste gezdigi muzelerin ihtisamina sahip, modern binasiyla, goz kamastirici tarih ve sanat eserleriyle, Osmanli'ya yakisir bir muze hayal etmis, ve ise, ulke topraklarinda yapilan yabanci kazilarda bulunan eserlerin kacirilmasini engelleyecek bir tuzuk ile baslamis. Bu tuzuk hazirliklari ve yapilan elestiriler sayesinde, bu kez de arkeolojiye merak salan Osman Hamdi bey, ileride "Ilk Turk Arkeologu" olarak anilmasini saglayacak kazilarina baslamis, Nemrut Daginin tepesine cikmayi basararak efsanelerdeki heykelleri kesfetmis, Sayda'da dunyaca unlu Iskender Lahitini bulmus. Bu kazilari vatan topraklarindaki zenginlikleri ortaya cikartmayi ve Avrupalilara kaptirmamayi amaclayan pek cok onemli kazi izlemis... Eh, bulunan eserleri sergilemeye de, imparatorluk muzesi binasi yetmez olmus haliyle. Gerek babasinin mevkiini, gerek kendi gecmis gorevlerinde edindigi baglantilari kullanarak gerekli izinleri ve butceyi koparmis, Istanbul Arkeoloji Muzesi binasini insa ettirmis.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;29 yil yuruttugu muze mudurlugu gorevi sirasinda uzerinde calistigi tablolar,Avrupa'da, Amerika'da sergilenmis, sayisiz odul, nisan, hatta fahri doktora unvani almis.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kaplumbaga Terbiyecisi ise aslinda.. Neyse, neyi temsil ettigini de birakayim, kitaptan okuyun. Osman Hamdinin Paris yillarini, gordugu 3 padisahi, Mithat Pasayi, Osmanli politik ve diplomatik gelismelerini, mesrutiyeti,istibdati, asklarini, evliliklerini, cocuklarini, ailesini, kazilarini, okulunu, tablolarini... kendiniz okuyun.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-795315686449889136?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/795315686449889136/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=795315686449889136' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/795315686449889136'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/795315686449889136'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/02/osman-hamdi-bey.html' title='Osman Hamdi Bey'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-1284244250513034152</id><published>2011-01-30T14:53:00.005+02:00</published><updated>2011-12-02T03:01:16.022+02:00</updated><title type='text'>Anne bak bunlari not al!</title><content type='html'>Once beyaz peynirleri kup kup kup kup kesicem. (Ezine, tercihen keci.) Bi kaseye siyah gemlik, digerine yesil zeytin cikartip yesillerin uzerine limon sikicam. Kabuklari soyulmus iri pembe domatesi (tamam mevsim kis. o kadar hayalci olmaya gerek yok. cherry de olur)  ince ince dilimlenmis salataliklarimla ve carliston biberimle karistirip uzerinde zeytinyagi, nar eksisi, tuz gezdiricem. Baska bi tabakta yikanmis marulun tam gobek yeri, maydanoz.. Izmir tulum cubuk cubuk kesilecek, anneannem gibi. Dilmlenmis ankara simitleri, acma, tahinli corek, tahilli ekmekler bir sepette, Evrimle alacagimiz taze su boreklerinin yaninda duracak. Borekler iki cesit: Peynirli ve kiymali. Bir kase cilek receli, bir kase bal, bir kase de tahin-pekmez istiyorum yan yana. Cilek receli beyaz peynirin uzerinde, bal kaymak esliginde, tahin-pekmezde tereyagi ile mideye inecek. Kac bardak bol sekerli iyi demli earl grey icicem, sayamicaz. Masanin ortasinda kocaman bir tavada menemen istiyorum. Yoksa patatesli yumurta mi olsa?  Portakal suyu da istiyorum, koca bir bardak. Sonra 3 saat suren kahvaltimiza baslayabilir ve butun masayi silip supurebiliriz. Bir tek kirinti birakmicam o sofrada.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-1284244250513034152?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/1284244250513034152/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=1284244250513034152' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/1284244250513034152'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/1284244250513034152'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/01/anne-bak-bunlari-not-al.html' title='Anne bak bunlari not al!'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-6126418650858190955</id><published>2011-01-28T10:16:00.004+02:00</published><updated>2011-12-02T03:01:27.039+02:00</updated><title type='text'>Laptop ile yakin/sicak iliskiler</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.journaldugeek.com/files/2011/01/Kamasutralap.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://www.journaldugeek.com/files/2011/01/Kamasutralap.jpg" style="cursor: hand; display: block; height: 765px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 450px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Gunde kac saatimi kucagimda laptopla gecirdigimi inanin bilmiyorum. Kahvaltiya gazeteler eslik ediyor once, sonra readerdan takip ettigim yazarlara bakiyorum. Derslerde not tutuyorum, sozluk kullaniyorum. Kutuphanede tez calismalarim icin kullaniyorum.Twitter, facebook benim icin birer iletisim araci. Skype, anne babamla, sevgilimle iliski yurutme seklim. Dizileri laptoptan seyrediyorum, radyolari laptoptan dinliyorum. Banka hesabimi internetten kontrol ediyor. odemelerimi online yapiyorum. Dergilere, magazin sayfalarina, alisveris yaptigim magazalarin lookbooklarina, hatta online alisverise..hep zavalli laptopumla erisiyorum. Sabah uyanir uyanmaz aciyor, yatmak icin isigi sondurmeye giderken kapatiyorum. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-6126418650858190955?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/6126418650858190955/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=6126418650858190955' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/6126418650858190955'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/6126418650858190955'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/01/laptop-ile-yakinsicak-iliskiler.html' title='Laptop ile yakin/sicak iliskiler'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-2669564797882969963</id><published>2011-01-22T23:39:00.006+02:00</published><updated>2011-12-02T03:01:38.445+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Taaa aylar oncesinden planlamistim aslinda, bu somestr tatilini gezerek gecirecektim, sonradan usenmeyeyim, vazgecmeyeyim diye biletlerimi de aldim, otel rezervasyonlarimi da yaptim..Ama ne bileyim cok degil 5 gun sonra simdilerde asik oldugum adamla tanisacagimi, bir an once tatil olsa da Turkiyeye gitsem diyecegimi, yemisim Munihini, Barselonasini, Milanosunu diyecegimi.. Bilmiyordum iste ve hepsini ayarlamis, arkadaslarimi organize etmis, alisveris butcemi hesaplamistim. Butce onemliydi cunku gidecegim tarihler, %70 indirim tarihlerine denk dusuyordu! Bu konunun altini onemle cizmek isterim. %70 indirimlerin son iki haftasinda, Munih, Barselona ve Milano'ya hazir biletlerim,otel rezervasyonlarim, coktan gozden cikarilmis bir param vardi.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Evet, -di'li gecmis zaman. Neden gecmis? "aaaeeeööö, cunkuuuu, 3 hafta tatili gezerek mi geciricem canim? hem ayni indirimler Turkiyede de var,zaten ailemi de 3 haftadir gormuyorum,aaa artik kendimi bi kampa alip su tezi bitirmem lazim,3 hafta kutuphane mesela?evet evet tatile gidersem calisamam, ben Turkiyeye gideyim en iyisi. hem arkadaslarimi da hic goremedim ki gecen sefer! annemin yanina ankaraya da gidemedim! okula da ugramak lazim, marmaraya da... danismanimi da gorsem fena olmaz..odami da toplamam, duzenlemem lazim tasinmadan, sonra babamlar beceremez. haaa evet evimizle vedalasmaliyim, belki nisana kadar coktan tasinmis olurlar. evet evet tatile gitmemeliyim, bak ne cok hakli sebep var! "&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yalan. Kimi kandiriyorum?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sirf sunun icin gidiyorum:&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TTtRr8cj7ZI/AAAAAAAABK0/F3g-wQLfxeA/s1600/IMG_0233.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5565131579948526994" src="http://4.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TTtRr8cj7ZI/AAAAAAAABK0/F3g-wQLfxeA/s320/IMG_0233.JPG" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 320px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TTtRdE5U7xI/AAAAAAAABKs/1SU9URj4_k0/s1600/IMG_0230.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5565131324518625042" src="http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TTtRdE5U7xI/AAAAAAAABKs/1SU9URj4_k0/s320/IMG_0230.JPG" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 320px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Haticeye degil neticeye gelecek olursak, 1-8 Ankara, 9-13 Istanbul, 14-16 Antalya, 17-19 cok fena bi heyecan, 20, shitty Suisse.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-2669564797882969963?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/2669564797882969963/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=2669564797882969963' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/2669564797882969963'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/2669564797882969963'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/01/taaa-aylar-oncesinden-planlamistim.html' title=''/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TTtRr8cj7ZI/AAAAAAAABK0/F3g-wQLfxeA/s72-c/IMG_0233.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-1054556357287138376</id><published>2011-01-20T11:33:00.003+02:00</published><updated>2011-12-02T03:01:49.206+02:00</updated><title type='text'>Blogger sen nelere kadirsin</title><content type='html'>Istanbula vardigim aksam, havaalaninda pasaport kuyrugundayim. Yan kuyruktan tanidik bir yuz seslendi, liseden, dershaneden arkadasim Gokce! Tam "yillardir gorusemedik, nereyi kazandin, neler yaptin, nerden geliyosun" muhabbetine girecektim ki, gerek kalmadi, meger Gokce benim blogumu okurmus, Isvicreden geldigimi , 2 hafta kalacagimi, misafirlerimin gelecegini, sevgilimi..herseyi bilirmis.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Neyse gunler yuvarlandi, ruhsat toreni icin Istanbul Barosundayiz. E. ruhsatini aldi, biz de fotograf cektirmek icin yanina ciktik, pozumuzu verdik, salonun disina cikiyoruz. Bi kiz kalabaligi yardi, geldi sarildi, bi baktim, eneee &lt;a href="http://dodosdreamroom.blogspot.com/"&gt;Dodo!&lt;/a&gt; Bir de oylesine komik, sanki yillardir her firsatta gorusurmusuz de, orda da tesadufen karsilasmisiz edasiyla konustuk ki, E.bile ilk karsilasmamiz oldugunu anlamamis.O karmasada yine ayni hizla kayboldu gitti kendi arkadasinin ruhsatina yetismek icin, artik rovansi bir sonraki gelisimde alicaz:)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yattik kalktik, yattik kalktik, yine bir sabah oldu..Dedim ki E.ye, "bu aksam yemegini ayri ayri yiyecegiz uzgunum, ben bi arkadasimla bulusucam, biz biraz konusuruz sonra tatliya sen de yanimiza gelirsin" "Iyi" dedi, "ben biraz oyalanirim, bulusuruz sonra" Gezdik, tozduk, aksam oldu, yemek saati geldi. Ben mesajlasiyorum Guls'le , kacta gelecek, nerde bulusacagiz falan..  "Sishaneye yuruyecegiz, sonra sen metroya gelmeden ayrilirsin oldu mu, daha ilk tanismamizda sevgilisiyle gelen arabesk mahalle kizi olmayayim simdi" dedim, "hooooooo??? nasil ilk tanismaniz yaa?" dedi haliyle.. Ne bilsin ben fi tarihinden beridir okuyorum&lt;a href="http://yerelmasindakiyer.blogspot.com/"&gt; Guls'u&lt;/a&gt;, ilk kez fiziksel olarak ayni ortamda bulunuyor olabiliriz ama, biz zaten tanisiyoruz..Yine de bobreklerimin emniyetinden emin olmak icin uzaktan izledi bizi, Gulsenîn zararsiz olduguna suphesi kalmayana kadar:) Masaya oturur oturmaz, Gulsen'in ilk sorusu da, "eee anlat bakalim su E.yi" olunca, beyefendiye bes dakikada kurdugu raki sofrasinda eslik etmek farz oldu..Bu mutlu animizi dakikasi dakikasina paylastik twitterda:) O birer duble aninda blogger dedikodusu olarak gosterdi tabii etkisini,zavalli E.cik, saydigimiz garip garip isimlere, nicklere aldirmaz, hatta bahsi gecenleri taniyip Twitter kullanici adlariyla eslestirir bile oldu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Neyse gene gunler gecti, donmeme iki gun kalmis, E.nin super jesti ile bir kez daha, bu kez basbasa Buyukadadayiz..Bi mesaj, &lt;a href="http://theonesnowflake.blogspot.com/"&gt;Niveuspuella&lt;/a&gt;'dan! Bi ihtimal Istanbul'a gelme durumu vardi, gelmis! Sipsak ertesi gun plani yapildi hemen:) E. tecrube kazandi ya artik, hemen sordu "nerden tanisiyosunuz siz?" "eeeaaaoooowww, sey, o da master yapiyodu DCde, zaten doktoraya da Isvicreye gelicek belki, ha bi de blogu var.."&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Onunla bulusma planimizi gerceklestiremedik maalesef ama subat Ankara cikartmamda fena alicaz intikami..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;E.nin de odu kopmustur benden herhalde, butun arkadaslarimi internetten buluyorum saniyordur:)Allahtan Deniz'le, Johannes'le, Paolayla da tanisti da, normal arkadasliklar da kurabildigimi ispatlamis oldum:) Yine de, Cihangirde bir kafede tesadufen karsilastigimiz Nilufer icin "o da mi blogger" diye sormadan edemedi, "yok, universiteden" deyince rahatladi:)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hah' asil ne diyecektim..Dun &lt;a href="http://oykucu.blogspot.com/"&gt;oykucu&lt;/a&gt; bloguna aralik bir kapinin onunde, los isikta bir resmini koymustu, (siluetini ilk kez gorusumdu bu.) Siklikla dolaplarinin duzeninden, hurclardan, derin dondurucusuna attiklarindan falan bahsettigi icin yine dekorasyonla ilgili bisey sandim, mobilyalari, duvarlarin rengini falan degistirdi sandim.. Sonra bugun ayni fotograf, kapi daha da acik ama, oykucu de yan duruyor. onunde koca bi gobek! Hamileymis! Bir an dusundum, ben onu ilk kez, bir selulit sabunu tavsiyem uzerine bloguma verdigi linki tesadufen sitemeter'dan gorerek tanimistim. Ben o zamanlar daha Izmirde olduguma gore, en az iki yildir okuyoruz birbirimizi.. Ve bugun ben, aslinda ne gercek adini, ne yasadigi sehri, ne yasini bildigim, fotografini dahi gormedigim, ama hayatinin pek cok ayrintisina vakif oldugum bu kadin, hamile diye, sanki okuldan bir arkadasim hamileymis gibi sevinmistim!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Allah cocuguna sag salim kavusmayi, anali babali buyutmeyi nasip etsin insallah!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-1054556357287138376?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/1054556357287138376/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=1054556357287138376' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/1054556357287138376'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/1054556357287138376'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/01/blogger-sen-nelere-kadirsin.html' title='Blogger sen nelere kadirsin'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-4570827859418067381</id><published>2011-01-19T17:08:00.008+02:00</published><updated>2011-12-02T03:02:05.033+02:00</updated><title type='text'>Pera</title><content type='html'>Daha Istanbula gelmeme iki hafta varken linkini gonderip, "Bak buna gidicez haa, sikilmak, offlemek pofflemek yok, geziceksin benle" dedigim Frida sergisi sondan bir onceki gunumuze sarkmis, ustelik buyuk hayallerle giristigimiz Cukurcuma kesfi de hayalkirikligi olmus... aksam eve donmeden ugramayi planladigimiz Pera Muzesine oglen bire dogru girdik. Girmeden once onunden gectigimiz irili ufakli dukkanlarin birinin vitrininde gorup burnumu cama yapistirdigim, deli deli bastigimiz zile muteakip dukkan sahibi gelsin de , dukkani acsin diye bekledigimiz, sonucta satin aldigimizdan daha fazlasini orda tadimlik olarak yedigimiz fistik, badem ve ceviz ezmeleri cantamda..Bir an once yesek diye geciyorum aklimdan, cantamda ezilecekler, sicaktan yamulacaklar..&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Ama biz iki obez, muze gezmeye bile kafesinden baslariz.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Frida az beklesin dedik, ezmelere eslik edecegini planladigimiz tavsan kani caylar, ambiyansi begenince bir sise rose saraba birakti yerini.&lt;br /&gt;Garson siparisimizi yarim yamalak alinca, sise yerine kadeh getirdi once, biz sise istemistik diye itiraz edince de, bastan yeni bir sise..&lt;br /&gt;Sonra kafalar guzel, butun katlarini gezdik muzenin, en cok Fridayi degil, Carlik Rusyasi tablolarini begendik ustelik!&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TTcBJ8wQz6I/AAAAAAAABKM/jrRu6bHLHA8/s1600/cukurcuma%2B063.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5563917135078543266" src="http://1.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TTcBJ8wQz6I/AAAAAAAABKM/jrRu6bHLHA8/s320/cukurcuma%2B063.JPG" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 320px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 240px;" /&gt;&lt;/a&gt;Bi ben...Bi de O.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TTcArVmZ2JI/AAAAAAAABKE/xg16-7E1u-U/s1600/cukurcuma%2B060.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5563916609172134034" src="http://4.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TTcArVmZ2JI/AAAAAAAABKE/xg16-7E1u-U/s320/cukurcuma%2B060.JPG" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 240px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-4570827859418067381?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/4570827859418067381/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=4570827859418067381' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/4570827859418067381'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/4570827859418067381'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/01/pera.html' title='Pera'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TTcBJ8wQz6I/AAAAAAAABKM/jrRu6bHLHA8/s72-c/cukurcuma%2B063.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-5234211331533650728</id><published>2011-01-15T20:52:00.007+02:00</published><updated>2011-12-02T03:02:16.579+02:00</updated><title type='text'>Ogrencisel beslenme tavsiyesi.</title><content type='html'>Sinav zamanlari, tum gun kutuphanede aburcubur yedigim icin, beslenme duzenim bozuluyor. Ben de hem bu durumu en azindan aksam yemekleriyle bertaraf etmek, hem de mutfakta zaman kaybetmemek icin en buyuk tencerelerimi kullanarak dolapta uzun sure kullanilabilen, besleyici degeri yuksek yemekler hazirliyorum. Bugun de hafta boyunca aksamlari yemek icin kofte yogurup buzluga attim, bi de tipik sinav zamani corbam olan "herseyli"den pisirdim. Herseyli, adi ustunde icinde hersey olan bir corba, azicik tereyaginda un kavurup, ustune evde mevcut her turlu corba malzemesini atiyoruz, mesela ben bugun sogan, sarimsak, patates, havuc, kabak, kereviz, tane karabiber, kori koydum, sebzeleri pisme hizlarina gore, gec pisenler ince, cabuk pisenler kalin dogruyoruz ki maksimum vitamini olmekten kurtaralim, iyice yumusadiklarinda blenderla inceltip (tamamen likit hale getirmiyorum ben, azicik taneli birakiyorum) malzemelere uygunsa bir bardak sut ekleyip, tuzunu koyup bi tasim daha kaynatiyoruz. Bir hafta boyunca dolaptan azar azar cikartip isitiyorum ben, hem evde hazir yemek oluyor geldigimde, hem de her sebzeden yemis oluyorum&lt;span class="Apple-style-span"&gt;.Protein ihtiyacimi karsilamak icin kofte ya da tavuk tercih etmedigim zamanlarda da, ya yumurtali bir terbiye yapiyorum, ya da mercimek ekliyorum malzemelere &lt;/span&gt;.Bu sekilde hazirlanan corba, koydugunuz malzemelerin uyumuna gore, bebek mamasindan hallice de olabiliyor, gurmelere layik bir lezzet de.Sogan, patates, havuca hersey yakisiyor zaten, kis sebzelerinin tamami,mesela kereviz, karnibahar, bruksel lahanasi, brokoli,ispanak, mantar.. ne bulursaniz koyun cekinmeyin. Tadi muhtesem olmasa da olur, yeter ki tam final zamani hasta olmayalim..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-5234211331533650728?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/5234211331533650728/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=5234211331533650728' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/5234211331533650728'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/5234211331533650728'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2011/01/ogrencisel-beslenme-tavsiyesi.html' title='Ogrencisel beslenme tavsiyesi.'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-3970944566246762221</id><published>2010-11-11T14:43:00.007+02:00</published><updated>2011-12-02T03:02:28.519+02:00</updated><title type='text'>Destan.</title><content type='html'>Ben doğduğumda annem mesleğe geçmişmiş ama babam -araya giren askerlik yüzünden- hala stajyermiş. O yüzden daha doğmadan göçebe hayatıma başlamışım ben, ilk atama, babamın kurası, eş birleştirme, terfiler, birinci sınıf derken, defalarca taşındık biz.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;izmir- çatalzeytin - ağrı - avanos -ankara - aydın- istanbul -yeniden izmir (kürkçü dükkanı) - yeniden istanbul - lozan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Hepi topu 23 yıllık ömrümde, daha şimdiden, 10 kez reset atmışım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koca koca insanlar bile evlerini, düzenlerini bozup başka bir şehirde yeni bir hayat kurmaya cesaret edemezken, küçücük bir çocuğun , alıştığı, bildiği düzenin bu kadar sık değişmesi hiç kolay birşey değil. oturup kendi özelelştirimi yaptığım zamanlarda, bugünkü zayıflıklarımın çoğunu, bu gönülsüz değişimlerin bende yarattığı kalıcı etkiye bağlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 kişilik çekirdek ailem, bir kamyonu anca dolduracak kadar eşyamız, bir de arabamız. Düşerdik yola, herşeye, herkese son bir kez el sallardık ve o hayat orda biterdi. 7-8 saat sonra yeni şehrimize vardığımızda sıfırdan başlardı herşey. Bugün ben, sebebin bu olduğunu anlayacak kadar büyümüşken bile hala, ailem, üç - beş hatırat, bir de doğduğum yer dışında, hiçbiryere, hiçkimseye, hiçbirşeye bağlanamıyorum. O kadar sıradan bir his ki, bir gün herşeyi öylece olduğu gibi bırakıp gidebileceğimi düşünmek..ya da hayatımdan gidilebileceğini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim "çocukluk arkadaşım" diye birşeyim yok. Çocukken ortalama bir çocuktan çok daha fazla arkadaşım oldu, bu anlamda şanslıydım evet.Ama hepsi terkettiğimiz şehirlerde kaldılar. Ben onları facebookta aramadım bile, çünkü isimlerini hatırlayamadım.Ben belki aylar boyunca, belki yıllar boyunca lojmanın önünde, okulun bahçesinde, sağda solda beraber oynadığım, beraber düştüğüm, kolumu bacağımı morarttığım, belki kan kardeş olmaya kalkarken tetanosun eşiğinden döndüğüm çocukların hiç birinin ismini hatırlayamadım. sınavlarda kağıdına baktığım sıra arkadaşlarımı hatırlayamadım. aşı sırasından beraber tüydüğümüz nevşehirli kızı hatırlayamadım, konutkent'teyken her okul çıkışıya onlara, ya bize gelip beraber ödev yaptığımız kızı hatırlayamadım. dikmen'de köpeği yumoş'u gezdirmeye çıkardığımız, parmakları doğuştan birbirine yapışık oğlanı hatırlayamadım. aslına bakarsanız, bugün nerde oldukları, ne yaptıkları çok da umrumda değil. ama bir gün, öyle birine ihtiyacım olduğunda, beni çocukluğumdan beri tanıyan, kısa pantolonlu hallerimi bilen, neler yaşadığımı, nelere şahit olduğumu bildiği için beni her daim anlayacak bir insan olmayacak hayatımda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatım boyunca benim arkadaşlıklarım iki şekilde bitti hep. ya, biz taşındık. ya da, bir kaç gün öncesinde çok iyi anlaşır, güler, eğlenirken, ben birden bire kendimi hiç yakın hissetmemeye başladım. arayıp sormaz, planlar yapmaz oldum. anlattıklarıyla ilgilenmez oldum. nasıl hissettiğini umursamaz oldum. bunlar olurken muhtemelen yeni başka arkadaşlıklar kurmakta olduğum için karşı tarafça yanlış anlaşıldım. "bilmem kimi buldu, bizi sattı" "bilmemkimlere de pek meraklıymış, onlarla takılmaya başladı, bizle muhabbeti kesti" arkamdan en çok kurulan cümlelerdir. benim arkadaşlıklarım hep bir sirkülasyon halindedir o yüzden. beni çözüp, böyle sıkılgan dönemlerimde kendi halime bırakanlarla ilişkim sürekli olsa da, diğer arkadaşlıklarım, belirli periyodlarla sıfırlanır, yenilerini bulurum. (ben olsam benle arkadaş olmazdım.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dediğim gibi, biz taşınırdık, herşey değişirdi. evimiz, çoğu zaman eşyalarımız da, duvarlarımızın rengi, perdelerimizin boyu, kapımızı çalan komşularımız, kardeşimle beni büyüten bakıcılarımız, okulumuz, oyuncaklarımız.. değişirdi. Benim hayatımda herşey değişirdi, annem-babam-kardeşim hariç. O yüzden ben bugün, en iyi arkadaşlarımı bile bir zaman sonra gözümü kırpmadan siktirederken, hayatıma girmiş erkeklerin, -aşık olduklarımın en azından- hep hayatımda kalmalarını buna bağlıyorum. Bir zaman kaldırmışım aramızdaki mesafeyi çünkü, yakınım olmuşlar, küçük dünyamın bir parçası olmuşlar, eksiklerimi tamamlayan, yanlışlarımı kapayan yama olmuşlar,herşey ne kadar çok değişirse değişsin umrumda değil, hep önemli, hep değerli olacaklar.çoğul eki kullandığıma bakmayın, o da hepi topu 2 kişi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçi "hep mi kötüydü taşınmak?" derseniz, "öyleydi" diyemem. Bugün beni ben yapan pek çok şeyi bu taşınmalarla öğrendim ben.  beni cesur yaptı herşeyden önce,yalnız kalmaktan, yeniliklerden, büyük değişikliklerden korkmam ben. o yüzden de kolay risk alırım gerektiğinde, büyük riskler alırım, kazandım mı da büyük kazanırım haliyle. gözüm karadır, en kötü ne olabilir ki? hayatım mı tepetaklak olur?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;olsun,  güçlü de yaptı beni.  beni harekete geçirecek gücün zaten içimde olduğunu bilirim. her haltın  üstesinden tek başıma gelebileceğimi bilirim. hep geldim. hep tek  başımaydım ve herşeyi atlattım.bi ailem dursun arkamda, bana bişey olmaz. herşey gelir elimden, gücüm yeter hepsine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kendi kendime yetebilmeyi öğretti. kimseye eyvallahım yoktur benim, etrafımda insan olsun diye kimseye yalandan sırıtmam, bir işim düşerse diye kimsenin dalkavukluğunu yapmam. ben herşeyi kendi başıma yapabileceğimi bilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne olursa olsun, arkama bakmamayı, geçmişi geçmişte bırakmayı, unutmayı, aşmayı öğretti. olmuş bitmişin üzerine fazla düşünmem, o yüzden pişmanlık diye bir duyguyu da bilmem, keşkelerim pek azdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;içinde yaşadığım toplumun inancından, ahlakından, örfünden adetinden bağımsız, kendi değerlerim, kendi doğrularım olmasını sağladı. yaptığımın doğru ya da yanlış olduğuna hep kendim karar verdim ben. başkaları ne derse desin, benim hakkımda ne düşünürse düşünsün. birincil amacım o toplumda kendime bir yer edinmek değil ki onlara ayak uydurayım! bugün burdayım, yarın kimbilir nerde. bugün burdakilerin "ak" dediğine belki yarın ordakiler "kara" diyecekler. sadece kendime sorumluyum yaptığım herşey için, ben yaptığımız doğru buluyorsam, etik buluyorsam, bence bir sorun yoksa, mahalle baskısıymış, toplum kurallarıymış, adım çıkarmış, dedikodum yapılırmış, vız gelir tırıs gider.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni bir bukalemun yaptı. Canım istedikten sonra, her marjinalinden en banaline, her türlü kültüre uyum sağlar, her tip insanla anlaşır, herkese kendimi sevdirmenin yolunu bulurum ben. Her yerde yaşayabilir, en acayip adetlere hergün karşılaşıyormuş tepkisi verebilir, her türlü enteresan yemeği yiyebilir, yöre insanına ayak uydurabilirim. yokluğa da kolay alışırım mesela. hayatımdan birşeylerin çekip çıkarılmasına, birilerinin defolup gitmesine verdiğim tepki anlıktır, sonra ben yine yoluma devam ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hiçbir zaman isyan etmedim aslında, annemim babamın mesleği neden bu, bizim neden kurulu düzenimiz, kendi mahalle bakkalımız, aile doktorumuz, çat kapı gittiğimiz komşularımız yok diye üzülmedim. belki otursam tartsam ne kazandım, ne kaybettim, denk gelir. ama yine de kendi çocuğuma bunları yaşatmak istemezdim. hakim olmayı, en çok bu yüzden hiç istemedim .&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-3970944566246762221?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/3970944566246762221/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=3970944566246762221' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/3970944566246762221'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/3970944566246762221'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2010/11/destan.html' title='Destan.'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-3342181482416009163</id><published>2010-11-09T00:13:00.017+02:00</published><updated>2011-12-02T03:02:38.283+02:00</updated><title type='text'>Baba, yeşillik, dünyalık, çok güzel!</title><content type='html'>Şurda 23 olmama 4 gün kalmış Avrupa Birliği'nin Arnavutlukla vizeleri kaldırası tuttu. En yakın arkadaşlarım acilen pasaportlarını yenilemeye Tiran'a gidiyorlar , iyi mi! Bütün gün Lavey Les Bains'da mayışırız, akşam diğer arkadaşlarla buluşur güzel bir yemek yeriz, gece de ortamlara akarız (gündüz kaplıcada gece ortamlarda bir ben düşünün!) diye planlamıştık, yattı. Neyse ki kadim dostum Esra bir yerlere gitmiyor, e Türkiye'den de babam geldi, daha ne olsun diyor, bir sonraki paragrafa geçiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar günü Gruyere gittik. Babam o kadar şanslı bir insan ki, (şansını şöyle tasvir edeyim. sadece onun uçağı 2 saat rötarlıydı. havaalanına neredeyse 2,5 saat önce gitmesine rağmen en arka en dip koltuğu ona vermişlerdi. bütün uçakta, sadece onun bagajını açıp aradılar. öylesine şanslı.) İsviçre'ye ayak bastığı gün güneş ve pastırma yazı yerini karla karışık yağmura, dağrları yırtan, bendini aşan rüzgara ve kıç donduran ayaza bıraktı. Dolayısıyla normalde maviş bulutlar arasından gülümseyen güneş altında yapmayı umduğumuz pazar gezisi,İronman'den hallice Triatlon'a dönüştü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TNh8U2VhpJI/AAAAAAAABIw/xiKsurOPguY/s1600/IMG_4468.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5537312439477052562" src="http://3.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TNh8U2VhpJI/AAAAAAAABIw/xiKsurOPguY/s320/IMG_4468.JPG" style="cursor: pointer; display: block; height: 240px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;Gitmişken Maison de Gruyere'i gezelim dedik. Amaaan girdiğinize değmez, nohut oda bakla sofa bir müze. Gerçek peynir yapımını da izleyemiyorsun zaten, video gösteriyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TNh8B9JRFHI/AAAAAAAABIo/0N0NG-QU3rU/s1600/IMG_4470.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5537312114887169138" src="http://3.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TNh8B9JRFHI/AAAAAAAABIo/0N0NG-QU3rU/s320/IMG_4470.JPG" style="cursor: pointer; display: block; height: 320px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 240px;" /&gt;&lt;/a&gt;Babam kankisiyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TNh70nPMOUI/AAAAAAAABIg/Th3w3RNgpiw/s1600/IMG_4471.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5537311885668137282" src="http://1.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TNh70nPMOUI/AAAAAAAABIg/Th3w3RNgpiw/s320/IMG_4471.JPG" style="cursor: pointer; display: block; height: 240px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;Biz dağ havası yaramış, kırmızı yanaklarımızla, kazan önü pozu veriyoruz.  Babamdan pek bi farkımız yok aslında, niye adamla dalga geçtiysem!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TNh7j1f8ldI/AAAAAAAABIY/0d9ODyHMQk8/s1600/IMG_4473.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5537311597438735826" src="http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TNh7j1f8ldI/AAAAAAAABIY/0d9ODyHMQk8/s320/IMG_4473.JPG" style="cursor: pointer; display: block; height: 240px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt; Fatjon'la dağ köylüsü olsak nasıl görüneceğimizi prova ediyoruz. İsviçre hükümetinin, çiftlik sahiplerine yıllık &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;100.000 CHF&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt;çevre düzenleme yardımı &lt;/span&gt;yaptığını öğrendiğimizden beri kalemi defteri bi kenara bıraktık, çiftçi olma hayali kuruyoruz. Çiftlikte de bişey ekip biçmeyeceğiz, sadece çevreyi düzenleyeceğiz, sonra gelsin paralar. Ne diye okuyoruz ki ayol?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TNh7PVn83EI/AAAAAAAABIQ/3bxZWDJywAg/s1600/IMG_4476.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5537311245284990018" src="http://4.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TNh7PVn83EI/AAAAAAAABIQ/3bxZWDJywAg/s320/IMG_4476.JPG" style="cursor: pointer; display: block; height: 240px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;Zorlu bir tırmanıştan sonra..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TNh68FvcRiI/AAAAAAAABII/gALIcGJsVrA/s1600/IMG_4478.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5537310914603927074" src="http://3.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TNh68FvcRiI/AAAAAAAABII/gALIcGJsVrA/s320/IMG_4478.JPG" style="cursor: pointer; display: block; height: 240px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;10.000 kalorilik öğlen yemeğimizi hakettik! fondüyü hiç affetmeyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TNh6l2l7ZlI/AAAAAAAABIA/DayfParN48o/s1600/IMG_4488.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5537310532580370002" src="http://1.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TNh6l2l7ZlI/AAAAAAAABIA/DayfParN48o/s320/IMG_4488.JPG" style="cursor: pointer; display: block; height: 240px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;O kadar turistiz ki, ineklerle bile poz veriyoruz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TNh6UckUlkI/AAAAAAAABH4/KSaDFfA3Zgs/s1600/IMG_4489.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5537310233536534082" src="http://4.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TNh6UckUlkI/AAAAAAAABH4/KSaDFfA3Zgs/s320/IMG_4489.JPG" style="cursor: pointer; display: block; height: 240px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;Karşınızda Tarık Akan'la Adile Naşit :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TNh6DVPEirI/AAAAAAAABHw/2eEZM-9NZjs/s1600/IMG_4490.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5537309939510577842" src="http://4.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TNh6DVPEirI/AAAAAAAABHw/2eEZM-9NZjs/s320/IMG_4490.JPG" style="cursor: pointer; display: block; height: 240px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;Tam 40 dakika yılmadan beklediğimiz çikolata müzesi kuyruğu. Müze değil de, ne desem bilemedim. Önce 3 boyutlu, canlandırmalı seslendirmeli odalarda İsviçre çikolatasının tarihini anlatıyorlar, sonra çikolataların yapım aşamalarını izliyorsun, en son da degüstasyon odasına gidiyor, patlayana kadar çikolata yiyor, (hatta bizim gibi öküzsen) cebine&amp;amp;çantana dolduruyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TNh5rhoAitI/AAAAAAAABHo/lm76W6gvfeM/s1600/IMG_4517.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5537309530519538386" src="http://1.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TNh5rhoAitI/AAAAAAAABHo/lm76W6gvfeM/s320/IMG_4517.JPG" style="cursor: pointer; display: block; height: 240px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;Bilimsellik babamın paçalarından akıyor. Mikroskop gördü mü dayanamaz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TNh5QEycsdI/AAAAAAAABHg/NJbvaWRNC4M/s1600/IMG_4519.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5537309058922230226" src="http://3.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TNh5QEycsdI/AAAAAAAABHg/NJbvaWRNC4M/s320/IMG_4519.JPG" style="cursor: pointer; display: block; height: 240px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TNh4d4kwvfI/AAAAAAAABHY/URvPOHIE7Ps/s1600/IMG_4522.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5537308196650139122" src="http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TNh4d4kwvfI/AAAAAAAABHY/URvPOHIE7Ps/s320/IMG_4522.JPG" style="cursor: pointer; display: block; height: 240px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TNh4G5Ii2sI/AAAAAAAABHQ/iV4fp_cOtFo/s1600/IMG_4533.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5537307801663232706" src="http://4.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TNh4G5Ii2sI/AAAAAAAABHQ/iV4fp_cOtFo/s320/IMG_4533.JPG" style="cursor: pointer; display: block; height: 240px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bunu da yazıcam yoksa unuturum: Günün olayı, babam şuursuzca fotoğraf makinasının deklanşörüne basarken, Fatjon'ın babamın omzundan sarılıp, dağlara doğru çevirip, "Baba, yeşillik, dünyalık, çok güzel" demesiydi. Karnımız ağrıyana kadar güldük. (babamı da tebrik etmek lazım tabi, 2 günde  herkese Türkçe öğretti valla)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-3342181482416009163?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/3342181482416009163/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=3342181482416009163' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/3342181482416009163'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/3342181482416009163'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2010/11/baba-yesillik-dunyalk-cok-guzel.html' title='Baba, yeşillik, dünyalık, çok güzel!'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TNh8U2VhpJI/AAAAAAAABIw/xiKsurOPguY/s72-c/IMG_4468.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-1047681593905267390</id><published>2010-11-01T20:56:00.006+02:00</published><updated>2011-12-02T03:02:50.488+02:00</updated><title type='text'>Ölümüne spor yapmak</title><content type='html'>Boşuna değil ben bütün öğrenim hayatım boyunca adliyenin doktoruna rapor yazdırdıp beden dersinden muaf oldum. Tembelliğimden değil arkadaş, bi bildiğim var! Spor dünyası tehlikelerle dolu.Bakınız bugün nasıl ölümden döndüm:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her kızın, nisan-mayıs gibi kıçı tutuşur bilirsiniz, yaz geliyor, nasıl bikini giyicem, selülitler.. vesaire. Bu sene yumurta kapıya dayanmadan şu işe bir el atalım dedik, pazartesiden pazartesiye discofit'e gidiyoruz Viola ve Carolinayla. Discofit dediğim şey de, her ne kadar adına bakınca, disco misco, aman efendim müzik, dans, eğlence! gibi dursa da, daha onbeşinci dakikada tişörtler sırılsıklam, suratlar kıpkırmızı, kasların ağrısı bir sonraki haftaya kadar geçmiyor! Strechingle başlıyor, ritmik jimnastikle devam ediyor, sonra bayağı bayağı kardiyoya geçiyorsun. O arada da motivasyon amaçlı müzik çalıyor işte, fasülyeden disco ortamı. Gerçi hakkını vereyim, dans figürleri de yapmıyor değiliz. Bir waka waka olsun, danza kuduro olsun, alors on danse olsun, eller hop havada! Neyse.&lt;br /&gt;Ölüm tehlikesi demiştim! Hah, ona geliyorum şimdi. Efendim bu işin kardiyo kısmında, hoplamalar zıplamalar, ileri geri koşmalar, bu arada bacaklara senkronize kol hareketleri falan mevcut. Nufus fazla olup, artan yorgunlukla dikkatler dağıldığında, dengesini kaybedenler, yalpalayanlar falan çok oluyor. Yine böyle bir bacakları karna çeke çeke geri geri giderek hoplarken kolları pervane misali döndürme anında, önümdeki kız, sen hızını alama, bütün kuvvetinle gel sol kolunu benim sağ mememe çarp! Kız dediysem, Zeyna'dan hallice, tam bir çam yarması, öyle kuvvetli vurdu ki resmen savruldum! Savrulmadım, uçtum!uçup uçup küt diye kıçımın üstüne çakıldım!&lt;br /&gt;Bir anda etrafımı çeviren kalabalık bütün dikkatini kalçamı kırıp kırmadığıma vermişken ben popomdan çoktaaaan vazgeçmiştim. Zira kız memesi dediğin hassas bişeydir sevgili okur. Değil, bu tarz ölümcül kroşeler, şakadan ittirmelere bile gelemez. Acıdan gözüm yaşardı, sesim çıkmıyor! Hoş çıksa ne olacak, adrenalimin tavan yaptığı anlarda fransızca konuşma kabiliyetimi yitiririm ben. Yitirdim. Sadece, Viola'ya "peche" diyebildim. Peche ne ola ki? diyeceksiniz. Şeftali demek:) O an memenin fransızcası aklıma gelmedi, ama ne hikmetse bundan haftalar, haftalar önce Banane'da yemek yerken masadaki şeftalilere bakıp mal mal güldüğümüzü, peche'in arnavutça argoda meme anlamına geldiğini falan.. acil durumlarda bu tarz mallıkları normal karşılıyoruz değil mi:)&lt;br /&gt;Bizim için discofit orada bitti. Ama çektiğim acı dinmedi:) soyunma odasına gittik, tişörtü bir çıkarttım, mememin altına bildiğin kan oturmuş. nokta nokta, bordo&amp;amp;mor! Viola'nın gözler pörtledi! Hemen acil durum kankam Can'ı aradık.Zaten oda centre sportifteymiş, musculation yapıyormuş. "Aç bakıcam" dedi. Yok dedim Can açmam mememi sana! Aman allah bir başladı felaket senaryolarına, yok efendim kan oturduysa kesin ciddi bişey vardır, kaburgam zedelenmiştir, kalp ritmim bozulmuştur, belki iç kanamam vardır! Bana göstermeyeceksen bile en azından acile gidelim bi röntgen bişey çektirelim!&lt;br /&gt;O sırada üstünü değiştirmeye gelen kızlar Can'ı soyunma odasından attı, biz de duş alıp üstümüzü giyinene kadar benim dayanılmaz acım geçti. Acile gitmekten vazgeçtik. Metromuza atladık, Manora'ya yemeğe gidiyoruz. Yolda benim mide başladı mı bulanmaya! "Yok yok bişeyim yok" diyorum ama bir yandan da izlediğim bütün ER, Greys Anatomy, House episodeları aklıma geliyor. Morarıklığın altında hangi iç organımın kaldığını kestirmeye çalışıyorum. Kendi kendime diyagnoz yapıyorum falan:) Manora'ya varıp, balkabağı çorbasını görünce bulantı da geçti. Yanına da spring rollsla keçi peynirli salatayı dayayınca, yanaklarıma kan geldi:)&lt;br /&gt;Demem o ki ben sporu bıraktım arkadaş. Varsın bacaklarımdan selülitler fışkırsın.Varsın oturunca göbeğim kat kat olsun. Gitmem centre sportif'e bir daha.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-1047681593905267390?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/1047681593905267390/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=1047681593905267390' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/1047681593905267390'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/1047681593905267390'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2010/11/olumune-spor-yapmak.html' title='Ölümüne spor yapmak'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-6912227142788717725</id><published>2010-10-12T01:01:00.008+03:00</published><updated>2011-12-02T03:09:44.848+02:00</updated><title type='text'>ben</title><content type='html'>"uzakta" olmak insanı sürekli arkasını dönüp geride bıraktıklarına şöyle bir bakmaya itiyor. Ben de hep öyle yapıyorum. En çok da eski arkadaşlarımın -ya da aynı sınıfı paylaştıklarımın* hayatıyla kıyaslıyorum kendiminkini. Oraya kadar beraber yürüdüğümüz, sonra benim başka yöne saptığım yer, mezuniyet. Herkes mutad olanı yaptı, hep beraber baroya kaydoldular. Tıpkı 4 yıl anfide ard arda oturuşları gibi, mahkemelerde de ard arda yaptılar stajlarını, yan yana işhanlarında , birer ikişer paylaştılar avukatlık bürolarını. İcra dairelerinden, ruhsat törenlerinden beraber geçtiler. Belki de diploma törenimizdeki sırayla imzaladılar yemin defterlerini. Bir kısmı bu işe hiç bulaşmadı. Bir kaç ay kendilerini eve kapatıp, herşeyden, herkesten soyutlanıp deliler gibi ders çalıştılar. Hakimlik sınavını kazandılar. Yarısı yeterince torpilli olmadığı için tıpış tıpış baronun yolunu tuttu. Yarısı hakim şimdi. Onlar da başka kulvardalar. Küçük bir azınlık, okulda kaldı, asistan oldu. Bizim dönemin şansına, biz mezun olur olmaz, ardı ardına 4 özel hukuk açıldı İzmir'e. Akademisyenliği hedefleyip de açıkta kalan olmadığı gibi, hiç bu taraklarda bezi yokken avukatlığın nasıl bir sömürü düzeni olduğunu erken farkedip bir okula kapak atan da çok oldu. Belki idealistlerden daha da fazla.Hatta kesin.&lt;br /&gt;Bir tek ben çıktım mutad olanın dışına, ah tabi bir de Ayşen. Ama biz zaten okurken de hep "mor inek"tik. Biz ikimiz de, herşeyi arkamızda bıraktık. Çektik gittik.&lt;br /&gt;Oysa bu mesafeyi koymakla, aslında çok büyük başka mesafeler de koymuş olduğumuz yeni yeni çıkıyor meydana. Yok işte, oturtamıyorum kendimi bir türlü o tabloya, bir kez daha. Bir kez daha? Ben fiziken varolsam da bir şekilde hep dışındaydım herkesin, hatta zaten derslere bile kendi sınıfımla girmezdim. Bugün benim için İzmir'i İzmir yapan insanların hiçbiri o sınıftan değil. Ama yine de arkadaşlarım vardı tabi orda, gitmesem de, görmesem de, o sınıf benim sınıfımdı, öyle yani.&lt;br /&gt;Bu yüzden mi bilmiyorum. Bugün, içlerinden birileriyle görüştüğüm nadir zamanlarda, alışılagelmiş ve nezaket gereği olması beklenen, "naber? nasılsın? neler yaptın görüşmeyeli? kendi büronu açmışsın, hayırlı olsun. Nişan düğün var mı? Ben de hala Lozan'dayım işte, hayat güzel,yok, dönmeyi düşünmüyorum." diyaloğundan sonra tıkanıyorum. Canım daha fazlasını çekmiyor. Bir cümle fazlasıyla ilgilenmiyorum.Aslında baştan şimdi yaşamakta oldukları hayatlara dair gözlemlerim ve kendi hayatımla kıyaslamalarımı yazma niyetiyle oturmuştum ama şimdi üzerine düşününce yine "ben neden kimseyi sevmiyorum? neden kimse umrumda değil? " diye vicdan yapımaya başladım. Bu da bir başka acayip huyum. Oturur kendi kusurlarımı tespit eder, kendim için vahvahlanırım. Neyse. İyi geceler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-6912227142788717725?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/6912227142788717725/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=6912227142788717725' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/6912227142788717725'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/6912227142788717725'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2010/10/ben.html' title='ben'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-5810905062048756035</id><published>2010-10-04T23:48:00.012+03:00</published><updated>2011-12-02T03:10:07.800+02:00</updated><title type='text'>Lutry - Riex - Epesses - Cully</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TKpBP7VN9CI/AAAAAAAABB4/LX7rVFqMg4I/s1600/IMG_4020.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5524299634803864610" src="http://1.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TKpBP7VN9CI/AAAAAAAABB4/LX7rVFqMg4I/s320/IMG_4020.JPG" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 240px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TKpA7OmdFbI/AAAAAAAABBw/kN5ZCeTSbF4/s1600/IMG_4023.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5524299279199180210" src="http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TKpA7OmdFbI/AAAAAAAABBw/kN5ZCeTSbF4/s320/IMG_4023.JPG" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 240px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TKpAhdjPLXI/AAAAAAAABBo/SGnpYSZKzXA/s1600/IMG_4024.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5524298836535618930" src="http://1.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TKpAhdjPLXI/AAAAAAAABBo/SGnpYSZKzXA/s320/IMG_4024.JPG" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 240px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TKpAPPo2bKI/AAAAAAAABBg/Cq70H2tsDMg/s1600/IMG_4026.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5524298523563420834" src="http://3.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TKpAPPo2bKI/AAAAAAAABBg/Cq70H2tsDMg/s320/IMG_4026.JPG" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 320px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 240px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TKo_29696KI/AAAAAAAABBY/wDZLZlH9V6w/s1600/IMG_4037.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5524298106490710178" src="http://1.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TKo_29696KI/AAAAAAAABBY/wDZLZlH9V6w/s320/IMG_4037.JPG" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 240px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TKo_jLL_kbI/AAAAAAAABBQ/C1cwWasRUU8/s1600/IMG_4039.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5524297766454399410" src="http://4.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TKo_jLL_kbI/AAAAAAAABBQ/C1cwWasRUU8/s320/IMG_4039.JPG" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 320px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 240px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TKo_UAGDsRI/AAAAAAAABBI/OHlDBirYeAE/s1600/IMG_4043.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5524297505778675986" src="http://4.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TKo_UAGDsRI/AAAAAAAABBI/OHlDBirYeAE/s320/IMG_4043.JPG" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 240px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TKo-4wlx2eI/AAAAAAAABBA/882melHCD8Y/s1600/IMG_4053.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5524297037760289250" src="http://1.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TKo-4wlx2eI/AAAAAAAABBA/882melHCD8Y/s320/IMG_4053.JPG" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 240px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TKo-mHVUPqI/AAAAAAAABA4/NPZVv1oqyeU/s1600/IMG_4064.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5524296717447741090" src="http://1.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TKo-mHVUPqI/AAAAAAAABA4/NPZVv1oqyeU/s320/IMG_4064.JPG" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 240px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TKo-PSUkUtI/AAAAAAAABAw/J5JM1T8MFic/s1600/IMG_4077.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5524296325260399314" src="http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TKo-PSUkUtI/AAAAAAAABAw/J5JM1T8MFic/s320/IMG_4077.JPG" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 240px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TKo99VYPqVI/AAAAAAAABAo/Sjg_dhYmofo/s1600/IMG_4079.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5524296016843483474" src="http://1.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TKo99VYPqVI/AAAAAAAABAo/Sjg_dhYmofo/s320/IMG_4079.JPG" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 240px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-5810905062048756035?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/5810905062048756035/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=5810905062048756035' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/5810905062048756035'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/5810905062048756035'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2010/10/lutry-riex-epesses-cully.html' title='Lutry - Riex - Epesses - Cully'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TKpBP7VN9CI/AAAAAAAABB4/LX7rVFqMg4I/s72-c/IMG_4020.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-4696970413289632593</id><published>2010-09-27T19:33:00.004+03:00</published><updated>2011-12-02T03:10:27.437+02:00</updated><title type='text'>Pırasa</title><content type='html'>Dün kızlarla Manor'da brunch yaptık, Paola'yı Verona'ya, Viola'yı Cenevreye yolladım, hava kapalı, ev darmadağın, günlerden de pazar olunca, üstüme bir rehavet çöktü. "ay aman bugün de tembel tembel yatayım" dedim, gittim duşumu aldım, üzerimde bornoz, elimde kocaman bir kupa lavanta çayı, televizyonda Göl Evi! Tam sefa pezevengiyim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derken kapım güm güm diye çaldı! Koşa koşa gittim açtım, karşımda aslında pek de samimi olmadığım Avusturyalı bir arkadaşım,kucağında koca bir torba pırasa! Selam bile vermeden pırasaları burnuma dayayıp, " şunları pişir, bi kere okula getirmiştin, öyle pişir" dedi. Öyle salak bir andı ki! Üzerimde bornoz, kucağımda pırasalar, ayda yılda bir görüştüğüm bir Avusturyalıdan talimat alıyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen sömestr bazı günler, derslerim öğle saatlerine yığılmıştı, öğlen yemöeğine çıkamazdım, benim dersim bitene kadar da okul restoranıyla kantinde ne varsa biterdi, ben de "beslenme" götürüyordum yanımda.. Bir gün de zeytinyağlı pırasa götürmüşüm, buna da ikram etmişim, çok beğenmiş! Dün de Ouchy'deki pazarda koca koca organik pırasaları görünce aklına ben gelmişim, kapmış gelmiş pırasalarını.. Pazar pazar habersiz kapıma dayanmasına, emrivaki yapıp başıma iş çıkarmasına kızmış olsam da, mutfakta güle oynaya pişirdik pırasaları, doldurduk saklama kaplarına, mutlu mutlu gitti evine. Güzel oldu. Ama üzerinden kibarlık akan bu arkadaş, bana bir tabak bile ayırmadığı için, ben de akşam yemeğine kadim dostum Esrayla dışarı çıktım:) Şakası bir yana, her pazar Esrayla buluşur, çoğu zaman da Cafe de Grancy'ye gideriz. Bu sefer de somon tartatı deneyeyim dedim. Demez olaydım.. Ben fransızların "tartare"larını unutmuşum. Somon bildiğin çiğdi.. Füme dahi değildi, pembe pembe, kaygan kaygan,çiğdi! "Tartare au boeuf" ve "Tartare au saumon" arasında kalıp da "somon olsun" dediğim ana şükrettim, çünkü diğeri çiğ kıyma ile hazırlanıyormuş! Böh!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şöyle bişeydi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TKDHvom1UdI/AAAAAAAABAY/KhVnN7fh4GE/s1600/IMG_3996.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5521632764324303314" src="http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TKDHvom1UdI/AAAAAAAABAY/KhVnN7fh4GE/s320/IMG_3996.JPG" style="cursor: pointer; display: block; height: 240px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-4696970413289632593?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/4696970413289632593/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=4696970413289632593' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/4696970413289632593'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/4696970413289632593'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2010/09/prasa.html' title='Pırasa'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/TKDHvom1UdI/AAAAAAAABAY/KhVnN7fh4GE/s72-c/IMG_3996.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-692785631910679713</id><published>2010-07-05T00:22:00.004+03:00</published><updated>2011-12-02T03:10:50.251+02:00</updated><title type='text'>Şahane plan</title><content type='html'>&lt;blockquote&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Master'ları bitir, doktora yap&lt;/li&gt;&lt;li&gt;20lerin sonunda evlen&lt;/li&gt;&lt;li&gt;30ların başında doğur&lt;/li&gt;&lt;li&gt;40ların başında prof ol&lt;/li&gt;&lt;li&gt;50lerin başında Ege'de bahçe evi, domates çapalama hayallerine başla&lt;/li&gt;&lt;li&gt;60'ların ortasında emekli ol&lt;/li&gt;&lt;li&gt;torun bak&lt;/li&gt;&lt;li&gt;öl&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-692785631910679713?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/692785631910679713/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=692785631910679713' title='6 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/692785631910679713'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/692785631910679713'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2010/07/sahane-plan.html' title='Şahane plan'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-698657225136959660</id><published>2010-07-03T00:06:00.005+03:00</published><updated>2011-12-02T03:11:02.735+02:00</updated><title type='text'>Moda blogları</title><content type='html'>Yabancı moda bloglarını takip etmiyorum. Türk moda bloglarını ise çok severek izliyorum, hatta epey uzun zamandır moda dergisi almıyorum, bloglar işimi ziyadesiyle görüyor. Naçizane bir okuyucu olarak üç beş eleştirim olacak. Birincisi, fotoğraf kalitesi. Bazı bloggerlar var ki, kelimenin tam anlamıyla iğrenç giyiniyorlar. Ama ben o blogları yine de ilgiyle izliyorum, neden? Çünkü çok kaliteli fotoğraf çekimleri var. Gözümü doyuruyorlar. Oysa bazı bloggerlar, tarz olarak çok hoşuma gitmekle birlikte, bende "aa yeni post var mı dur bakayım" heyecanı uyandırmıyorlar, çünkü fotoğrafları çok dandik. Hergün evin aynı köşesinde aynı pozu aynı açıyla veriyorlar, ben de görselliği geri plana itip yalnızca kombine konsantre olamadığımdan çok keyif almıyorum. Demem o ki, eğer "moda bloggerlığı" gibi iddialı bir işe soyunuyorsanız, ve bu işin hakkını vermek istiyorsanız gerçekten, fotoğraflara biraz daha dikkat.&lt;br /&gt;İkinci mevzu,sıradanlık. Benim bir moda bloggerından beklentim tabii ki sürekli ünlü tasarımcıların bilmemkaç dolarlık elbiseleriyle post yazmaları değil. Açıkçası tek tek parçalardan ziyade kombinasyonla ilgilenen biriyim, blogger'ın ne giydiğiyle değil, nasıl giydiğiyle ilgileniyorum.Ama bazı bloggerlar var ki her gün sokakta onyüzbinmilyon tane gördüğüm parçaları o onyüzbinmilyondan hiç bir farkı olmayacak şekilde giymiş, fotoğraflamış, olmuş moda bloggerı. O değil işte. Öyle bloggerlar var ki, herkesin dolabında 3er 5er bulunan beyaz tişört için bile, öyle bir kombin yapıyor ki, "aa nerden almış acaba" sorusunu sorduruyor okuyucusuna. Ben o blogları seviyorum. Kızın teki çıkıp benim cumartesi pazarından 5 milyona aldığım şortun aynısını beyaz transparan gömlek, enteresan bir kemer, abuk subuk yüzükler ve renkli bir şapkayla bambaşka bir hale sokunca, mest oluyorum. Alışveriş merkezinde gezerken gördüğüm, "aa ne iğrenç, kim alıyo acaba bunları" dediğim eteği, karşımda kanlı canlı, üstelik acayip yakışmış görünce kendimden geçiyorum. Ama tam tersi,düz siyah tayt giymiş, üstünde düz renk bir tunik, aksesuar yok, saçta bi enteresanlık yok, ayakkabı allahın emri beyaz konvers, eee ne anladım moda blogundan? Beğenmiyorsan okuma, diyebilirsiniz, öyle yapıyorum zaten. Ama isterim ki daha fazla beğenerek okuyacağım blog olsun.&lt;br /&gt;Üçüncü mevzu, H&amp;amp;M. Anlayamadığım bir sebepten, Türk Moda Bloggerları camiası H&amp;amp;M'e tapıyor. Öyle bir yazılıyor, öyle çok giyiliyor ki sanki kıçı kırık h&amp;amp;m'den değil de tüm dünyada ünlü İtalyan modacılardan falan bahsediyoruz. Hele paraya kıyıp yurtdışından, ebay'den falan H&amp;amp;M getirtenler! Türkiye gibi bir tekstil cennetinde, düşük kalitesine ve pek çok malının pazarlarda ve Terkos'ta 5 liraya bulunabilirliğine rağmen H&amp;amp;M e yapılan kral muamelesine gıcık oluyorum, "oleeeyy kasımda Türkiye'de" postlarına uyuzum. Neyi nerden aldığınıza tabii ki ben karışamam, ama bütün postlarınız H&amp;amp;M koleksiyonlarından oluşuyorsa, ben o blogda özgün birşey göremiyorum, sadece mağazada mankenlerin üzerinde gördüklerimi bir başka kadının üzerinde görmüş oluyorum. Halbuki sezarın hakkı sezara gitse, h&amp;amp;m h&amp;amp;mliğini bilse, kombin içlerinde ara ara göz kırpsa ben sizi daha çok sevicem.&lt;br /&gt;Moda guruluğuma şimdilik burada son veriyorum. Eleştirilerim yer yer aklıma geldikçe devam edecek. Yakın zamanda daha çok moda blogu, daha fazla ilham kaynağı görmek umuduyla,&lt;br /&gt;sevgiler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-698657225136959660?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/698657225136959660/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=698657225136959660' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/698657225136959660'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/698657225136959660'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2010/07/moda-bloglar.html' title='Moda blogları'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-3545843071537639938</id><published>2010-07-01T01:32:00.004+03:00</published><updated>2011-12-02T03:11:15.915+02:00</updated><title type='text'>A dostlar!</title><content type='html'>İsviçre saatiyle saat 00.32, ve ben kahvemi içip, tam 5 aydır toplamda 3 kez girdiğim dersin, şu saat olana kadar bir kez bile baştan sona okumadığım notlarını hatmetmek üzere umutsuzca masama doğru yol alıyorum. En son &lt;a href="http://marttlemag.blogspot.com/2008/06/bu-kadar-salak-bi-insan-olmasaydm-bu-gn.html"&gt;9 haziran 2008 tarihinde bu vaziyetteymişim.&lt;/a&gt; Ve ben o iş hukuku sınavından oldukça yüksek bir notla geçmiştim. Şu an secret olsun, totem olsun, iki kuluvallahu bir elham olsun, evrene enerji göndermek olsun bilimum yoldan kendimi Allaha havale ediyor, 2 yıl önce koynuma aldığım şansa bir davetiye de yarın sabahki 11.30 kurulum için gönderiyorum..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-3545843071537639938?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/3545843071537639938/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=3545843071537639938' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/3545843071537639938'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/3545843071537639938'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2010/07/dostlar.html' title='A dostlar!'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-1556445188785140162</id><published>2010-06-23T10:20:00.003+03:00</published><updated>2011-12-02T03:10:39.393+02:00</updated><title type='text'>Lipdub Unil 2010</title><content type='html'>Sonunda hazır.. Çok amatör ama yine de güzel bir hatıra oldu:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="393" width="480"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/xdryek"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/xdryek" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="480" height="393"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-1556445188785140162?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/1556445188785140162/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=1556445188785140162' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/1556445188785140162'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/1556445188785140162'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2010/06/lipdub-unil-2010.html' title='Lipdub Unil 2010'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-916305311872165065</id><published>2010-05-29T16:49:00.005+03:00</published><updated>2011-12-02T03:11:28.862+02:00</updated><title type='text'>Siz haftasonları neler yapıyorsunuz  allah aşkına?</title><content type='html'>Ben kendimi bildim bileli, haftasonları hiçbişey yapmam.&lt;br /&gt;Dişe dokunur bişey yapmam demek istiyorum, asla ders çalışmam mesela. Geç kalkarım. Uzun uzun kahvaltı hazırlar, masada yine uzun uzun otururum, yalnız olsa bile. Cumartesileri çamaşır yıkarım 3 haftada bir, pazarları da sıra bendeyse evi temizlerim ama çok titiz sayılmadığımdan kısa sürer zaten. Camları açarım, müziği bütün evden duyulabilecek şekilde ayarlarım, biraz odamda, biraz salonda kıç devirir, dergilerin resimlerine bakar, kitaplarımı karıştırırım.Arada kahve yapmaya, dondurma almaya, meyve soymaya mutfağa giderim. Babaannemi ararım. Haftaiçi izleyemediğim dizilerimi izlerim. Hava güneşliyse kremlerimi sürer göle yürürüm.&lt;br /&gt;Cumartesi gecelerim okul arkadaşlarıma, pazar gecelerim Esra ve EPFL tayfasına rezervedir. Sınıftakilerle genellikle içimizden birinin evinde oturur, yemek yer, şarap içer, salak salak geyik yaparız. Hava çok kapalıysa bowling, aksine çok sıcak, güzelse gölde barbekü. Geç kalmadan eve dönerim. Esralarla da ya güzel bir restoranda yemek yeriz, ya Les Brasseurs'de birşeyler içeriz, ya da sinemaya gideriz. Pazarları cumartesilerden daha geç kalktığımdan olsa gerek, daha tembel, daha hımbıl olurum. Varsa 1-2 parça ütümü yaparım, onun dışında hiçbirşeye elimi sürmem. Yatağımı bile toplamadan, akşama kadar içinde otururum. İllegal yollardan edindiğim filmlerimi izlerim. Enerjik günüme denk gelmişse yüzmeye giderim. Kek yaparım.&lt;br /&gt;Bu kadar yani.Koca bir günü, bir kaç günü hatta, evden çıkmadan, ordan kalkıp oraya yatarak, ardı ardına dizilerimi izleyip mutfakta oyalanarak geçirebilirim.Ne ders çalışmıyorum diye vicdan yaparım, ne dışarı çıkıp insan yüzü görmedim diye psikolojim bozulur. Aksine rehabilite olurum, dünyaya daha barışçıl yaklaşırım:P Hiçbişey yapmamaktan gayet mutlu, hafta sonları hiç bitmesin isterim.&lt;br /&gt;Ama arkadaşlarım, onlar öyle değil.. Herkes her an birşeyle meşgul olmak zorunda. Hele haftasonu planları, daha salı, çarşambadan yapılmaya başlanıyor. Herkeste bir  heyecan, bir nevi stres! "Ne yapıcaz bu haftasonu?" ve her pazartesi yine aynı sorgu "haftasonu naaptın?"&lt;br /&gt;Sadece Paola ve ben, o İtalyan ben Egeli olduğum için ikimizden "biz güneyliler" diye bahseder genelde, hiçbişey yapmamaktan zevk alırız. "Ne yapalım? " diyenlere "göle gidelim" deriz mesela, onlar da inatla "ne yapıcaz orda?" derler. Bişey yapmıcaz işte, çimlere havlu serip malak malak yatıcaz güneş batana kadar! Bundan güzel haftasonu aktivitesi mi olur? Evden çıkıp Ouchy'ye gitmek zaten başlı başına bir aktivitedir. Oraya gittikten sonra özel bişey yapmamız gerekmez. Cooptan bira, Movenpickten dondurma alır,sakin bir köşede yatarız işte, alla alla..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-916305311872165065?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/916305311872165065/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=916305311872165065' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/916305311872165065'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/916305311872165065'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2010/05/siz-haftasonlar-neler-yapyorsunuz-allah.html' title='Siz haftasonları neler yapıyorsunuz  allah aşkına?'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-2232196278372344909</id><published>2010-05-29T01:29:00.003+03:00</published><updated>2011-12-02T03:11:38.897+02:00</updated><title type='text'>Eurovision chez moi-</title><content type='html'>2 Türk, 3 Alman, bir İtalyan, bir İsviçreli ve bir Arnavut hep beraber Eurovision izlemeye karar verirse ne olur? Kim kime oy verir? Bakalım, yarın göreceğiz..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-2232196278372344909?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/2232196278372344909/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=2232196278372344909' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/2232196278372344909'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/2232196278372344909'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2010/05/eurovision-chez-moi.html' title='Eurovision chez moi-'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-3042507509200969178</id><published>2010-05-23T20:12:00.011+03:00</published><updated>2011-12-02T03:11:49.863+02:00</updated><title type='text'>Unil Lipdub : yine bana hüsran..</title><content type='html'>&lt;object height="385" width="640"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/ejlU7GYzT1E&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/ejlU7GYzT1E&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="640" height="385"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yukardaki, benim en favori Lipdub'ım, Caen Tıp Fakültesinin çalışması.&lt;br /&gt;Lipdub aslında bir Amerikan geleneği, üniversite öğrencilerinin kendi hazırladıkları koreografilerle seçtikleri şarkıya kampüs içinde bir klip çekmesi, klip boyunca kameranın cut-offsuz yani kesintisiz çekim yapması, ve öğrencilerin şarkıya senkronize hareketlerle playback yapması demek.Bir başka favorim, bence youtube'daki en iyi örneklerden biri: Quebec Üniversitesi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="385" width="480"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/-zcOFN_VBVo&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/-zcOFN_VBVo&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="480" height="385"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz de dün, İsviçrede ilk defa, Lausanne Üniversitesi olarak Lipdub çalışması yaptık.Katılım daveti mail kutuma ilk düştüğümde çok heyecanlanmıştım, bir kere hep özendiğim birşeydir, ikincisi sevdiğim arkadaşlarımla çok süper bir master hatırası olacaktı. Facebookta duyuru için bir sayfa açıldı ve herkes herkesi davet etti. Katılmak istediğini bildirenlerin sayısı 175'i bulunca, eh bir o kadar da "belki katılıcam" diyenler olunca, minimum 150 kişilik bir koreografi hazırlamışlar. Tabii ki göt İsviçreliler bir klasik olarak dün gelmediler. Kampüste sadece erasmuslar ve benim gibi başka ülkelerden gelen öğrenciler vardı. Taş çatlasa 70, 75 kişiydik! Ve bunların bir kısmı prodüksüyon ekibiydi! Öyle olunca koreografi yattı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lipdub ruhuna aykırı olarak, tek bir şarkı değil, saçma sapan, alakasız şarkılardan oluşan bir kolaj seçmişlerdi ki, şarkıların geçişleri bile düzenlenmemişti, remix yapılmamıştı, daha bunu öğrenir öğrenmez umudumu yitirmeliymişim belki de. Katılım da umulanın çok altında olunca, klibi her şarkı için bölüm bölüm keserek, okulun farklı yerlerinde çekmeye karar verdiler. Tüm kampüsü kullanmadık, sadece okulun bitli barı Zelig, Antrophole binasının bir kısmı ile bizim hukuğun olduğu İnternef binasının giriş katı kullanıldı. Böylelikle okulun tanıtılması amacını da es geçmiş olduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir başka embesillik ise, yönetmenliği üstlenen arkadaşın öğrencileri teker teker değil, gruplar halinde kullanma ısrarıydı. Mesela ben, Viola, Paola ve Johannes sürekli bir aradaydık. Normalde Lipdub'da her öğrenci yalnızca bir kez gözükür, biz hemen hemen her şarkı / bölümde varız, bizi dağıtsa ve hepimizi her bölümde başka insanlarla kombine etse izleyen kişi sürekli aynı kişiler olduğuna dikkat etmez belki ama sürekli dördümüz bir arada olunca ister istemez dikkat çekeriz. Sadece biz değil, bütün arkadaş grupları için geçerli biri bu. Homojenlik yaratılıp dikkat dağıtılabilirdi, yapmadılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstüne üstlük, 2 saat süreceği deklare edilen çekim 4- 4,5 saate uzayınca sıkılıp kaçanlar oldu, zaten az olan mevcut daha da eridi, gitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prodüksüyon ekibi öğrencilerden gelen yaratıcı fikirleri dikkate almadı. Özellikle Johannes'in bence çekmekte olduğumuz klişeden çok daha yaratıcı önerileri oldu, ancak yönetmen arkadaş reddetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak, sürekli birbirini tekrar eden yüzlerle, saçma sapan bir mini playlistle, klişeleri aşamayan, uyduruk bir lipdub çekimi yaptık. 1 hafta 10 güne montajı tamamlanacak, burda paylaşacağım videoyu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zamana kadar Ucalenda'da yayınlanan set fotoğraflarından birkaç kare..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/S_ln1oMw4eI/AAAAAAAAA68/tjfMI68INKQ/s1600/DSC_0388_large.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5474520993067229666" src="http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/S_ln1oMw4eI/AAAAAAAAA68/tjfMI68INKQ/s320/DSC_0388_large.JPG" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 214px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/S_lnwMvElmI/AAAAAAAAA60/lGrIvGZ6jr4/s1600/DSC_0585_large.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5474520899795588706" src="http://4.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/S_lnwMvElmI/AAAAAAAAA60/lGrIvGZ6jr4/s320/DSC_0585_large.JPG" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 214px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/S_lnqm5CLdI/AAAAAAAAA6s/-97ujRoZ7MU/s1600/DSC_0597_large.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5474520803737480658" src="http://4.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/S_lnqm5CLdI/AAAAAAAAA6s/-97ujRoZ7MU/s320/DSC_0597_large.JPG" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 214px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/S_lnkLGCkiI/AAAAAAAAA6k/ptybry8mkbM/s1600/DSC_0635_large.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5474520693196624418" src="http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/S_lnkLGCkiI/AAAAAAAAA6k/ptybry8mkbM/s320/DSC_0635_large.JPG" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 214px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/S_lnUOHZ1iI/AAAAAAAAA6c/jvnNX3IdjsA/s1600/DSC_0669_large.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5474520419129742882" src="http://1.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/S_lnUOHZ1iI/AAAAAAAAA6c/jvnNX3IdjsA/s320/DSC_0669_large.JPG" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 214px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/S_lnBBw3GcI/AAAAAAAAA6U/d_HTEyAWoj0/s1600/DSC_0679_large.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5474520089396451778" src="http://3.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/S_lnBBw3GcI/AAAAAAAAA6U/d_HTEyAWoj0/s320/DSC_0679_large.JPG" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 214px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/S_lmyP45AZI/AAAAAAAAA6M/SEpl0CcHov4/s1600/DSC_0789_large.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5474519835490189714" src="http://1.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/S_lmyP45AZI/AAAAAAAAA6M/SEpl0CcHov4/s320/DSC_0789_large.JPG" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 214px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-3042507509200969178?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/3042507509200969178/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=3042507509200969178' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/3042507509200969178'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/3042507509200969178'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2010/05/unil-lipdub-yine-bana-husran.html' title='Unil Lipdub : yine bana hüsran..'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/S_ln1oMw4eI/AAAAAAAAA68/tjfMI68INKQ/s72-c/DSC_0388_large.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-5424007661274014293</id><published>2010-05-14T02:20:00.005+03:00</published><updated>2011-12-02T03:12:00.516+02:00</updated><title type='text'>Ferney, France</title><content type='html'>Dün Birleşmiş Milletlerdeydik, o yüzden sabahtan Cenevreye gittik hep beraber. Komisyona katıldık, yarım gibi ara verilince ikinci yarıya katılacak motivasyonu olmayanlar kaçtı. Dersi olanlar Lozan'a devam etti, Paola, ben, Viola küçük bir fransa kaçamağı yapmaya karar verdik.&lt;br /&gt;İsviçre hem Schengen ülkesi, hem de komşu ülkelerle gümrük serbestisi var, dolayısıyla fiili sınırlar yok çevresinde. Bir caddenin karşısına geçtiğinizde, yanlış bir yola girdiğinizde, veya bilmeden atladığınız otobüsün son durağında kendinizi başka bir ülkede bulmanız muhtemel. Bu sepepten, özellikle de Fransa'ya 5 dakika mesafedeki Cenevredeyseniz, yanınızda pasaportunuzu bulundurmakta fayda var.&lt;br /&gt;Tabi ben bunu tecrübelerime dayanarak söylüyorum her zamanki gibi:)&lt;br /&gt;Dün de sınırı her zamanki gibi sorunsuzca geçtik. Arabaların arasından geçtiği gişeler var ancak içlerinde memur yok, genellikle kimse olmuyor, bariyerler açık oluyor, basıp gidiyorsunuz. Rsemi tatillerde, festivallerde, turist sirkülasyonunun yoğun olduğu dönemlerde bir kaç görevli çalısa da, onlar da her gelen geçeni değil, yabancı plakalı veya şüpheli buldukları araçları durdurup kontrol yapıyorlar.&lt;br /&gt;Bir kaç süpermarket gezip alışveriş yaptık (fiyatlar isviçreye göre yarı yarıya uygun, hatta pek çok şeyin Türkiye'den bile ucuza satıldığını gözlemledim), güzel bir yemek yedik, azıcık turladık falan, dönüşe geçtik.&lt;br /&gt;Dönmek için çok yanlış bir saatti oysaki, biliyorduk kiralar çok daha uygun diye Fransa'da oturup maaşlar çok daha dolgun diye İsviçrede çalışan birsürü insan olduğunu, tam da mesai saati sürüler halinde sınırı geçtiklerini, ve bu saatlerin polislerin favori kontrol saatleri olduğunu...&lt;br /&gt;Arnavutluk plakalı arabamızla ilk durdurulacaklardan biri olduğumuz aşikardı. Nitekim kadrajına girdiğimiz polis memuru da elini hiç dostane olmayan bir biçimde salladı, durduk.&lt;br /&gt;Aslında bu noktada çok stratejik bir hatamız oldu, eğer Viola o upuzun kirpiklerle çevrili masmavi gözleri tam da bu noktada "mösyö"nün gözlerine dikmeye başlasaydı, hoşbeşimizi eder, çeker giderdik...&lt;br /&gt;Kimliklerimizi isteyen memura büyük bir özgüvenle İsviçre'deki oturma izinlerimizi uzattık..&lt;br /&gt;Oturma izinleri İsviçrede kimlik belgesi yerine geçiyor. Üzerlerinde fotoğrafınızla birlikte uyruk, doğum tarihi benzeri her türlü lüzumlu bilginiz mevcut, imzanız var. Ayrıca bir Schengen ülkesinde ikamet ettiğinizi ıspatladığınızdan sizi pasaport taşıma derdinden de kurtarıyor. Bu sepebten yanımda hiç Türk nufus cüzdanımı, ehliyetimi vesaire taşımıyorum ben, bir öğrenci kimliğim, bir de oturma iznim olsun, bana bişey olmaz modundayım:)&lt;br /&gt;De kazın ayağı öyle değilmiş.&lt;br /&gt;Polis memuru tutturmasın mı, bunlara ilaveten birer de kimlik ibraz etmeniz gerek diye!&lt;br /&gt;Söylediği şeyin hiçbir mantığı yok, çünkü kimlik belgesinin üzerinde olup da oturma izninin üzerinde olmayan hiçbir detay yok. Nufusuna kayıtlı olduğum il&amp;amp;mahalleyi merak etmiyorsa tabii.&lt;br /&gt;Zaten orası mühim değil, hiçbirimizde kimlik yok!&lt;br /&gt;Violanın gözler tatlı dil eşliğinde devreye girmese işimiz yaş!&lt;br /&gt;Memur, pasaport değilse bile herhangi bir kimlik belgesine razı oluyor, "konfirmasyon için ikinci bir belgeden kayıt girmem lazım" diyor Viola'ya. O da çaresiz, "en fazla arabanın ruhsatını verebilirim, başka da resmi belgem yok yanımda" diye cevap veriyor.&lt;br /&gt;Ben kafamı arama doğru uzatıp yalvaran gözlerle, "öğrenci kimliklerimizi versek?" diye soruyorum.&lt;br /&gt;Adam omuz silkiyor, öğrenci kimliklerimizi alıp gişeye yürüyor, biz tedirgin bekleyişe geçiyoruz...&lt;br /&gt;Çok geçmeden camdan içeri kafasını uzatan ikinci memur azara başlıyor, "hadi bu italyanı anladım da, siz ikiniz, arnavut ve türk, ne cesaretle pasaportsuz Fransa'ya geçersiniz? Neyinize güvendiniz?" 10 dakikalık bir mini konferanstan sonra gidiyor:)&lt;br /&gt;Çilemiz bitmiyor ama maalesef. Bu sefer gğmrük sorgusuna alınıyoruz: Fransaya neden geldik? Alışverişimizi nerden yaptık? Ne aldık? Et ve Alkol aldık mı? BİLDİRİMDE BULUNDUK MU?&lt;br /&gt;Tabii ki aldık! Bağaja sığdıramadığımız için arabanın içine aldığımız 36'lık bira kutusu ön koltuğun altında duruyor, yaklaşık 5-6 kilo et de Lozan'a kadar dayansın diye içine tıkıştırdığımız soğutucu çantanın içinde, Paola'nın yanında!&lt;br /&gt;Ben hemen atlıyorum , " eeaaööwww, aldık tabii, ama bildirimde bulunmamız gerektiğini bilmiyorduk"&lt;br /&gt;Adam gözlerini devriyor, ne yapsın. Alkol ve et ürünlerinde kota var. Kotayı aşan miktarı deklare etmeniz, vergisini ödemeniz gerekiyor. Ne kadar etimiz, içkimiz olduğunu soruyor,&lt;br /&gt;"valla ben 3 paket aldım" diyorum, adam "kaç gram mesela?" diye soruyor. GRAM MI?&lt;br /&gt;"yaklaşık 300 gram olsa gerek" diye cevap veriyorum , artık ister totalde 300 gram anlar, ister her biri 300 gramlık 3 paket:) Kızlara dönüyor, "siz ne kadar aldınız?" diye soruyor, kızlar "biz de, aynen 3er paket" diye kafa sallıyorlar. Bu sırada paolanın boynundaki şalı alelacele çözüp çantayı kamufle ettiğini bir tek ben görüyorum:)&lt;br /&gt;Adamlar bagajımızı açıyorlar. Tek tek poşetlere bakıyorlar.&lt;br /&gt;Allahtan pizza için saçma sapan jambonlar, salamlar falan almışız. Üst üste paketleri gören adam onları "deklare ettiğimiz" etler zannediyor. İçki de bulunmadığını görünce kapatıyor bagajı.&lt;br /&gt;Teşekkür edip kimliklerimizi veriyor.&lt;br /&gt;Dakikalardır tuttuğumuz nefesimizi gürültüyle dışarı verip gaza basıyoruz...&lt;br /&gt;Bir daha da Ferney'e gitmeyiz!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-5424007661274014293?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/5424007661274014293/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=5424007661274014293' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/5424007661274014293'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/5424007661274014293'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2010/05/ferney-france.html' title='Ferney, France'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-4710907856612600631</id><published>2010-05-09T23:50:00.004+03:00</published><updated>2011-12-02T03:15:55.962+02:00</updated><title type='text'>Globalizasyon</title><content type='html'>İsviçrede bir evde bir fransız ve bir almanla isveç ikeası sandalyelerde oturup çin yemeği yerken amerikan diet kolası içip Yunanistan ekonomisi hakkında ingilizce konuşuyor ve bu esnada Balkan müziği dinliyorduk. Sonra telefon çaldı, bir İtalyanla fransızca konuştum.Odama geçmeden evvel Hindistan'dan gelen çay yapraklarını made in poland demliğin içine attım ve çay demlenirken youtube'dan bir Kanada yapımı olan "Un gars Une fille" dizisinin Fransız versiyonunu izlemeye koyuldum. Dizinin Türk adaptasyonu "Bir Kadın Bir Erkek" in senaryosunun kelimesi kelimesine çeviri  oluşuna şaşırdım. Gözüme kitaplıktaki dizi dizi Lonelyplanet'larım takıldı, çektim Best of Dubai'yi, elime aldım. Dubai yeşil pasaporttan vize istediği ve ben de vize talep eden ülkeleri protesto ettiğim için muhtemelen hiç Dubai'ye gitmeyeceğimi düşündüm.Eating sayfalarındaki bütün restaurantların Thai, Cubanaise, İtalian, Japanese, Chinese, Persian vs. olması ilgimi çekti, Arap mutfağı ile ilgili bir restaurant önerisi yoktu. Bir amerikalının bir arap ülkesini gezer ve rehberini yazarken neden yerel mutfağı tatmak istememiş olduğunu anlayamadım. Konaklama'ya baktım, Ibıs, Crowne Plaza, Mövenpick, Novotel, Sheraton, Hyatt Regency, Hilton'u gördüm.Güldüm.Sonra bir Japonla skype'dan kameralı dedikodu yaptım. Bir Türk'e bu yaz Brezilya'ya gideceğimi anlattım. Eğer istersem, Bahia'da arkadaşları olduğunu, tanıştırabileceğini öğrendim.  Gittim dolaptan bir şişe İspanyol şarabı açtım. Kadehimiz olmadığı için şarabı ev arkadaşımın Avusturya'dan getirdiği dondurma kupuna doldurdum. İçerken şarap online alışverişle İngiltereden getirttiğim tişörtün üstüne damladı. Tişörtü çıkarttım, etiketinde "made in china" yazıyordu, güldüm. Aklıma bunları yazmak geldi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-4710907856612600631?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/4710907856612600631/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=4710907856612600631' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/4710907856612600631'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/4710907856612600631'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2010/05/globalizasyon.html' title='Globalizasyon'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-5210354794743483385</id><published>2010-05-05T10:48:00.006+03:00</published><updated>2011-12-02T03:16:05.977+02:00</updated><title type='text'>Hıdrellez</title><content type='html'>2008 hıdrellezinde, küçük bir kağıt parçasına uçak resmi çiziktirmiş, 1 liralık madeni parayı içine sarıp gül fidanının dibine gömmüştüm. " okul uzamadan bitsin, burs bulayım, yurtdışına gideyim" anlamına geliyordu bu dilek. 1 yıl içinde olur derler, oldu, 2009 nisan başında İsviçredeydim.&lt;br /&gt;Bu gece ne dileyeceğim bilmiyorum. Ama bu gece aç gözlülük yapmadan, içtenlikle dileyeceğimiz herşeyin olacağına inanıyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-5210354794743483385?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/5210354794743483385/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=5210354794743483385' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/5210354794743483385'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/5210354794743483385'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2010/05/hdrellez.html' title='Hıdrellez'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-6520367371537101840</id><published>2010-04-30T19:04:00.005+03:00</published><updated>2011-12-02T03:16:18.223+02:00</updated><title type='text'>Ha, ben kariyer yapıcaktım di mi?</title><content type='html'>Özellikle de konu ders çalışmaya gelince, alabildiğine mal bir insanım. Tamamen keyfimden evde yatarak geçirdiğim tüm perşembe günü ve cuma sabahı sonrası, saatler 18.05'i gösterirken, aklım başıma geliyor, ve biricik cuma gecemi uluslararası ekonomi hukukuna kurban etmek zorunda kalıyorum. Halbüse ki sabahtan beri sığırcık gibi devrilmemiş olsaydım belki ben de şu an kendini dışarı atmaya hazırlanan binlerce Vaudoise genç kızımız gibi ayna karşısında süsleniyor olacaktım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu hakedecek ne yaptın diye sorsanız vallahi cevap vermeye utanırım, dün sabahtan gece 2ye kadar, bugünse aha bu saate kadar yaptığım tek olay yatağımda pijamalarımla uzanıp türk pembe dizilerini izlemek oldu. Ders çalışmayı bırak, mutfak lavabosundaki bulaşıkları bile yıkamadım, odamda zaten kendi eniğini kaybetse bulamaz. Bu dizi mevzuu da burda peyda oldu başıma, Türkiyede asla açmayacağım, tesadüfen televizyonun önünden geçiyor olsam göz ucuyla bakmayacağım dizileri burda büyük bir ciddiyetle takip ediyorum.Ev kızları gibiyim, beni bırak, 10 gün hiçbirşey yapmadan sadece dizi izlerim, evden hiç çıkmam, pizza söyleyerek yaşarım ve hiç te şikayet etmem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ha, ben kariyer yapıcaktım di mi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-6520367371537101840?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/6520367371537101840/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=6520367371537101840' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/6520367371537101840'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/6520367371537101840'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2010/04/ha-ben-kariyer-yapcaktm-di-mi.html' title='Ha, ben kariyer yapıcaktım di mi?'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-9129467273252912988</id><published>2010-04-23T12:39:00.004+03:00</published><updated>2011-12-02T03:16:29.158+02:00</updated><title type='text'>Domestik Marttle</title><content type='html'>İsviçre çok güzel bir ülke. Gerçekten, uzun dönem yerleşebilirim diyebildiğim bir ülke. Özellikle benim yaşadığım, fransız kantonlarından mütevellit güney bölümü, iklim olarak Türkiyeden çok farklı sayılmaz. Ancak çok dağlık bir ülke olduğu için belki, halk kendini büyükbaş hayvancılığa vurmuş, enfes dana etlerine, yağlı sütlere, envai çeşit peynire ve tereyağına ulaşmak zahmetsiz ve ucuz olsa da, maalesef bu ülkede tarım yapılmıyor. Ve  hala her söylediğimde insanları şoke eden tespitimi tekrarlıyorum, karnıbahar, etten daha pahalı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sebze- meyveye ulaşamamak, benim gibi kırmızı etten pek hazzetmeyen, tavuk&amp;amp;balığı biri pişirip önüne getirmedikçe aklına getirmeyen biri için zulüm. Bir yıl öncesine kadar, tahıl ve sebze ağırlıklı beslenirdim. Ancak burda maalesef,  mercimek, nohut, fasülye gibi bakliyat bulunsa da çok kaliteli değil, alıştığımız tadı vermiyor, pirinç Asya üretimi, bulgur fas&amp;amp;cezayir ihracı olunca ne dolma, ne kısır birşeye benziyor. Ben her gördüğüm markayı deneye deneye sonuçta kendi alışkanlıklarıma en yakın muadilleri buldum gerçi. Ama dedim ya, sebze-meyveye bir alternatif yaratamıyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sebze-meyve, yok değil tabi, var aslında. Pahalı olmasına alıştım, umrumda değil ama bari tadı olsa.. Genellikle italyadan, güney fransadan, fastan ithal edilen meyveler, görünüşte fena değiller, ancak ne tadları var ne de kokuları.. Doğal tabi, buraya ulaştırmak, raflarda hiç değilse bir kaç gün taze görünümüyle korumak için kimbilir ne kimyasal işlemlere maruz kalıyorlar..Daha çok isviçre üretimi elma ve üzümlere takılıyorum o yüzden, nadiren de pek sevmediğim sert, kahverengi armutlardan alıyorum.Sebzelere gelince, klasik bir izmirli olarak yeşil olan herşeyi biraz limon, biraz zeytinyağı takviyesiyle yemeye hazır olan ben, burda ıspanak haricinde ot bulamıyorum. Kışlarım karnıbahar&amp;amp;brokoli, yazlarım kabak, taze fasülye (o da börülceye benzeyen enteresan bir fasülye türü, annem bile bilemedi ne olduğunu) ile geçiyor.Geçen yaz hiç karpuz yemedim! İki senedir taze bezelye görmedim! Güzel, kokulu bir maydonoz bulup kısıra doğrayamayalı kimbilir ne kadar oldu! Garip, lezzetsiz patlıcanlardan, taze biber bulamamaktan, kokusu, tadı olmayan domateslerden, kolum kadar, yavan salatalıklardan, taze sarımsaksız bir hayattan gına geldi..Zeytinin kilosu 35 frank olur mu? olsun diyelim, en azından birşeye benzer değil mi? Biber salçası diye birşey bilinmiyor olmasına ne demeli? Ya satılan bütün yoğurtlar resmen likitse? Siz de hayattan bezmez miydiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bezdim. İşe, zeytinimi, biber salçamı, tarhanamı Türkiyeden getirmekle başladım. Bakliyat için Türk marketine, pirinç için italyanların risotto pirinçlerine takılıyorum. Meyve- sebzeyi mümkün mertebe yerli ürünlerden seçiyor, illa ithal alacaksam da İtalyanları tercih ediyorum. Domestik üretime başladım, tam tahıllı unla ev makarnası kesmeyle start alan faaliyetlerimi, domatesli, ıspanaklı erişteler, buzluğa atılıp keyfimi bekleyen mantılar, ıspanaklı ravioliler, gnochiler, spatzli'ler izledi. Bu arada, o kadar sefilim ki, oklavam, merdanem yok, hamuru açmak için starbucks termosumu kullanıyorum! İki defa nohut mayası kurup ekmek yaptım. Yoğurdumu her zaman kendim mayalıyorum. Evde sürekli kek, poğaça türü birşeyler bulunduruyorum. Türk mutfağında ısrar etmekten vazgeçtim, imkanlar dahilinde yemek pişirmeye başladım. Ouchy'de pazar günleri, St.François'da çarşamba günleri kurulan pazarlara uğrama şansım olursa, organik sebze meyve alıyorum, üstelik çeşit de bol - her ne kadar fiyatları dudak uçuklatsa da, insan taze pırasa yemeyi bir lüks bellediğinde, eve boş bir cüzdan ve mis kokulu domateslerle dönerken Jimmy Choo almışçasına seviniyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hafta taze, körpe yapraklı semizotlarına denk geldim. Gerçi semizotu salata reyonunda tüm sene olur, İsviçre üretimi olmalarına rağmen pörsük ve tatsızdırlar genelde. Benim tazelerse dolapta bekliyor şimdi, yarım kilosu rende domatesli ,sarımsaklı salata olacak, kalan yarım kiloyu klasik yöntemle pişireceğim. Acele etmem lazım yalnız, İsviçre şartlarında en taze sebze bile 3 günden fazla dayanmaz dolapta..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-9129467273252912988?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/9129467273252912988/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=9129467273252912988' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/9129467273252912988'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/9129467273252912988'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2010/04/domestik-marttle.html' title='Domestik Marttle'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-6826457973023556576</id><published>2010-03-28T13:56:00.003+03:00</published><updated>2011-12-02T03:16:41.002+02:00</updated><title type='text'>Paskalya Tavşanım</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/S682HgNPCGI/AAAAAAAAA50/yfrIezTDOM0/s1600/IMG_2511.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5453637176301389922" src="http://3.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/S682HgNPCGI/AAAAAAAAA50/yfrIezTDOM0/s320/IMG_2511.JPG" style="cursor: pointer; display: block; height: 320px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 180px;" /&gt;&lt;/a&gt;O koca tavşanı bir günde tek başıma yediğime inanabiliyor musunuz?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-6826457973023556576?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/6826457973023556576/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=6826457973023556576' title='11 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/6826457973023556576'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/6826457973023556576'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2010/03/paskalya-tavsanm.html' title='Paskalya Tavşanım'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/S682HgNPCGI/AAAAAAAAA50/yfrIezTDOM0/s72-c/IMG_2511.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-274888441696693689.post-1406096450179944484</id><published>2010-03-13T23:57:00.007+02:00</published><updated>2011-12-02T03:16:56.282+02:00</updated><title type='text'>Çocuk matematiği</title><content type='html'>Bazen muhabbeti oluyor. Diyorum ki "çocukları hiç sevmiyorum çocuğum olsun istemiyorum."&lt;br /&gt;İnsanlar hep aynı cevabı veriyor: "kendi çocuğun olunca seversin."&lt;br /&gt;Bi kere çok mantıksız. Çocukları sevmiyorsam neden kendi çocuğum olsun ki? "Dur bakayım doğurayım nasıl olsa doğurunca sevecekmişim" diye mi doğuracağım? Kaza kurşununa kurban gitmem lazım -ki o kadar cahil değilim, zaten önümüzdeki 20 yıl seks yapma umudum da yok- var yani tıpta çaresi, "kıyamam" sananlara ,acımasızlığımdan tarihi örnekler verebilirim.&lt;br /&gt;İkincisi, "sevmiyorum, istemiyorum" demem neden sizi kesmiyor? Neden ikna etmeye çalışıyorsunuz yani, "olunca seversin" "ben de evlenene kadar öyle derdim" "o duyguyu muhakkak yaşamak lazım" "işte hormonlar zart zurt, daha gençsin"&lt;br /&gt;7 tane kuzenim, bir tane de ultra domestik kız kardeşim var maşallah, onlar doğursun ben canım çekerse gider severim.Muhtemelen Berna da benle aynı hisleri paylaşıyor, bir kuzen düş, kaldı 6  kuzen, ama Ece, Merve ve Ceyda'dan duble performans beklediğim için +3, eder 9 kuzen. Bu arada mütemadiyen evlenen dayım da 2 tane daha peydahlayabilir, hatta amcam bile -bir mucize eseri- evlenenip üreyebilir. Bu yaz itibariyle nikah sezonunu açtığımıza göre nufusumuz da önümüzdeki yazdan itibaren artmaya başlar. Çocuk doğurma parabolü kuzenlerin yaşlarına paralel yükselirse önümüzdeki 15 yıl kesintisiz çoğalma hedefliyoruz. Eh ben de velede doyarım heralde.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/274888441696693689-1406096450179944484?l=marttlemag.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://marttlemag.blogspot.com/feeds/1406096450179944484/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=274888441696693689&amp;postID=1406096450179944484' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/1406096450179944484'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/274888441696693689/posts/default/1406096450179944484'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://marttlemag.blogspot.com/2010/03/cocuk-matematigi.html' title='Çocuk matematiği'/><author><name>mademoiselle  marttle</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05900091255220082591</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_3wlv5LWJwyE/THw7yIdLguI/AAAAAAAAA7w/UuX_vv2_-Lw/S220/IMG_3466.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry></feed>
