Dur. Bırak. Kaynasın kahvenin suyu
Bana İstanbul'u anlat nasıldı ?
Bana boğazı anlat nasıldı ?
Haziran titreyişleri kaçak yağmurlar vardı
Yıkanmış kurunur muydu yine o yedi tepe
Ana şefkati gibi sıcak güneşte......
İnsanlar gülüyordu de
Trende vapurda otobüste
Yalanda olsa hoşuma gidiyor söyle
Hep kahır hep kahır hep kahır hep kahır
Bıktım be!
Dur. Bırak kalsın açma televizyonu
Bana İstanbul'u anlat nasıldı ?
Şehirlerin şehrini anlat nasıldı ?
Beyoğlu sırtlarından yasak gözlerimle bakıp
Köprüler Sarayburnu Minareler ve Halic'e
Deyiverdim mi bir merhaba gizlice
Dur. Bırak. Kımıldama kal biraz öylece ne olur
Kokun İstanbul gibidir
Gözlerin İstanbul gecesi
Şimdi gel sarıl sarıl bana kınalım
Gök kubbenin altında orda da beraber
Çok şükür diyerek yeniden başlamanın hayali
Hasretimin çölünde sanki bir pınar gibi
*Cem Karaca'nın Almanya'da sürgünde geçirdiği yıllarda memleket hasretiyle yazdigi bir siir, Gurbet Siirleri albumunde duydum ilk. Bikmislara gelsin.
1 yavrum baban nereli?:
ne guzelmis:)
Post a Comment