Ekonomik Kriz İsviçreyi de vurdu!

|
Muhasebeci olmalıymışım.
İlk harçlığımı aldığım günden beri, elime geçen her kuruşu hesaplar,nasıl en verimli kullanabileceğimi düşünür, en ufak harcamamı dahi bir plan-program dahilinde yaparım. Ve hatırladığım en eski tarih itibariyle ilkokul 5ten beri, bütçem elverdiğince tasarruf yapıp, biriken paramı toplu halde harcamayı tercih ediyorum.İlkokuldayken paraları biriktirir biriktirir, sonra Pınarbaşına gider ( Aydında bir yer) lunaparktaki bütün oyuncaklara biner, veya o zamanlar yeni açılmış Aydın'ın ilk ve tek Mcdonalds'ında tıkınıp sinemaya giderdim arkadaşlarımla. Ortaokulda birikimlerimi yabancı albümlere yatırırdım, çok pahalıydı onlar o zamanlar, bütçemi epey sarsarlardı.Lisede malum kozmetik ve tekstile akar tüm kızların paraları, benim de öyle oldu. Üniversiteye başladığımdan beri ise tek bir amaç için para biriktiriyorum: Kültür düzeyimi arttırmak.
Hele ki son sekiz aydır, yaşamımı ailemden destek almadan, bursumla sürdürmeye başladığımdan beri mantalite şu: Bana eğitim için verilen bir paradan kısıntı yapıyorsam, bu para yine eğitime gidecek. O sebepten, elimden geldiğince ancak kendimi de fazla zorlamadan, kumbaramı ufak ufak genişletiyorum ki, karşıma güzel bir fırsat çıktığında önümde finansal bir engel olmasın.
Burada uluslararası seminerler oluyor sık sık, çok yüksek katılım ücretli, onlara katılabileyim mesela.
Ya da önümüzdeki yaz tatilinde, Almanya veya Avusturyaya gidebileyim almanca öğrenmek için,şöyle 1 ay falan.
İşte bu niyetlerle tasarruf yapmaya çalışıyorum kendi çapımda. Bu arada başka büyük bir harcama yapmam gerekirse, cinlerim tepeme çıkıyor.
Ben kursa gidicem diye kendimi kasmışım, kameramın bozulacağı tutsun.Kıl olunmaz mı?
2 aylık sigorta ödemesi ve başvuru harcım bir aya denk geldi, sıkıştırdı sonra.Hay bin kunduz!
Bir kaç tane kitap almam gerekti burdan, tanesi ortalama 100 franktan:(
Dün de duş başlığını duvara sabitleyen çubuk kırıldı mesela. Ne kadar küçük birşey, ama beklenmeyen bir harcama.Önümüzdeki hafta apartmanın pencereleri izolasyon için silikonlanacak. Ona ödeme yapacağız.
Beklenmeyen harcamalar için ayırdığım bir fonum da var tasarruf fonum haricinde ve ayrıca istediğim an annem babam da ne kadar para istersem gönderir ama ben gene de kendi bütçem sınırları içinde esneyemediğimde kendimi iflasın eşiğindeki tüccarlar gibi hissediyorum.
Evdeki hesap çarşıya uymuyor kısaca.Daha iki gün önce, hesabımı kontrol edip memnun olmuş, kardeşime sömestr için ikimizin bir haftalık İnterrailini finanse edebileceğimi söylemiştim.
Bugün Charlotte ocak ayında Célian'ın evdeki eşyalarını alacağını, dolayısıyla benim odamdaki mobilyaların da gideceğini söyledi.(Célian- önceden beraber yaşadığı sevgilisi) Al sana interrail Ekin Hanım!
Evdekilerin ilk taşınırken verdikleri toplu paraya henüz dokunmadım, dokunmak da istemiyorum.
Eşyaları babamın kredi kartıyla da ödemek istemiyorum, birincisi; ihtiyaçlarımı kendi kendime karşılayabilmek istiyorum.İkincisi; onlar da artık benim hesaba katmadan bütçe yapıyorlar ve ben "beklenmeyen harcama" olmak istemiyorum.
Dolayısıyla, elveda tasarruf- kültür fonum.
Elveda interrail, elveda Lausanne Ticaret Odasının Ticari Tahkim seminerleri!
Bir de düzenli geliri olmayanları düşünüyorum da, hayat ne kadar zor!

1 yavrum baban nereli?:

Bekriya said...

http://gecmisola.blogspot.com/2009/11/dogum-gunusu-d.html bak sana post yazdım, doğum günüsü olan yawru kuş :)